İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Ia meninggalkan kemah-Nya di Silo, tempat kediaman-Nya di antara manusia
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Il abandonna la demeure de Silo, La tente où il habitait parmi les hommes;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.In zapustil je prebivališče v Silu, šator, ki ga je bil postavil med ljudmi.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.실로의 성막 곧 인간에 세우신 장막을 떠나시고
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Och han försköt sin boning i Silo, det tält han hade slagit upp bland människorna;
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Og han forlot sin bolig i Silo, det telt han hadde opslått blandt menneskene.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Pelo que desamparou o tabernáculo em Siló, a tenda da sua morada entre os homens,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Tak, że opuściwszy przybytek w Sylo, namiot, który postawił między ludźmi,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Tak že opustiv příbytek v Sílo, stánek, kterýž postavil mezi lidmi,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.και εγκατελιπε την σκηνην του Σηλω, την σκηνην οπου κατωκησε μεταξυ των ανθρωπων
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.Тъй че напусна скинията в Сило, Шатъра, който бе поставил между човеците,
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.ויטש משכן שלו אהל שכן באדם׃
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.ورفض مسكن شيلو الخيمة التي نصبها بين الناس.
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.甚 至 他 離 棄 示 羅 的 帳 幕 、 就 是 他 在 人 間 所 搭 的 帳 棚
İnsanlar arasında kurduğu çadırı, Şilodaki konutunu terk etti.甚至 他 離棄 示羅 的 帳幕 、 就是 他 在 人間 所 搭 的 帳棚
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Généralement, les gens payent l'appartement avec un prêt logement (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Por lo general, la gente paga la vivienda mediante una hipoteca (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Vanligen betalar man bostaden med ett bostadslån (asuntolaina).
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Yleensä ihmiset maksavat asunnon asuntolainalla.
İnsanlar konutlarının bedelini genellikle konut kredisiyle (asuntolaina) ödemektedirler.Как правило, покупку квартиры люди оплачивают кредитом на приобретение жилья (asuntolaina).
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.En Internet hay muchos anuncios de venta de viviendas.
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.Il y a beaucoup d’annonces de vente de logement sur Internet.
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.Internetistä löytyy paljon asuntojen myynti-ilmoituksia.
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.På internet finns många bostadsförsäljningsannonser.
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.В интернете имеется множество объявлений о продаже квартир.
İnternette çok sayıda satılık konut ilanı vardır.توجد على الإنترنت الكثير من إعلانات بيع المساكن.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Ad ogni tappa, quando la nube s'innalzava e lasciava la Dimora, gli Israeliti levavano l'accampamento
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A gdy odstępował obłok od przybytku, ruszali się synowie Izraelscy w ciągnieniu swem.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.A keď sa zdvihnul oblak zponad príbytku, rušali sa synovia Izraelovi na všetkých svojich pochodoch.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Cît au ţinut călătoriile lor, copiii lui Israel porneau numai cînd se ridica norul deasupra cortului.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.En todas sus etapas, cuando la nube se levantaba del tabernáculo, los hijos de Israel partían
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Když pak odnášel se oblak s příbytku, brali se synové Izraelští po všech taženích svých.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.구름이 성막 위에서 떠오를 때에는 이스라엘 자손이 그 모든 행하는 길에 앞으로 발행하였고
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Men under hele deres Vandring brød Israeliterne op, når Skyen løftede sig fra Boligen;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.mikor a felhõ felszáll vala a hajlékról, az Izráel fiai elindulának; [így lõn] egész utazásuk alatt.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Och så ofta molnskyn höjde sig från tabernaklet, bröto Israels barn upp; så gjorde de under hela sin vandring.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Og når skyen løftet sig fra tabernaklet, brøt Israels barn op; så gjorde de på alle sine tog.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Und wenn die Wolke sich aufhob von der Wohnung, so zogen die Kinder Israel, solange sie reisten.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả , trong các sự hành_trình của dân Y-sơ-ra-ên , khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra_đi ;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Vả, trong các sự hành trình của dân Y-sơ-ra-ên, khi nào áng mây từ đền tạm ngự lên thì họ ra đi;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Wanneer de wolk opsteeg van de tabernakel, braken de Israëlieten op en trokken verder, achter de wolk aan.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Και οτε η νεφελη ανεβαινεν επανωθεν της σκηνης, οι υιοι Ισραηλ εσηκονοντο καθ' ολας αυτων τας οδοιποριας
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.И когато облакът се дигаше от скинията, тогава израилтяните тръгваха на път, през всичките си пътувания;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.Когда поднималось облако от скинии, тогда отправлялись в путь сыны Израилевы во все путешествие свое;
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.ובהעלות הענן מעל המשכן יסעו בני ישראל בכל מסעיהם׃
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.وعند ارتفاع السحابة عن المسكن كان بنو اسرائيل يرتحلون في جميع رحلاتهم.
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.每 逢 雲 彩 從 帳 幕 收 上 去 、 以 色 列 人 就 起 程 前 往
İsrailliler ancak bulut konutun üzerinden kalkınca göçerlerdi.每 逢 雲彩從帳 幕 收 上去 、 以色列人 就 起程 前往
İsteyen herkes konut kredisi almak üzere bankaya başvurabilir.Asuntolainaa voi hakea pankista kuka vain.
İsteyen herkes konut kredisi almak üzere bankaya başvurabilir.Cualquier persona puede solicitar una hipoteca en un banco.
İsteyen herkes konut kredisi almak üzere bankaya başvurabilir.N'importe qui peut faire une demande de prêt logement auprès de la banque.
İsteyen herkes konut kredisi almak üzere bankaya başvurabilir.Vem som helst kan ansöka om ett bostadslån hos banken.
İsteyen herkes konut kredisi almak üzere bankaya başvurabilir.Подать заявку в банк на кредит на приобретение жилья может любой.
(Kahkahalar) Sudhir ise derhal konut bölgesine geri döndü.סודהיר, לעומת זאת, חזר לשם ישר לשיכון ההוא.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Apoi a aşezat sfeşnicul în cortul întîlnirii, în faţa mesei, în partea de miazăzi a cortului;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.A postavil svícen v stánku úmluvy naproti stolu, v straně příbytku ku poledni.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.A postavil svietnik v stáne shromaždenia naproti stolu na poludniu stranu príbytku.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Colocó el candelabro en el tabernáculo de reunión, frente a la mesa, en el lado sur del tabernáculo
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ðể chân đèn trong hội mạc về phía nam , đối_diện cùng cái bàn .
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ðể chân đèn trong hội mạc về phía nam, đối diện cùng cái bàn.