koruma ile cümle

koruma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kuruluşu amacı mal sahibi çiftçilerin haklarını korumak idi.A Instituição era voltada, inicialmente, para a proteção dos direitos dos motoristas.
Alan 1988 yılında Türkiye'de ilk olan, Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarındadır.Foi a primeira e é (atualmente) a única área protegida privada em Portugal.
İyon birlikleri kendi kentlerini korumak için geri çekildiler.As forças estão voltadas para manter o seu território.
Toplumumuzun kuruluşundaki önemli değerleri korumamız şu anda çok önemlidir." diye belirtti.Nós queremos ser respeitosos com o clima social em que estamos agora".
Ancak bu zrıh makinalı tüfekten daha güçlü silahlara karşı koruma sağlamıyordu.As peças, por exemplo, não iria trocar com as pistolas de percussão mais antigas.
Koruma için hiçbir önlem alınmamıştır.Ele não recebeu proteção.
Koruma talebini reddetmektedir.Nós rejeitamos o status de vítima.
Koruma alanının kuruluş amacı, kelebek türlerini ve yaşam alanlarını korumaktır.Este líder agirá protegendo tanto o rebanho, quanto a sua matilha.
Kral II. Richard 14 yaşına gelmişti ve saraylılar onu Londra Kulesi'de koruma altına almışlardı.Sabe-se que foi Ricardo III que os aprisionou na Torre de Londres.
Çıkan çatışmada bir koruması ve saldırıyı düzenleyen grubun lideri Alfredo Reinhado öldürüldü.O líder rebelde Alfredo Reinado é morto no ataque.
Aynı kelimenin konotasyonları ise "sevgi" ve "koruma" gibi kavramlardır.Os dois termos primários dessas declarações são "Vontade" e "Amor", respectivamente.
Koruma amacıyla, hamamlar 2014 yılından beri ziyaretçilere kapalıdır. ^A Tribuna acompanha os casos de invasão desde 2014.
Yazın sıcak günlerinde dahi serinliğini korumaktadır.Habitualmente acompanha sardinha assada em dias quentes de verão.
Bu süre içinde bombayı korumalılardır.Depois, tome cuidado com as bombas.
Kutsal metinleri korumayı sadece görevleri olarak görmüyorlardı.Encaravam seu trabalho como uma missão sagrada.
Gözü kara ve korumacı bir kişiliğe sahiptir.Apesar disso, ele tem um lado sério e protetor.
"Mimari eserlerimizi ve değerlerimizi korumak"."É tempo de vasculhar nossos arquivos e nossa cultura".
Evergrades'in bir kısmı Everglades Milli Parkı olarak koruma altındadır.Uma grande parte desta baía faz parte do Parque Nacional de Everglades.
1995 yılında mahalledeki tarihi evler koruma altına alınmıştır.Em 1995 sofreu intervenções de conservação no exterior do edifício.
UNESCO tarafından koruma altına alınmıştır.Ze is UNESCO beschermd.
Bütün bina koruma altında.Het gebouw is beschermd.
Independent Newspapers onu korumak adına bir güvenlik sistemi kurdu.De krant installeerde een beveiligingssysteem om haar te bewaken.
1991'de Yandan Darbe Koruma Sistemi (SIPS - Side Impact Protection System)'i geliştirdi.1991 Introductie SIPS (Side Impact Protection System).
ABD'yi korumak için 14 uçak kaldı.14 Amerikaanse vliegtuigen werden neergehaald.
Vücudu soğuktan korumak için de yenir.Verder geeft de kous bescherming tegen de kou.
2006’da sarayın birer parçası olan mobilyalar ve nesneler de koruma altında alınmıştır.In 2006 werden de meubelen en voorwerpen die deel uitmaken van het gebouw beschermd.
Ama oklarını kendini korumak için kullandığı doğrudur.Deze soorten gebruiken het dus om zich te beschermen.
Her kulede ayrı bir radar istasyonu ve korumalı bir radar bulunmaktaydı.In elke afdelingsstaf werd nog een radartoestel in reserve gehouden.
Mallarını korumaya çalışan 12 Yahudi öldürüldü ve birçoğu yaralandı.Enkele Joden die hun bezittingen trachtten te verdedigen werden gedood.
Korumaları da öldürür.Ze vermoorden de bewakers.
Merlin'in asıl görevi Arthur'u korumaktır.Zo zorgde Merlijn voor Arthurs veiligheid.
Kesin koruma sağlamaz.Veiligheid niet gegarandeerd.
Bu kendilerini Kuzey tilkisi gibi avcılarından korumalarına yardımcı olur.Groene uniformen helpen hen zich als jagers aan de omgeving aan te passen.
