Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Finlandiya'da yaklaşık 5 bin kişi Karelyaca konuşmaktadır.Ve Finsku mluví Karelštinou jen asi 5000 lidí.
Halkın çoğunluğu Hıristiyanlığın Katolik mezhebine bağlıdır ve İspanyolca konuşmaktadır.Většina obyvatel se hlásí ke katolické církvi a mluví španělsky.
Dawn korkar ve onunla konuşmak istemez.Je chladná a ani s ním nechce mluvit.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Jak správně myslet, jednat a mluvit.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Vyprávěl o dvou mužích, kteří spolu zažívali různé veselé příhody.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Lidé s inkontinencí mohou mít rozpaky mluvit o svém problému.
İnsanlar onunla konuşmaktan hoşlanmaktaydı.Lidem se to líbilo.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.Stejně jako jeho dcera mluví jižanským přízvukem.
O, akıcı İngilizce Korece ve Japonca konuşmakta.Mluví plynně korejsky, anglicky a japonsky.
Yaptığımız, oturup sürekli siyaset konuşmak oldu.Nu făceam altceva decât să stăm, să vorbim despre politică tot timpul.
Seninle konuşmak ve bu müjdeyi sana bildirmek için gönderildim.Am fost trimis să-ți vorbesc și să-ți aduc această veste bună.
Halen kendi dillerini konuşmaktadırlar.Ei vorbeau propriile lor limbi.
Konuşmaktan imtina etmenin kendisine iç huzuru getirdiğine inanıyordu.El credea că abstinența de la vorbire îi aducea pacea interioară.
Nüfusun %12.2' sini oluşturan 5 yaşından büyük 34 milyon kişi evinde öncelikle İspanyolca konuşmaktadır.34 de milioane sau 12,2% a populației cu vârsta mai mare de cinci ani folosesc spaniola în uzul familial.
Kadınları erkekten kaçınmaz; yabancı erkeklerle beraber otururlar ancak konuşmaktan imtina ederler.Nu îngăduiesc femeii nici să învețe pe altul, nici să stăpânească pe bărbat, ci să stea liniștită.
Nüfusun yaklaşık %12'si ise ana dil olarak Kürtçe konuşmaktadır.Cu toate acestea peste jumătate din locuitori vorbesc stravechiul dialect catalan.
Şehirde yaşayan halkın bir kısmı Fince konuşurken, diğer bir kısmı da İsveççe konuşmaktadır.Majoritatea locuitorilor vorbesc limba suedeză, deși există o minoritate finlandeză.
Bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum.Nu-ți spune nimic în această privință.
Dünyada yaklaşık 24 milyon insan resmi dil olarak Felemenkçe konuşmaktadır.Aproximativ o jumătate din țările lumii își definesc o limbă oficială.
Tibet-Birman ailesinden Akha dilini konuşmaktadırlar.Limba birmană e o limbă tibeto-birmană.
Bunun hakkında konuşmak çok zor.Este greu de răspuns la această întrebare.
41 milyon kişi anadili olarak konuşmaktadır.24 de milioane o au ca limbă maternă.
Kürt dilinin Kurmanci lehçesini konuşmaktadırlar.Ei vorbeau dialectul Mișar a limbii tătare.
Birisi konuşmak zorunda.Cineva trebuie să vorbească.
Kamuda konuşmak beni geriyor.Vorbitul în public mă face nervos.
Yöneticiyle konuşmak istiyorum.Vreau să vorbesc cu directorul.
O, ordu hakkında konuşmaktan hoşlanır.Îi place să vorbească despre armată.
Sarah konuşmak istememektedir.Sarah megtagadja az együttműködést.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Ez pedig mellébeszélésre adhat lehetőséget.
Jack ve Juliet bir yandan Juliet'in çadırını yaparken bir yandan konuşmaktadırlar.Jack és Juliet beszélgetnek a parton, miközben építgetik Juliet sátrát.
Nüfusun %63,4'ü Rusça konuşurken, %36'sı Ukraynaca konuşmaktadır.A lakosság 63,4%-ának orosz, 36%-ának ukrán az anyanyelve.
