konusu

/konusu/
noun
A2 seviye
TR → EN

Görsel

Kadın yetkili Tarım Bakanlığı kürsüsünde konuşuyor, arka planda Trump varBu köpek tuvalet konusunda hiç ciddi değil ahahaKadınlar hakkında abuk subuk tespitler peşinde koşup gereksiz yere yorulmayın. Konuşun, onların da konuşmasına fırsat verin, dinleyin. Gerisi kendiliğinden gelir.teksas valisi usda yetkilileri ve çiftçilerle basın toplantısında konuşuyor

Tanım

•isim: Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılan akademik toplantı; kolokyum

Atasözü & Deyim

“Pazarda herkes ambarındaki unu kadar konuşur”

Diğer Dillerde

Rusçaколлоквиум (eril) /kɐˈɫokvʲɪʊm/
A midterm exam conducted mainly by a university.
çekim: çoğul колло́квиумы · tamlayan колло́квиума
eş: коллок, пресвитерия
köken: Borrowed from Latin colloquium.
Она едва говорила. — Az Konuşur.

Etimoloji

konu + -su

Örnek Cümleler

Konusu şu:
This is what it's about.
Ana Konusu
Plot
Öykü Konusu
Cast
iyi konuşur.
He speaks well.
Kanal Konusu
Channel Topic
Para konuşur.
Money talks.
O, konuşuyor.
She is talking.
Bu konuşuyor.
This is speaking.
Konuşuyor mu?
Is he talking?
Hikaye Konusu
Plot
Filmin konusu
Premise
O konuşuyordu.
He was speaking.
konusu ile daha fazla örnek cümle →