Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Biz konuşmak olacaktır.We will talk.
Ben sadece sizinle konuşmak istiyorum.Come back! I just want to talk with you.
Eğer bana böyle konuşmak hiç yapmayın.Don't you ever speak to me like that.
Ama bunun hakkında konuşmaktansa, size daha acayip bir durum göstereceğim.But instead of going on about that, I'll just give you one more crazy concept.
Bu durumda, bizim için bu konuda konuşmak gün.Middlefold you don't know what cooping is!
"Ben bu konuda sizinle konuşmak Olabilir onun lütuf olsun, efendim? ""Might I speak to you with regard to that matter of his grace, sir?"
O konuşmak istemedi.He didn't want to talk.
Ve kendi kötü vakaları hakkında konuşmak istemeyen insanlarla ilgili bu sektörü bilirsiniz.And you know that business about people not wanting to talk about their worst cases?
Kızlarla konuşmaktan hoşlanmıyor musun?Don't you like talking with girls?
"Pekalâ, benim konuşmak istediğim bu adamlardır""Well, these are the guys who I want to talk to."
Ve eşimle ne zaman konuşmak istersem konuşabilirim.And I can talk to my wife whenever I want to talk to my wife.
Ve biz, en azından videoları, ne hakkında konuşmak çoğu şimdiye kadar, ökaryotlar ile ilgileniyor.Հիմնականում ինչի մասին խոսում ենք, ամենաքիչը մեր վիդեոներում վերաբերում են էուկարիոտներին
Bu sebeple konu hakkında konuşmak istemedi.So, he didn't really want to say anything.
Benimle konuşmak istemiyor olmalı.He must not want to talk to me.
Bugün biraz iş gücü ve çalışma hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk a little bit today about labor and work.
Lütfen yavaş yavaş ve açıkça konuşmak.Please speak slowly and clearly.
OOO, onun şimdi konuşmak o, uzakta geri ev kendi ülke mi?Ooo, it's that talk now, is it, away back home to your own country?
Ben olsun orada... sadece beklemek kadar konuşmak için bekleyin...You wait until I get up there...just wait for it to speak...
Bugün gelecekle ilgili konuşmak istiyorum, ama önce biraz geçmişten bahsedeceğim.Today I want to talk to you about the future, but first I'm going to tell you a bit about the past.
Ben de bugün sizinle bu konuda konuşmak istedim - kanser konusunda.And this is really what I want to talk to you about today -- about cancer.
Pazartesi gecesi dünyanın önde gelen uzmanı ergenlik depresyonu hakkında konuşmak için geliyor.Monday night we have the world's leading expert will speak about adolescent depression.
Şimdi E.T. ya da başka bir yaşam hakkında konuşmak sadece problemi ötelemeye sebep oluyor.Now talking about E.T. putting us there, or some other life, just pushes the problem further on.
Seninle konuşmak imkansız.There's no talking to you!
Artık konuşmak istemiyorum, uyumam lazım. Yarın konuşuruz.I'm worn out, I want to sleep.
Seninle neden bunları konuşmak zorundayım ki?Why should I talk to you about this?
Son olarak, "bir şey yapmak" hakkında konuşmak istiyorum.Finally, I'd like to talk about "making something".
Bugün kısaca bizim kablosuz sezgisel algılama sistemi hakkında konuşmak için gidiyorumI'm going to talk today briefly about our wireless intuitive probing system
Ama ben bu daha büyük dünya hakkında konuşmak istiyorum, mikro-dünya.But I want to talk about this larger world, the world of the micro world.
Gerçekten sıradan bir şey ile ilgili konuşmak istiyorum, sadece sıradan kum.I want to talk about something really ordinary, just ordinary sand.
Büyük pazarlar hususunda konuşmak istiyorum.I want to talk about it from the perspective of capital markets.
Konuşmak istediğim bir diğer şey de güvenlik.The other thing I wanted to talk about was safety.
Bir anda, obezite salgını hakkında konuşmak moda oldu.It had become trendy to speak about the "obesity epidemic."
Şimdi örnekleme açısından yaklaşık çıkarım hakkında konuşmak istiyorum.Now I want to talk about approximate inference by means of sampling.
Ve birazcık konuşmak, bizi bir 30 yıl geriye doğru götürmek istiyorum.And I want to speak a little bit, take us back about 30 years.
Barışın şişmdiye kadarki ilk günüyle ilgili konuşmak isterim."I'd love to talk to you about the first ever day of peace."
Bebeklerin ne kadar şahane olduklarıyla ilgili çok fazla konuşmak istemiyorum.I don't want to say too much about how wonderful babies are.
Hiçbirşey hakkında konuşmak çılgınca geliyor.It seems mad to talk about nothing.
Ve bu nedenle nüfusun amacı nüfus sahibi olmayanlar adına korkusuzca konuşmaktır.And so the purpose of influence is to speak up for those who have no influence. And I had to admit:
Bu yüzden, bugün sosyal medya gölgesinde genç insanlar hakkında konuşmak istiyorum.So today I want to talk about young people through the platform of social media.
Eğer benimle daha sonra DEHB hakkında konuşmak isterseniz, konuşabilirsiniz.If you want to talk to me about ADHD afterwards, you can talk to me then.
O pilotla konuşmakla.She's talking to the pilot.
Sizinle kısaca algılama hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk to you briefly about perception.
Kitapları yayınlanmış bir yazar, yaşamını kazandığı şey hakkında bizimle konuşmak için geldi.A published author of books came to talk to us about what he did for a living.
Ne yapıyorum şu anda? Ah -- konuşmak isteyeceğimi düşündüğüm birşey de burada.Oh -- the other thing that I think I'd like to talk about is right over here.
Tek taraflı şeyler hakkında konuşmak isterim.What I'd like to talk about is one-sided things.
Burada çocuklar diyor, ben de bunun hakkında konuşmak isterim.It says kids over here, that's what I'd like to talk about.
Kalbim konuşmak için doludur ama şimdi acz yaşına geldim.My heart is too full to speak, but now I reached the age of weakness.
Tamam, belki bunlar hakkında konuşmak biraz klişe olabilir.Okay, maybe it's a bit of a cliché to talk about them.
İyi bir durumda ölme şansımızı yükseltmek konusunda konuşmak istiyorum.I'd like to talk about increasing our chances of dying well.
Aslında doğru konuşmak istiyorsamAnd in fact, if I want to speak correctly,
Ama ben bugün ölüm cezası hakkında konuşmak istemiyorum.But I don't want to talk today about the morality of capital punishment.
Görüntülerle konuşmak en iyisi olur diye düşündüm.I thought it best to talk in pictures.
Burada, çözümler hakkında konuşmak için bulunuyorum.I'm here to talk to you about solutions.
Konuşmaktan hoşlandığınız insanlarla tanışırsınız.You meet people that you like talking to.
Diğerleriyle konuşmak için Facebook,MySpace...Or there is no Internet, like Facebook, MySpace,
Baban hakkında konuşmak için uygun zaman değil.It's not the best time to talk about your father.
Bugün dünyanın en büyük sorunları üzerine konuşmak istiyorum.What I'd like to talk about is really the biggest problems in the world.
Ben de bunun hakkında konuşmak istiyorum çünkü gerçekten ilginç.And I'd like to talk about that, because that's really curious.
Genel Sekreterle konuşmak istiyorum.I want to talk to the Grand Secretary
1 milyon $'lık liralık kredi almamın alışılmış yolu, öncelikle bankaya gidip onlarla konuşmak.The traditional way I got a $1 million loan is I would go and talk to the bank.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
konuşmak ile cümle - Sayfa 34 - konuşmak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App