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.A legtöbben, a török népek mintegy 40%-a, a törökországi török nyelvet beszéli.
Harry kendisiyle konuşmak ve bilgi almak ister.Ben négyszemközt szeretne beszélni vele.
Artık Sun İngilizce olarak herkesle konuşmakta ve Jin'in de öğrenmesi için çaba harcamaktadır.Mindenki megdöbben rajta, hogy Sun beszél angolul – beleértve Jin-t is.
Bu yüzden çok nadir konuşmaktadır.Csak nagyon ritkán szólal meg.
Daha açık konuşmak gerekirse, bunun için hepimizi öldürmen gerekiyor.Ezzel leginkább arra céloz, hogy mindenkit fel akar robbantani.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.Két mitylenéi egy különösen szemérmes örömlányról beszélget.
Japonca konuşmaktadır.Lásd japán nyelv.
Nüfusun geri kalanı İngilizce konuşmaktadır.A lakosság nagy része beszéli az angolt.
Yarı Meksikalı olup İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşmaktadır.Elle félig kubai és beszél spanyolul.
Bu araştırma verilerine göre, Kosova’da yaklaşık 250.000 kişi Türkçe konuşmaktadır.Egyes adatok szerint a két nyelvet kb. 150 ezer ember beszéli Németországban.
2. Aytışmak: Karşılıklı konuşmak, deyişmek (Ayıtmak/Aytmak: Konuşmak).Jelentéstartalom: reflexív (visszaható: királlyá teszi magát), reciprok (kölcsönös: beszélgetnek egymással).
Halen kendi dillerini konuşmaktadırlar.Sőt, még saját nyelvüket is elhagyták.
Örneğin Estonya'nın % 67,8'i Rusça konuşmaktadır.A község lakosainak 88,7%-a beszél németül.
Beri yanda Madeleine dadısıyla konuşmaktaydı.Ezek után anyjával beszélget Maigret.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Képesek ember módjára enni, inni, beszélni és ruházkodni.
Buffy ve Anya, tuvalette konuşmaktadırlar.Wendy és Danny a fürdőszobába menekülnek.
Bu sırada aşağıda Sam Norman ile konuşmaktadır.Ott már vár rájuk Mr. Norton.
Ekim 2002 yılı Rus verilerine göre 1.330.000 kişi Çeçence konuşmaktadır.A 2002-es népszámlálás szerint 1 379 000 ember beszéli Oroszországban.
Kazak Yahudilerinin çoğu Aşkenaz olup Rusça konuşmaktadır.A zsidók többsége oroszul vagy jiddisül beszéltek.
Tom İngilizce konuşmayı Fransızca konuşmaktan çok daha kolay buluyor.Tamás sokkal könnyebbnek találja az angolt a franciánál.
Jackson, "Whatever Happens"da üçüncü kişinin ağzından konuşmaktadır.Kappaleessa "Whatever Happens" Jackson laulaa kolmannessa persoonassa.
O halde, konuşmak meydana getirmektir.Se vastaa puheen tuottamisesta.
Büyükleriyle (otorite ifade edenlerle) cinsel konuları konuşmaktan utanabilirler.Hän kiusaantuu puhuttaessa seksuaalisuudesta.
Ülkenin geriye kalanı olan %20'si ise Berberi Dili olan Tamazight dilini konuşmaktadır.Loput 20 % puhuvat berberiä.
Jin'in bu konuda konuşmak istememesine çok sinirlenen Sun, ona bir tokat atar.Sun on vihainen, sillä Jin ei suostu puhumaan tälle.
Günümüzde yaşlı kuşak yalnızca anadillerini konuşurken, orta yaşlılar ikinci bir dil de konuşmaktadır.Komipermjakin kieltä puhuu nykyään vain vanhin sukupolvi sekä osa keski-ikäisistä.
Caprican dilini konuşmaktadırlar.He puhuvat gurilaista kieltä.
Daha fazla konuşmak istemiyorum.Älä puhu nyt enää.
Finlandiya'da yaklaşık 5 bin kişi Karelyaca konuşmaktadır.Suomessa asui noin 5 000 karjalan kielen puhujaa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konuşmak ile cümle - Sayfa 45 - konuşmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App