Karar konusunda beklemeniz veya Berlin hükümetine sormanız gerekiyor.You should wait and see or ask the Berlin government on its decision.
Aksi takdirde, Türkiye'nin Libya konusunda Fransa ile bir anlaşmazlığı yok." dedi."Otherwise, Turkey does not have disagreements with France [over Libya]."
Arnavutluk yerel seçimler konusunda çıkmaza girdiAlbania in a deadlock over local elections
Mesiç ve ABD'li Khalilzad Güvenlik Konseyi'nde terörle mücadele konusunda görüştülerMesic, US's Khalilzad discuss war on terror at Security Council
Ancak Hollanda, Sırbistan'ın ilk önce yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda ısrar ediyor.The Netherlands, however, insists that Serbia must first meet its obligations.
Solana: AB Kosova konusunda bölünmüş değilSolana says EU is not divided on Kosovo
Yunanistan Olimpiyat Güvenliği Konusunda Masraftan KaçınmayacakGreece Says It Will Not Economise on Olympics Security
İki lider, barış sürecini en iyi şekilde nasıl sürdürüleceği konusunda anlaşma sağlayamadıThe two leaders disagreed over how best to move ahead with the peace process.
EULEX başkanı Sırp bakanlarla işbirliği konusunda görüştüEULEX chief holds talks with Serbian ministers on co-operation
Güneydoğu Avrupa hükümetleri, kayıtdışı ekonominin boyutları konusunda endişe duymalı mı?Should governments in SEE be concerned about the size of the informal economy?
BM Güvenlik Konseyi, Kosova konusunda bu yılki üçüncü toplantısını yaptı.The UN Security Council held its third meeting this year on the Kosovo issue.
Hırvatistan'ın AB Üyelik Müzakereleri Konusunda Görüşler FarklıDivergent Views on Croatian Entry Into the EU
Bosnalı Sırplar mahkeme konusunda referanduma mı gidiyorlar?Bosnian Serbs to hold referendum on court?
Vosganian, devlet sübvansiyonları konusunda bir soruşturma başlatılmasını da istiyor.He also wants an inquiry into state subsidies.
Atina ile Üsküp, isim müzakerelerinde girilen çıkmaz konusunda birbirlerini suçladılarAthens, Skopje trade accusations over deadlocked name talks
AB bakanları yeni göç yönetmelikleri konusunda anlaştılarEU ministers agree on new immigration guidelines
Analistler, başka hiçbir partinin %10 barajına yaklaşmasının beklenmediği konusunda birleşiyorlar.No other party is expected to approach that 10% threshold, analysts agree.
Ancak Şala, yolsuzlukla mücadele ve "siyasi pazarlığın" örtüşmediği konusunda da uyardı.However, he warned, fighting corruption and "political bargaining" don't mesh.
Ancak hükümet satış konusunda ikiye bölünmüş durumda.The government, however, is split over the sale.
Türkiye'nin Birliğe katılım şansı konusundaki tartışma da kolaylaşacaktır.The debate on the chances for Turkey's accession would also be facilitated.
Inzko, Mostar belediye başkanlığı konusundaki çıkmaza müdahale edecekInzko to intervene in Mostar's mayoral stalemate
İnzko, BH Mahkemesi ve Savcılığına karşı çıkılmaması konusunda uyarıda bulunduInzko warns against challenging BiH Court and Prosecutor's Office
Medya reformları konusunda da benzer bir durum yaşandı.Media reforms have met a similar fate.
Bundan ötürü DOS'ta yer alan partiler Kostunica'yı destekleme konusunda isteksizler.For this reason, DOS member parties are reluctant to support him.
Bakan, Belgrad ve ICTY'nin çift taraflı işbirliği konusunda ilk defa anlaştığını belirtti.He said Belgrade and the ICTY have agreed for the first time on two-way co-operation.
AB, zirve öncesinde Yunanistan'a yapılacak yardım konusunda bölündüEU split on Greek aid ahead of summit
Liderler, güvenlik, ekonomi ve eğitim alanında ikili işbirliğini ilerletme konusunda anlaştılar.The leaders agreed to enhance bilateral co-operation in security, economy and education.
Hırvatistan balıkçılık politikası konusunda Brüksel ile anlaşmazlığa düştüCroatia at odds with Brussels over fishing policy
Türkiye ve Venezuela, petrol karşılığında finansman konusunda anlaştıTurkey, Venezuela mull oil for funds
AB'ye, Kosova'nın statüsü konusunda birlik olma çağrısıEU urged to stand united over Kosovo status
Güvenlik güçleri, Kosova'da hiçbir şekilde şiddeti tolere etmeyecekleri konusunda da uyardılar.They also warned that they would not tolerate any violence in Kosovo.
