Ana içeriğe geç
Sözlük

konut ile cümle

konut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Derpå satte han Lysestagen ind i Åbenbaringsteltet lige over for Bordet, ved Boligens søndre Væg;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.És a gyertyatartót helyhezteté a gyülekezet sátorába az asztal ellenébe, a hajléknak déli oldalán.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Hij zette de kandelaar naast de tafel, aan de zuidkant van de tabernakel.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Il plaça le chandelier dans la tente d`assignation, en face de la table, au côté méridional du tabernacle;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.In postavil je svečnik v shodni šator, mizi nasproti, na južno stran prebivališča.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Ja hän asetti seitsenhaaraisen lampun ilmestysmajaan, vastapäätä pöytää, asumuksen eteläsivulle,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Kaki lampu diletakkannya di dalam Kemah, di bagian selatan, berhadapan dengan meja itu
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.그가 또 회막 안 곧 성막 남편에 등대를 놓아 상과 대하게 하고
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Lysestaken satte han i sammenkomstens telt midt imot bordet ved den søndre vegg av tabernaklet
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Och han ställde ljusstaken in i uppenbarelsetältet, mitt emot bordet, på tabernaklets södra sida,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Pôs também na tenda da revelação o candelabro defronte da mesa, ao lado do tabernáculo para o sul,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Postawił też świecznik w namiocie zgromadzenia na przeciwko stołowi ku południowej stronie przybytku.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.und setzte den Leuchter auch hinein, gegenüber dem Tisch, an die Seite der Wohnung gegen Mittag,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.И поставил светильник в скинии собрания против стола, на южнойстороне скинии,
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.Тури светилника в шатъра за срещане откъм южната страна на скинията, срещу трапезата;
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.וישם את המנרה באהל מועד נכח השלחן על ירך המשכן נגבה׃
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.ووضع المنارة في خيمة الاجتماع مقابل المائدة في جانب المسكن نحو الجنوب.
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.又 把 燈 臺 安 在 會 幕 內 、 在 帳 幕 南 邊 、 與 桌 子 相 對
Kandilliği Buluşma Çadırına, masanın karşısına, konutun güneyine koydu.又 把 燈臺 安在 會幕內 、 在 帳幕 南邊 、 與桌子 相對
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.Handpenningen är vanligen ca tre procent av bostadens pris.
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.Käsiraha on tavallisesti noin kolme prosenttia asunnon hinnasta.
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.L'acompte est généralement d'environ trois pour cent du prix de l'appartement.
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.Por lo general, la entrada es aproximadamente un tres por ciento del precio de la vivienda.
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.Задаток обычно составляет около трех процентов от стоимости квартиры.
Kaporo alışılmış olarak konutun satış fiyatının yaklaşık yüzde üçü oranındadır.订金(käsiraha)是购房时的预付款。在准备签订购房合同时,购房者可向售房者交纳订金,金额大约为房价的3%。假如您的存款不够交纳订金,可从住房贷款中支付该款项。
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.A Kéhát fiainak nemzetségei a hajlék oldala mellett dél felõl járjanak tábort.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.As famílias dos filhos de Coate acampar-se-ão ao lado do tabernáculo para a banda do sul.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Các họ hàng của con cháu Kê-hát đóng trại bên hông đền tạm về phía nam.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Các họ_hàng của con_cháu Kê-hát đóng trại bên hông đền tạm về phía nam .
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Čeľade synov Kehátových táborily po strane príbytku na juh.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Čeledi synů Kahat klásti se budou k straně příbytku polední,
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Familiile fiilor lui Chehat tăbărau în partea de miazăzi a cortului.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Hun kampplaats was aan de zuidkant van de tabernakel.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Kahats barns ætter hadde sin leir ved siden av tabernaklet mot syd.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Kehatilaisten suvut leiriytyivät asumuksen sivulle etelään päin.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Kehatiternes Slægter havde deres Lejrplads ved Boligens Sydside.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Kehats barns släkter hade sitt läger vid sidan av tabernaklet, söderut.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.고핫 자손의 가족들은 성막 남편에 진을 칠 것이요
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Le famiglie dei figli di Keat avevano il campo al lato meridionale della Dimora
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Les familles des fils de Kehath campaient au côté méridional du tabernacle.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Los clanes de los hijos de Cohat acamparán al lado sur del tabernáculo
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Rodovine sinov Kahatovih so taborile ob strani prebivališča proti jugu.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Te familije synów Kaatowych kłaść się będą obozem po bok przybytku ku południowi;
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.und sie sollen sich lagern an die Seite der Wohnung gegen Mittag.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Αι συγγενειαι των υιων Κααθ θελουσι στρατοπεδευει εις τα πλαγια της σκηνης προς μεσημβριαν.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Роды сынов Каафовых должны ставить стан свой наюжной стороне скинии;
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.Семейството на Каатовците да поставят шатрите си откъм южната страна на скинията.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.משפחת בני קהת יחנו על ירך המשכן תימנה׃
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.وعشائر بني قهات ينزلون على جانب المسكن الى التيمن.
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.哥 轄 兒 子 的 諸 族 、 要 在 帳 幕 的 南 邊 安 營
Kehat boyları konutun güney yanında konaklayacaktı.哥轄兒 子 的 諸族 、 要 在 帳幕 的 南邊 安營
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Apoi au pornit Chehatiţii, ducînd sfîntul locaş; pănă la venirea lor ceilalţi întinseseră cortul.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.A rušali sa aj Kehátovci, nosiči svätyne. A tamtí postavili príbytok, kým títo neprišli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Bấy giờ, các người Kê-hát khiêng những vật thánh ra đi; người ta dựng đền tạm lên đương lúc đợi họ đến.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Bấy_giờ , các người Kê-hát khiêng những vật thánh ra_đi ; người_ta dựng đền tạm lên đương lúc đợi họ đến .
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Então partiram os coatitas, levando o santuário; e os outros erigiam o tabernáculo, enquanto estes vinham.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.고핫인은 성물을 메고 진행하였고 그들이 이르기 전에 성막을 세웠으며
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Les Kehathites partirent, portant le sanctuaire; et l`on dressait le tabernacle en attendant leur arrivée.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Potem so odrinili Kahatovci, noseč svetišče. Oni pa so postavljali prebivališče, dokler so ti prišli.
Kehatlılar kutsal eşyaları taşıyarak yola koyuldular. Bunlar varmadan konut kurulmuş olurdu.Så brød Kehatiterne, der bar de hellige Ting, op; og før deres Komme havde man rejst Boligen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod