korkmuş ile cümle
korkmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Korkmuş ve güçsüz bir halde yatmaktadır.Elle va se coucher, terrorisée.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Il terrifie ses enfants, les violente.
Mime korkmuştur ama bunu kabul eder.Mallory est méfiante, mais accepte.
Herkes korkmuştur.Tout le monde est terrorisé.
O, çok korkmuş görünüyor.Parece muy asustado.
Tom korkmuş görünüyor.Tom parece asustado.
Fizik öğretmenimi hiç bu kadar korkmuş görmemiştim.Nunca había visto a mi profesor de física tan asustado.
Onların hepsi korkmuştu.Todos estaban asustados.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Entre el miedo y la esperanza, grita pidiendo ayuda.
Cicero'nun Sezar'ın kayınpederini mahkemeye getirmekten korkmuş olması muhtemeldir.Cicerón, sin embargo, no se atrevió a llevar a juicio al suegro de César.
Üvey annelerinden görecekleri şiddeti düşününce daha da korkmuş ve sinirlenmiş.Seguramente, cuando tuvo conocimiento de los excesos de su hija, se sintió humillado e hipócrita.
Herkes korkmuştur.No todos asustan.
Neden bu kadar korkmuşlar?Perché sono così spaventati?
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.Pur temendola, è uno degli adoratori della Morte.
İnsanlar epey korkmuştu.La gente aveva paura.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Lei, allarmatissima, chiama aiuto.
Elflerin yapımı her şeyden nefret eden Gollum, Sting'den korkmuştu.Gollum, che è apertamente disgustato da qualunque cosa sia stata prodotta dagli Elfi, ha paura di Pungolo.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Può spaventare i ragazzi con la sua forza.
Alice sert annesinden korkmuştu.Алиса боялась свою строгую мать.
Tom korkmuştu.Том был напуган.
Görüntüden korkmuştu.Он был напуган видением.
Korkmuş görünüyordun.Ты выглядел испуганным.
Korkmuş görünüyorsun.Ты выглядишь испуганным.
Onlar korkmuştu.Они были испуганы.
Tom çok korkmuştu.Том был очень напуган.
Ne yalan söyleyeyim, biraz korkmuştum bile.Признаюсь, я даже немного струсил.
Herkes korkmuştur.Все остальные напуганы.
Çocuklar korkmuşlar.Старики испугались.
Mime korkmuştur ama bunu kabul eder.Тот противится, но соглашается.
Öyle şaşkındır ki şokla geri çekilip "Ondan ne istiyorsun?" diye soracak kadar korkmuştur.Ты вспомни, а потом будешь врать!», после чего Люда расплакалась, пояснив: «Я боюсь!»
Positano'nun karşısında fırtına başlamış ve korkmuş denizciler bu sırada gemiden "Posa, posa!"فكانت عاصفة رهيبة في المياه قبالة بوسيتانو هبت فجأة واستمع البحارة إلى صوتها خائفين قائلين: " بوزا ، POSA ! "
Herkes korkmuştur.وكانَ جميعُ الناسِ يتعَجَّبون.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.ما يزال يبكي يصرخ يريد ماءً.
Mime korkmuştur ama bunu kabul eder.A mãe está preocupada, mas deixa-o ir.
İnsanlar epey korkmuştu.Algumas pessoas estão assustadas.
İnsanlar epey korkmuştu.De bevolking was doodsbang.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Ze is geblinddoekt en schreeuwt om hulp.
Ölüm Yiyenler onun büyü gücünden daima korkmuşlardır.De oude goden sterven dus langzaam, maar zijn nog altijd een (vage) bedreiging.
Herkes korkmuştur.Iedereen is in paniek.
Ne kadar korkmuş olduğunu biliyorum.Ik weet hoe bang je was.
Herkes korkmuştur.Wszyscy są przerażeni.
Çocuklar korkmuşlar.Dzieci są zasmucone.
Rick, gözle görülür bir şekilde şaşkın ve korkmuştur.Nick jest zdumiony i lekko zaniepokojony.
Nebukadnezar, gördüğü rüyadan, korkmuştu.Muminek opowiedział jednak zrozpaczonemu Migotkowi sen, który śnił się mu ostatniej nocy.
Elflerin yapımı her şeyden nefret eden Gollum, Sting'den korkmuştu.Gollum som hatade allt som gjorts av alver var rädd för Sting.
Herkes korkmuştur.Allt och alla fruktar.
Çocuklar korkmuşlar.І діти були страчені.
Mime korkmuştur ama bunu kabul eder.Вона дуже боїться, але погоджується.
İnsanlar epey korkmuştu.Люди були залякані.
Çok korkmuştum.Я була занадто налякана.
Tom çok korkmuştu.Том був дуже переляканий.
Çocuklar korkmuşlar.Děti se radovaly.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Atys se zděšeně probouzí a volá o pomoc.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.V-ați speriat de niște copiii?
Herkes korkmuştur.Mindenki nagyon megijedt.
Sempronio çok korkmuştur ve yardım isteyerek bağırır.Gertrúd egyre jobban megrémül, segítségért kiált.
Çocuklarını korkmuş bir halde bulur.Vele ijesztgetik a gyerekeket.
Çocuklar korkmuşlar.Opettajat pelästyivät.
Nebukadnezar, gördüğü rüyadan, korkmuştu.Ο Γοδεφρείδος βλέπει τα όνειρά του να έχουν σχεδόν πραγματοποιηθεί.
Mime korkmuştur ama bunu kabul eder.Ο Πάντι διστάζει αλλά συμφωνεί.