Türk ve Filistinli yetkililer rakip Filistinli hareketler arasında birlik konusunda görüştüler.Turkish and Palestinian officials discuss unity between rival Palestinian movements.
Ancak Hırvat halkının önemli bir bölümü AB konusundaki şüphelerini devam ettiriyor.A significant number of Croats remain eurosceptics, however.
Üyelik konusunda son kararı kimin vereceği sorusu da ilgi çekiyor.Also of interest is the question of who would make a final decision on membership.
Kürt meselesi konusunda da gözle görülür bir işbirliği söz konusu.Co-operation on the Kurdish issue is also evident.
Arnavutluk Çocuk Ticareti Konusunda EndişeliAlbania Concerned About Child Trafficking
Bitiki, "Komisyon, serbest vize konusunda görüşme sözü vererek azarın şiddetini azalttı."The Commission has softened the rebuke with the promise of [visa liberalisation talks].
Vatandaş ve malların serbest dolaşımı konusunda anlaşma sağlanması yakın görünüyor. [Reuters]An agreement may be close on the free movement of people and goods. [Reuters]
Balkan ülkeleri AB üyelik hedefleri konusunda umut tazeledilerBalkan countries reassured about their EU membership prospects
BH liderleri, hükümeti kurma konulu istişareler konusunda anlaştıBiH leaders agree to hold consultations on forming government
Türkiye, Libya'daki isyancılara destek verip vermeme konusunda tereddütlüTurkey hesitant to voice support for Libyan rebels
Wisner: Kosovo'nın statüsü konusunda anlaşma yakınWisner: Kosovo status agreement is close
AB, enerji alanındaki geleceğinin kontrolünü eline alma konusunda giderek daha fazla endişe duyuyor.Increasingly, the EU is concerned with taking control of its energy future.
ABD ve AB, Kosova'nın gelişimine destek verme konusunda anlaştılarUnited States and EU agree to support Kosovo development
Bush, Sloven mevkidaşı Danilo Turk ile Kosova konusunda da görüştü.Bush spoke about Kosovo with his Slovenian counterpart, Danilo Turk.
Gözlemciler Bush'un İran'a karşı bir strateji konusunda AB'ye baskı yapmasını bekliyorlar.Observers expect Bush to push the EU on a strategy against Iran.
Parti, bu yılın sonuna kadar Kıbrıs konusunda anlaşmaya varılmasını istiyor.It would like to see a Cyprus agreement reached by the end of this year.
AK ve Hırvatistan tersanelerin özelleştirilmesi konusunda anlaştılarEC, Croatia agree on privatising shipyards
Genel Kurul, BM mahkemesinin kararı konusunda onu tartışmaktan fazla bir şey yapamaz.The General Assembly can do little about the UN court's verdict other than discuss it.
AB, Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatma konusunda anlaşma sağladı.The EU reaches an agreement to begin accession talks with Turkey.
İş dünyası: Makedonya ve Arnavutluk ekonomik işbirliği konusunda anlaştılarBusiness: Macedonia, Albania agree on economic co-operation
Sırbistan işbirliği konusunda onay arıyorSerbia seeks thumbs-up on co-operation
Fakat Saraybosnalı gazeteci İvan Lovrenoviç ülkeyi büyük zorlukların beklediği konusunda uyarıyor.However, major challenges await, warns Sarajevo publicist Ivan Lovrenovic.
Slovakya'nın Kosova'yı tanıma konusundaki isteksizliği sürüyorSlovakia still unwilling to recognise Kosovo
Türkiye Nabucco'nun ayrıntıları konusunda AB ile pazarlığa devam ediyor.Turkey continues to negotiate with the EU on Nabucco details.
Yatırım çekme konusunda sanayi üçüncü, ulaştırma sektörüyse dördüncü sırada yer alıyor.Industry is third in terms of attracting investment, and transportation sector places fourth.
SETimes: LDK'nın iktidar koalisyonundan ayrılması konusunda ne düşünüyorsunuz?SETimes: What do you think about the LDK leaving the ruling coalition?
AB yetkilileri sürekli olarak Arnavutluk'un AB umutlarının zarar gördüğü konusunda uyarıyorlar.EU officials have regularly warned that Albania's EU prospects are being harmed.
Genç katılımcılar kemikleşen çiçekler konusunda ders aldılar. [Nicola Barbutov/SETimes]Young participants got a lesson in ossifying flowers. [Nicola Barbutov/SETimes]
Recepi Belgrad'la diyalog konusunda pek de hevesli görünmedi.Rexhepi has not been enthusiastic about dialogue with Belgrade.