Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşu ile cümle

konuşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'la konuşuyor olacağım.I'm going to be talking to Tom.
Cep telefonumda konuşuyordum.I was talking on my cell phone.
Bunun olacağı konusunda seni uyardım.I warned you this would happen.
Lütfen Tom'la konuşur musunuz?Would you please speak to Tom?
Burada kaptan konuşuyor.This is the captain speaking.
Şu anda Tom'la konuşuyorum.I'm talking to Tom right now.
Ben deneyimlerinden konuşuyorum.I'm speaking from experience.
Ben sadece Tom hakkında konuşuyordum.I was just talking about Tom.
Ben giysiler hakkında konuşuyordum.I was talking about clothes.
Ben sadece Tom'la konuşuyordum.I was just talking with Tom.
Ben, ne yapabileceğim konusunda buradayım.I'm here to do what I can.
Fiyat konusunda satıcıyla bir anlaşma yaptık.I'll hang onto it for now.
Tom zar zor Fransızca konuşur.Tom barely speaks French.
Ben sık sık Tom'la konuşurum.I frequently talk to Tom.
Senin hakkında konuşuyordum.I was talking about you.
Sizin hakkınızda konuşuyordum.I was talking about you.
Tom hakkında konuşuyordum.I was talking about Tom.
Seninle konuşuyordum.I was talking to you.
Sizinle konuşuyordum.I was talking to you.
Ben Tom ile konuşuyordum.I was talking to Tom.
İnsanlar konuşuyor.People are talking.
Bir şeyden korkuyormuş gibi konuşuyor.He speaks as though he were afraid of something.
Tom hangi dilleri konuşur?What languages does Tom speak?
Tom İngilizceyi Fransız aksanıyla konuşur.Tom speaks English with a French accent.
Tom ve Mary Fransızca konuşuyorlardı ama John odaya girince ingilizceye döndüler.Tom and Mary were speaking in French, but switched to English when John entered the room.
Cadılık, Svaziland'da bir şaka konusu değildir.Witchcraft is not a joking matter in Swaziland.
Cadılık, Svaziland'da bir alay konusu değildir.Witchcraft is not a joking matter in Swaziland.
Tom, İngilizceyi ağır bir Fransız aksanı ile konuşur.Tom speaks English with a heavy French accent.
Tom, Japon'dan daha iyi Japonca konuşur.Tom speaks Japanese better than the Japanese do.
Böyle konuşursam bir aptal gibi mi görünüyorum?Do I sound like an idiot if I talk like this?
Düşler gerçeği konuşur.Dreams speak the truth.
Evde sadece İspanyolca konuşuruz.We only speak Spanish at home.
Bu çocuk bir yetişkin gibi konuşur.This child talks like an adult.
Çocuklar konuşuyorlar.The children are talking.
Bu bayanlar Fransızca konuşuyor mu?Do these ladies speak French?
Birçok ülkede İspanyolca konuşulur.Spanish is spoken in a whole bunch of countries.
Çok konuşurum.I talk a lot.
Çok konuşuyorum.I talk a lot.
Harika konuşuyorsun. Kendini duymak ister misin?You speak wonderfully. Would you like to hear yourself?
Ne Tom ne de Mary İspanyolca konuşur.Neither Tom nor Mary speaks Spanish.
Evde sadece İspanyolca konuşuyoruz.We only speak Spanish at home.
Arapça konuşurum.I speak Arabic.
Tom ve Mary verandada oturup birbirleriyle konuşuyorlar.Tom and Mary are sitting on the porch talking to each other.
Tom ve Mary birbiriyle konuşurken tezgahta oturdu.Tom and Mary sat at the counter talking to each other.
Tom ve Mary oturma odasında oturup konuşuyorlar.Tom and Mary are sitting in the living room talking.
Tom ve Mary nadiren birbirleriyle Fransızca konuşurlar.Tom and Mary seldom speak to each other in French.
Tom ve Mary'nin John'un ne yapmak istediği konusunda hiç bir fikri yok.Tom and Mary have no idea what John intends to do.
Sanırım Tom'un yardım etmesini istemek söz konusu olamaz.I guess asking Tom to help is out of the question.
Tom ve onun öğretmeni birbiriyle konuşuyordu.Tom and his teacher were talking to each other.
Tom Mary'ye ne olduğu konusunda hiçbir fikri olmadığını söylüyor.Tom says he has no idea what happened to Mary.
Tom'un kazanması durumunda ne olacağı konusunda endişeliyim.I'm worried about what'll happen if Tom wins.
Ben ne olabileceği konusunda biraz endişeliyim.I'm a little worried about what might happen.
Fransızcayı çok iyi konuşabildiğin konusunda herhangi bir fikrim yoktu.I had no idea you could speak French so well.
Tom Mary'yi Fransızca öğretmeniyle konuşurken gördü.Tom saw Mary talking to the French teacher.
Tom ve Marry genellikle birlikte Fransızca konuşurlar.Tom and Mary usually speak French together.
Tom Mary ile konuşurken kaldırımda durdu.Tom stood on the sidewalk talking to Mary.
Hepimiz,neden geç kaldığın konusunda endişeliyiz.We were all wondering why you were late.
Tom burada dumanlı olacağı konusunda beni uyardı.Tom warned me it would be smoky here.
Tom buranın gürültülü olacağı konusunda beni uyardı.Tom warned me it would be noisy here.
Tom ve Mary sık sık para konusunda tartışırlar.Tom and Mary often argue about money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod