Ana içeriğe geç
Sözlük

korkutucu ile cümle

korkutucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ahh, O adam orada biraz korkutucu görünüyor.Ahh, quel tipo fa proprio un po' paura.
Ahh, O adam orada biraz korkutucu görünüyor.Ahh, ο τύπος μοιάζει λίγο τρομακτικό δίκιο.
Ahh, O adam orada biraz korkutucu görünüyor.Ah, ten chlápek vypadá fakt dost strašidelně.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Ale nakonec řekneme méně, protože mezi myslí a jazykem je propast. A ta je velmi děsivá.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.하지만 그만큼 말하지 못해요. 왜냐하면 생각과 혀 사이에 틈이 있기 때문이예요. 그 틈은 아주 위협적이예요.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Kończymy jednak mówiąc mniej, bo między umysłem a językiem jest luka i jest ona bardzo onieśmielająca.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Ma finiamo col dire di meno perché c'è un spazio tra la mente e la lingua. E quello spazio spaventa.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Mas acabamos por dizer menos porque há um hiato entre a mente e a língua. Esse hiato é muito intimidador.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Но в итоге говорим мы меньше, потому что между разумом и языком есть разрыв. И этот разрыв очень устрашает.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.Но в крайна сметка казваме по-малко, защото има дупка между мозъка и езика. И тази дупка е много заплашителна.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.אך אנו מוצאים את עצמנו אומרים פחות כיוון שיש פער בין השכל ובין הלשון. והפער הזה הוא מאיים מאד.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.إلا أنه ينتهي بنا المطاف بقول القليل وذلك لوجود فجوة بين العقل واللسان. وهذه الفجوة مرهبة الى حد كبير.
Ama akıl ve dil arasında bir boşluk vardır ve bu ayrılık göz korkutucudur.その差があることで 気後れしますが おじけづかないことを身につけると その感覚も刺激的です
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Ce sperie cel mai mult totuși sunt fenomenele fizice, chimice și oceanografice care au loc.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.De echt angstaanjagende zaken zijn echter de fysieke, chemische, oceanografische zaken die aan de gang zijn.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Hal yang benar-benar menakutkan adalah hal-hal fisik, kimia, dan oseanografis yang terjadi.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.정말 무서운 것은 지금 일어나고 있는 물리적, 화학적, 해양학적 일들이죠.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Las cosas realmente tenebrosas son las físicas, químicas, y cosas oceanográficas que están sucediendo.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Mặc dù cái thực sự đáng sợ đó là vật chất, hóa học, những thứ thuộc hải dương học đang diễn ra.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Ma la cosa veramente tremenda sono i mutamenti fisici, chimici, oceanografici che stanno avvenendo.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Przerażające są również zjawiska fizyczne, chemiczne i zdarzenia oceanograficzne.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Tosi pelottavia asioita ovat kuitenkin fysikaaliset ja kemialliset oseanografiset tapahtumat.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Наистина плашещите неща обаче са физичните, химичните, океанографичните неща, които се случват.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.Реальным же ужасом являются физические, химические, океанографические происходящие изменения.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.אך מה שבאמת מפחיד הוא ההיבטים הפיזיים, הכימיים, של מה שקורה מבחינת חקר האוקיינוסים.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.هناك حقا اشياء مخيفة بالرغم من ذلك جسدي وكيميائي الصور داخل المحيط
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir.物理的 化学的 海洋学的なことが現実に起こっているのです 海面の温度が上がることによって
Ama esas korkutucu kısım:ITU コントロールでは、最も困難なプッシュ国
Ama esas korkutucu kısım:[여기서부터 다시 번역]
Ama esas korkutucu kısım:אבל החלק המפחיד באמת הוא, שהמדינות שדוחפות למען שליטה של ITU
Ama esas korkutucu kısım:لكن الجزء الأكثر رعبا هو كون الدول التي تدعم بشدة سيطرة هذا الإتحاد على الإنترنت ،
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Aber das hier ist viel mehr beängstlicher wenn es nich geplannt ist. �
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Ma fa molta piu' paura quando quando non lo sai in anticipo.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Mais ça fait bien plus peur quand tu ne le planifies pas.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Αλλά είναι πολύ πιο τρομακτικό όταν δεν το ξέρεις εκ των προτέρων.
Ama habersizce gelişince çok daha korkutucu oluyormuş.Но становится намного страшнее, когда ты не знаешь где он спрятался.
Ama işte korkutucu bir gerçek:Aber es ist erschreckend:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Ale tohle je odstrašující:
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Eccone una spaventosa: il divorzio è contagioso.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Este da miedo: el divorcio es contagioso.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Maar hier is een akelige: scheiden is besmettelijk.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Oto przerażający fakt, rozwód jest zakaźny.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Ето едно плашещо: развода е заразен.
Ama işte korkutucu bir gerçek: Boşanmak bulaşıcı birşey.Ще одна жахачка: розлучення заразне.
Ama işte korkutucu bir gerçek:Dar, uite asta e înfricoşătoare:
Ama işte korkutucu bir gerçek:De van itt egy ilyesztő dolog:
Ama işte korkutucu bir gerçek:하지만 여기 무서운 게 있습니다:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Mais en voici une étude qui fait peur:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Mas aqui está uma assustadora:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Men här är en skrämmande tanke:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Namun inilah yang menakutkan:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Sau đây là một điều đáng sợ:
Ama işte korkutucu bir gerçek:Αλλά να κάτι τρομακτικό:
Ama işte korkutucu bir gerçek:А вот то, что вас напугает.
Ama işte korkutucu bir gerçek:כי הפסקתי לקרוא אחרי הכותרת, (צחוק)
Ama işte korkutucu bir gerçek:لكن هنا شيء اخر مخيف
Ama işte korkutucu bir gerçek:但系跟住落嚟嘅就更恐怖:
Ama işte korkutucu bir gerçek:「離婚というのは感染病である
Ama kendimizi bu derece güçlü düşünmek oldukça korkutucu.Aber ist es so schlimm, uns für so einflussreich zu halten?
Ama kendimizi bu derece güçlü düşünmek oldukça korkutucu.A jednak strasznie jest mieć taką moc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod