Ana içeriğe geç
Sözlük

konu ile cümle

konu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ciddi bir konuşmaya girdik.We entered into a serious conversation.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Biz birbirimizi terk etmeyeceğimiz konusunda bir pazarlık yaptık.We made a bargain that we wouldn't forsake each other.
Eğitim planımızın detaylarını konuştuk.We elaborated on our study plan.
Biz silah azaltma konusunda onlarla anlaşmak istiyoruz.We hope to come to an accord with them about arms reduction.
Konuyu tüm açılardan araştırdık.We investigated the matter from all angles.
Konuyu genel olarak konuştuk.We discussed the matter at large.
Biz konuyu tartıştık.We discussed the matter.
Biz onunla plan üzerine konuştuk.We talked over the plan with him.
Sadece konuşmak için gece yarısına kadar uyanık kaldık.We sat up half the night just talking.
Biz boşuna konuştuk.We spoke to no purpose.
Bu konuda anlaşma içindeyiz.We are in agreement on this subject.
Birçok konu hakkında konuştuk.We spoke about many subjects.
Evimiz uygun şekilde konumlanmıştır.Our house is conveniently located.
Bizim takımda olman konusunda heyecanlıyız.We are excited about having you on our team.
Amerika'da hangi dil konuşulur?What language is spoken in America?
Onların niçin konuşmaktan vazgeçtiklerini biliyor musun?Do you know why they stopped talking?
Çünkü Çince konuşabilirim.The reason is because I can speak Chinese.
Ne yapılması konusunda benim görüşüm onunkinden farklıydı.My view was different from his as to what should be done.
Biz ne hakkında konuşuyorduk?What were we talking about?
Kaç tane dil konuşabilirsin?How many languages can you speak?
Hakkında konuşacağımız bir şey olmalı.There should be something for us to talk about.
Müzik konusunda o, en ünlü eleştirmenlerden biridir.With regards to music, he is one of the most famous critics.
Müzikte veya konuşmada, bir duraklama sık sık dramatik bir etki için kullanılmaktadır.In music or speaking, a pause is frequently used for dramatic effect.
Konuşan sözlük artık bir fantezi değil.A talking dictionary is no longer a fantasy.
Benimle konuşuyor musun?Are you talking to me?
Sen benimle öyle konuşma.You don't... you don't talk to me like that.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Evin hanımıyla konuşmak istiyorum.I'd like to speak to the lady of the household.
Devam edin ve konuşun.Go ahead and talk.
Öğretmenle konuşmaktan çekinme, eğer anlamazsan biraz girişken ol!Don't be shy about talking to the teacher; if you don't understand, use some initiative!
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.Instead of beating around the bush, Jones got straight to the point.
Konuşmacı insanları isyana teşvik etmeye çalıştı.The speaker tried to incite the people to rebellion.
François bir konuşma yaptı.François gave a speech.
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.I had little time to prepare the speech.
Konuşma yapan biri herkesin onu görebileceği yerde durmalı.A person giving a speech should stand where everyone can see him.
Konuşmacı herkesin onu görebileceği bir yerde durmalı.The speaker should stand where everyone can see him.
Bir Amerikalı istasyonda benimle konuştu.An American spoke to me at the station.
İngilizler trende nadiren yabancılarla konuşurlar.Englishmen rarely talk to strangers in the train.
İngilizce konuşabileceksin.You will be able to speak English.
İngilizce konuşabiliyor musun?Can you speak English?
İngilizce konuşabilir misin?Can you speak English?
İngilizce konuşur musun?Can you speak English?
İngilizce konuştuğunda tonlama için daha fazla dikkat et.Pay more attention to intonation when you speak English.
İngilizce konuşmak benim için zordur.Speaking English is very difficult for me.
İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmayın.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşurken hatalar yapmaktan korkma.Don't be afraid to make mistakes when speaking English.
İngilizce konuşmak zor değildir.It is not difficult to speak English.
İngilizce konuşmayı kolay buldum.I found it easy to speak English.
Sen iyi İngilizce konuşursun.You speak good English.
İngilizce konuşmak kolay değildir.Speaking English is not easy.
İngilizce konuşmak faydalılar.Speaking English is useful.
İngilizce konuşmak faydalıdır.Speaking English is useful.
İngilizce konuşmak zordur.Speaking English is difficult.
İngilizce konuşmak zor mu?Is it hard to speak English?
İngilizce konuşmak çok eğlenceli.Speaking English is a lot of fun.
İngilizce konuşalım.Let's speak English.
İngilizce konuşan o oğlan benden daha uzundur.That boy who is speaking English is taller than I.
İngilizce konuşmalı mıyım?Must I speak English?
Ben biraz İngilizce konuşabiliyorum.I can speak a little English.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod