Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşu ile cümle

konuşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, çok fazla konuşur.She speaks too much.
Sıkı bir şekilde konuşulursa, o bundan hiç hoşlanmadı ama bir şey söylemedi.Strictly speaking, she didn't like it at all, but she didn't say a thing.
Biraz Japonca konuşuyorum ama henüz onda iyi değilim.I speak Japanese a little, but I'm not good at it, yet.
Gizlilik konusu olarak banyolara kamera kuramazsınız.You cannot install cameras in bathrooms as a matter of privacy.
Toplum içinde nasıl konuşulacağı hakkında hiçbir fikrin yok.You have no idea of how to speak in public.
Kore'de hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Korea?
Kore'de hangi dil konuşulur?What language do they speak in Korea?
Arkadaşım hakkında konuşuyorum.I'm talking about my friend.
İki yıl sonra, o çoktan akıcı Almanca konuşuyordu.After two years, she already spoke fluent German.
Profesör, çalışmasının konusunu kısa ve açık bir biçimde anlattı.The professor briefly and clearly described the topic of his study.
İnsanlar konuşurken sessiz olmalısın.You ought to keep quiet when people are talking.
Bu insanlar rahatlıkla Esperanto konuşuyorlar, değil mi?These people speak Esperanto effortlessly, don't they?
O, telefonda bir seferde saatlerce kız kardeşiyle konuşur.She talks to her sister on the phone for hours at a time.
Daha az konuşur ve daha çok dinlersen, kesinlikle bir şey öğrenirsin.If you spoke less and listened more, you'd definitely be able to learn something.
O sık sık nişanlısı hakkında konuşur.She often speaks about her fiancé.
Tom mükemmel Rus konuşur ama onun Almancası berbattır.Tom speaks excellent Russian, but his German is abysmal.
Esperanto konuşuyorsun, değil mi?You speak Esperanto, don't you?
Siz bok kafalı inekler ne hakkında konuşuyorsunuz?What the fuck are you nerds talking about?
Tezinin konusuna karar verdin mi?Have you decided the subject of your thesis?
Tezinin konusunu belirledin mi?Have you decided the subject of your thesis?
Fransa'da hangi dil konuşuluyor?What language is spoken in France?
Neden yüksek sesle konuşuyorsun?Why are you speaking loudly?
Sen Esperanto konuşuyorsun, değil mi?You speak Esperanto, right?
İngilizceyi akıcı olarak konuşuyor musun?Do you speak English fluently?
judynin hafızası karman çorman, gevelereyerek konuşuyor.Judy’s memory is patchy, her speech is slurred.
Konuşurken bir kitap okuyordum.I was reading a book while walking.
Biraz daha yüksek sesle konuşun.Speak a little louder.
O sadece İspanyolca değil fakat aynı zamanda da Fransızca konuşur.He speaks not only Spanish, but also French.
Marslılar İngilizce konuşurlar mı?Do Martians speak English?
Meg çok konuşur.Meg talks a lot.
Maori dili Yeni Zelanda'da konuşulur.The Maori language is spoken in New Zealand.
Oğlanlar dil becerileri konusunda kızları izler.Boys trail girls in language skills.
Oğlanlar dil becerileri konusunda kızların gerisindedir.Boys trail girls in language skills.
Hollandalıların dillerde iyi olma konusunda itibarı vardır.The Dutch have a reputation for being good at languages.
Tom, sınıftaki diğer öğrencilerle geçinme konusunda zorluk çekiyor.Tom has trouble getting along with other students in his class.
Mandarin herhangi başka dilden daha fazla kişi tarafından konuşulur.Mandarin is spoken by more people than any other language.
Boş konuşuyorsun, arkadaşım.You speak nonsense, my friend.
O, bıçak fırlatma konusunda bir uzmandır.He's an expert at throwing knives.
O, Esperanto'yu hafif bir Fransız aksanıyla konuşuyor.He speaks Esperanto with a slight French accent.
İspanya'da birçok dil konuşulur.They speak many languages in Spain.
O, açıkça konuşur.She speaks frankly.
Jane'in ne zaman gitmesi ve nereye gitmesi gerektiği konusunda hiçbir fikri yoktu.Jane had no idea when she should go or where she should go.
Ben biraz Almanca konuşurum.I speak a little German.
Söz konusu kişi şu anda ABD'de kalıyor.The person in question is now staying in the Unites States.
Mike Yumi ile konuşurken eğlendi.Mike had fun talking to Yumi.
O melek gibi konuşuyor.He speaks angelically.
Büyükbabam çok yavaş konuşur.My grandfather speaks very slowly.
Evrende her şey konuşur; dili olmayan bir şey yoktur.Everything speaks in the universe; there is nothing that doesn't have its language.
O saçma sapan konuşuyordu.He was talking nonsense.
Onun konusunu unutmuşum.I've forgotten about her.
Hepimiz erken gitmemiz gerektiği konusunda anlaştık.We all agree that we should leave early.
Japonya'da büyümüş olmasına rağmen İngilizce'yi akıcı bir şekilde konuşuyor.Although she grew up in Japan, she still speaks fluent English.
Oğlunun iyi olduğu konusunda o kadını bilgilendir.Inform that woman that her son is alright.
Fransızca Fransa'da ve İtalya'nın bazı bölgelerinde konuşulur.French is spoken in France and in some parts of Italy.
Katalanca konuşur musun?Do you speak Catalan?
Amerika'da hangi diller konuşulur?What languages are spoken in America?
Öğretmenimiz sadece İngilizce değil, Fransızca da konuşur.Our teacher doesn't just speak English, but French too.
O ne hakkında konuşuyor?What is she talking about?
O yalnızca iş hakkında konuşur.She speaks only about work.
Bu röportajda, Antonio birkaç yıl önce ölen oğlu hakkında konuşuyor.In that interview, Antonio talks about his son that died a few years ago.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod