1977'de tüm anlaşmazlıkların neticesinde, ATAS ve NATAS aralarındaki bağı ayrımak konusunda anlaştılar.En 1977, en raison de divers conflits, l'ATAS et la NATAS conviennent d'une séparation.
Ama Seras onu her şeyin böyle daha iyi olacağı konusunda ikna eder.Thor lui assure que tout va très bien se passer.
Edward hala hikâye anlatmak konusunda ustadır.Thomas apprend la nouvelle.
Ayrıca kâr ve ticaret konusunda da en büyük güç onundur.Et le commerce et ses bienfaits !
Yapımcılar Cohan'ı ölüm sahnesine hazırlamak için sezaryen konusunda eğittiler.Les producteurs formèrent Cohan à effectuer une césarienne en vue de la scène à tourner.
İlk karısı Else Weil de Tucholsky'nin sadakat konusunda çok da hassas olmadığını doğruluyordu.La première épouse de Tucholsky, Else Weil, affirmait aussi qu'il ne prenait pas la fidélité très au sérieux.
Rusya'nın başkent Tshinvali'de elçilik açma konusunda planları vardır.La Russie planifie actuellement d'ouvrir une ambassade à Tskhinval.
Vali, Michonne'nin sorularını yanıtsız bırakır ve onu Woodbury'de kalma konusunda ikna etmeye çalışır.Le gouverneur ignore ses questions et tente de la convaincre de rester à Woodbury.
Bu etkinin büyüklüğü konusunda bazı anlaşmazlıklar vardır.Certains doutent de l'ampleur du phénomène.
Alman kayıpları konusunda bir değerlendirme yapmak daha zordur.Les pertes allemandes sont plus difficiles à évaluer.
Buna karşılık toplu işten çıkarılanların sayısı konusunda bir bilgi vermediler.Nul ne sait combien de Desaparecidos y furent exécutés.
17 Aralık 2006'da ise Kimmel bizzat Damon'u bu olayın bir şaka olduğu konusunda bilgilendirmiştir.Dans l'édition du 17 décembre 2006 de USA Weekend, Kimmel a reconnu que l'incident de Damon était une blague.
Kendisini gizleme konusunda oldukça ustadır.Ce dernier en a assez de se dissimuler.
El-Akîde yahut et-Tevhîd: Akaid konusunda yazılmış bir eserdir.Il se lit か (ka) ou こ (ko) en lecture on.
Veri asimilasyonu, hava tahmini konusunda gittikçe önemli bir rol oynamaktadır.L'assimilation de données joue un rôle de plus en plus important pour les prévisions météorologiques.
Teknik mükemmeliyet ve iyi tasarım konusundaki sürekli özen çevikliği artırır.Une attention continue à l'excellence technique et à un bon design.
Bu şekilde İsviçre, demiryolları konusundaki bilgi ve teknoloji eksiğini hızlı şekilde kapattı.La Suisse rattrapa ainsi très rapidement son retard technique sur l’étranger en matière de transports.
Roma'da hukuk ve hitabet konusunda belli bir üne kavuştuktan sonra, askerlik kariyerine başladı.Après s'être fait une réputation à Rome comme juriste et orateur, il entame une carrière militaire.
Tüm bunlara rağmen Piso'nun dürüstlüğü konusunda şüpheler vardır.Des doutes s'installent sur l'honnêteté de Jean-Luc.
Crick, Gamow'un önerilerinin sorunu çözme konusunda yardımcı olduğunu söyledi.Crick a indiqué que les suggestions de Gamow ont aidé sa propre réflexion sur ce problème.
Her tür silah ve dövüş konusunda uzmanlaşmıştır.C'est un expert en combat et en armes en tout genre.
Çabalarını "Günahtan Arınma" konusuna yöneltmişler, ancak Günahın asıl nedeni konusunda yetersiz kalmışlardı.Les siens se débandèrent ; il fut grièvement blessé, et ne parvint qu’avec peine à échapper à ses vainqueurs.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Des Juifs, en tant qu'individu, jouent un rôle important dans le nationalisme égyptien.
"Âmir insan, bilmediği şeyler konusunda daha ihtiyatlı ve çekingence sorar.Leurs connaissances sont très supérieurs à celles des hommes, même s'ils ne sont pas omniscients.
AIDS konusundaki tartışma sürmektedir.Au sujet d'Act Up Le Sida.
Özellikle Balkanlar konusunda düş kırıklığına uğramıştır.Il réalise notamment les Turbulents.
Onlar Lincoln Burrows'un ortadan kaldırılması konusunda anlaşırlar.Il fait tout son possible pour que Lincoln Burrows soit exécuté le plus rapidement possible.
Tasarımları modern mühendislik ve toplu taşıma konusunda devrim yaratmıştır.Ses réalisations ont révolutionné les transports publics et l'ingénierie moderne.