1998 yılından itibaren koruma altına alınmıştır.Het orgel is beschermd sinds 1998.
Rohan'ı korumaları için de geride 4000 asker bırakmıştı.Er bleven slechts 4.000 soldaten achter om Helena te beschermen.
Clark Gölü Ulusal Parkı ve Koruma Bölgesi, güneybatı Alaska'da bulunan bir ABD millî parkıdır.Lake Clark National Park and Preserve is een nationaal park in de Amerikaanse staat Alaska.
0.17.20 - Mahkûm koruması vurulur.19.18 uur: Het sein Brand Meester wordt gegeven.
Bu sarayın korumaları sayısı çok azdı.Van dit paleis is relatief weinig bewaard gebleven.
Müdahaleler hayatı korumak için yapılmalı.Er is gehandeld tot bescherming van het eigen leven.
Vakıf halkın sanatı takdir etmesini desteklemek ve Moore'un heykellerini korumak için kurulmuştu.De stichting werd opgezet ter promotie van de schone kunsten en om het beeldhouwwerk van Moore te conserveren.
Bu, kaba kuvvet saldırılarına karşı ek bir koruma sağlamaz ancak diğer saldırıları zorlaştırabilir.Hoewel deze aanvallen extra energie vereisen zijn ze niet sterker dan andere speciale aanvallen.
Horadrim iblis yakalamaktaki başarısını ruhtaşlarının saklandığı yeri korumakta gösteremez.Een snelle zegenwens zou demonen ervan weerhouden de ziel te vangen.
Kurada Haymitch'in adı çıkar fakat Katniss'i korumak için Peeta, Haymitch'in yerine gönüllü olur.Haymitch wordt ook getrokken, maar Peeta biedt zich aan als vrijwilliger, om Katniss te beschermen.
Hasan yaralandıysa da, yakın korumaları bu saldırıyı püskürtmeyi başardı.Hoewel Johnston gewond raakte, slaagden zijn manschappen erin om de aanval te stuiten.
Yumurtadan çıktıktan sonra yavru dokuz ay daha ebeveynlerinin korumasına ve beslemesine ihtiyaç duyar.Dan verlaat het jong het nest en wordt nog eens negen maanden door de ouders bewaakt en gevoederd.
Gemiler, Alman kıyılarını düşman saldırılarından korumak amacıyla tasarlanmışlardı.De schepen waren bedoeld om de Duitse kust te beschermen tegen marineaanvallen.
Gerçekten bu katedral şehir halkını Akdeniz korsanlarından korumak maksadı ile tasarlanıp yapılmıştır.San Fernando fort, dat werd gebouwd door de Spaanse veroveraars om de stad te beschermen tegen piraten.
1986 yılında koruma altına alınmıştır.Ook de hoeve werd in 1986 beschermd.
Göçebe halkın kültürünü korumak.Ter behoud van de Tibetaanse cultuur.
Bu askerlerin görevi kral sarayını korumaktı.Het kasteel was bedoeld om de stad Rey te bewaken.
Kale halen koruma altında değildir.Het station werd niet bewaakt.
Henüz çok genç olduğu için onu korumamız gerekiyor.Ze werd afgewezen omdat ze te jong was.
Bu koruma yöntemi, savaş gemilerinde de sıkça uygulanmıştır.Op deze schepen wordt ook veelvuldig gebruikgemaakt van de boegspriet.
Bu hastalık onu rahatsız etse de o korumasız bir şekilde fahişelerle yatmaya devam etti.Daarin verontschuldigt hij zich omdat hij met een prostitué geslapen heeft.
Bu hat üzerinde de koruyucu devrelerin bulundurulması koruma sağlayacaktır.Ook moet men opletten voor het verlies van eiwitten langs deze weg.
Sırtındaki kabuğu ataklara karşı önemli koruma sağlar.De giftige stekels op de rug dienen als bescherming tegen mogelijke aanvallers.
Charlie Bewley, Demetri: Bir Volturi koruması.Demetri (Charlie Bewley) Demetri hoort ook bij de Volturi-wacht.
Sıfır-gün koruması, sıfır gün kullanımlarına karşı koruma sağlama yeteneğidir.Zero-day-bescherming geeft de mogelijkheid om zich te beschermen tegen zero-day-exploits.
Mağaralar, bir doğa koruma alanı içinde yer almaktadır.Deze grotten liggen in een natuurgebied.
Sağlamlığını günümüzde de korumaktadır.Die zijn heden ten dage beschermd.

İlgili Sayfalar