Fakat Monako'da inanç konusunda özgürlük vardır.En ce qui concerne la religion, la liberté de culte existe au Panama.
Hangi değerli şahsı şimdi ona dönmen konusunda ikna edeyim?Comment réussira-t-il à le convaincre de revenir ?
Hikâyenin tarihsel doğruluğu konusunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.Un débat existe sur l'objectivité de l'Histoire.
Sihir konusunda uzmandır.Elle se spécialise dans la magie.
Yunan ve uluslararası ekonomik politikaları konusunda çok sayıda kitap yazmıştır.Il est l'auteur de nombreux papiers sur les économies grecques et internationales.
Mesleği avukatlık olan Cateriano, anayasa hukuku konusunda uzmandır.Il est conseillé par Me Garnault, avocat spécialisé dans le droit aérien.
O, aynı zamanda takvim reformu konusunda çok etkili idi.Il a eu aussi une forte influence sur le réformisme de la SFIO.
G. Askaryan o zamanlar henüz bilimsel araştırma metot ve formları konusunda tecrübesizdi.Askaryan était inexpérimenté quant aux formes et méthodes des investigations scientifiques.
Bergen Üniversitesi'nde karşılaştırmalı siyaset konusunda profesörlük yapmıştır.Il a été professeur de politique comparée à l'Université de Bergen.
(Al-i İmran, 78) Bizim ayetlerimiz konusunda çarpıtma yapanlar, bize gizli kalmazlar.Nous n'avons pas reconnu que ni notre peuple ni nos dirigeants ne sont omniscients.
Bu, özellikle dinler konusunda geçerlidir.L'accueil est positif, en particulier à l'égard de Lies.
Cornelia aynı zamanda geometri ve filozofi konusunda oldukça iyi bir eğitim almıştır.Elle a également été très bien instruite en géométrie et en philosophie.
Gut konusunda uzman kabul edilir.Son savoir-faire est reconnu.
Dövüş konusunda ustadır.Il pratique la boxe.
Virunga Milli Parkı, peyzaj ve ekosistem çeşitliliği konusunda benzersizdir.Le parc national des Virunga est inégalé dans sa diversité de paysages et d'écosystèmes.
Ulaşım imkânı sağlamasının ötesinde otomobil, ulaşım konusunda kültürel yaklaşımları da kökünden değiştirir.Au-delà des moyens de transports, l'automobile bouleverse l'approche culturelle des modes de déplacements.
1938), insan cinselliği konusunda uzmanlaşmış Amerikalı tarihçi.1938 : il est comptable à l'Humanité.
Hırsızın yakalanması konusunda tartışırlar.Ils s'allient pour capturer le bandit.
(Câ’bir, i’tikad ve imân esasları konusunda Câ’fer-i Sâdık’tan ders almış ve onun i’tikadını benimsemiştir.L'une d'elles s'est renfermée entre Maine et Sèvre et s'y est fait battre, comme je te l'ai marqué (i).
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Mais les invités de la fête se moquent de sa témérité.
PCI'nin evrimi konusunda Pierre Lambert ile anlaşmazlığa düşmüştür.Bientôt, un désaccord l'oppose à Lambert sur l'évolution du PCI.
Prokopia, başlangıçta isteklerini yaptırmak konusunda kardeşini ikna edemedi.Procopia ne réussit pas à convaincre son frère de la choisir, elle.
2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü’nün lepra konusunda danışmanlığını yapmıştır.Elle a fait des consultations sur la lèpre dans l’Organisation mondiale de la santé jusqu'en 2006.
Ayrıca Harvard Divinity School'daki ilk kadın araştırmları konusundaki profesördür.Elle est la première professeure d'études des femmes dans la religion à Harvard Divinity School en 1999.
Cumhurbaşkanı bu göreve bir yardımcı atama konusunda muhayyerdir.À noter qu'il s'agit forcément d'un consulaire pour ce poste.
Beni Tanrı'yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim."Je pense que Dieu nous montrera pourquoi il a permis que nous nous trompions.»
Hiroşima Barış Anıtı Müzesi, ziyaretçileri bombalı saldırı konusunda bilgilendiren ana yerdir.Il s'agit du Musée de la paix construit à Hiroshima pour rappeler l'horreur de la bombe atomique.
Özellikle izlenecek ekonomik politika konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı.Il chute en raison de divergences de vue sur la politique économique.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.Le groupe est semble-t-il passé très près de la séparation.
Diğer bir tartışma da, Kongreye verilecek isim konusunda çıktı.Restait la question du nom à donner au nouveau parti.
İngiltere'de, İngiliz Vergi Sisteminde sosyal amaçlı kurumlar konusunda incelemelerde bulunmuştur.Il se fait connaître par un reportage sur les inégalités sociales en Grande-Bretagne.
Uluslararası hukuk konusunda çalışmalar yapmıştır.Il réalise des études de droit international.