Ana içeriğe geç
Sözlük

konuşmak ile cümle

konuşmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Fransızca konuşmakta mı yoksa İngilizce konuşmakta mı daha iyidir?Is Tom better at speaking French or speaking English?
Tom Mary ile konuşmaya çalıştı, ama Mary onunla konuşmak istemedi.Tom tried to talk to Mary, but she didn't want to talk to him.
Tom artık bunun hakkında konuşmak istiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to want to talk about it anymore.
Tom benimle konuşmaktan korkuyor, değil mi?Tom is scared to talk to me, isn't he?
Bunun hakkında konuşmak için bize zaman verin.Give us time to talk about it.
Polis seninle konuşmak istiyor.The police want to talk to you.
Artık kimse bizimle konuşmak istemiyor.No one wants to talk to us anymore.
Tom başka bir şey konuşmak istedi.Tom wanted to talk something else.
Tom ve ben birbirimizle konuşmaktan zevk aldık.Tom and I enjoyed talking with each other.
Spor hakkında konuşmaktan hoşlanıyor musunuz?Do you enjoy talking about sports?
Tom, Mary ile ne olacağı hakkında konuşmak istedi.Tom wanted to talk to Mary about what was going to happen.
Tom ile konuşmak kolay, değil mi?Tom is easy to talk to, isn't he?
Tom ile konuşmak zor, değil mi?Tom is hard to talk to, isn't he?
Ailem hakkında konuşmak istemedim.I didn't want to talk about my family.
Sporla ilgili konuşmak istemedim.I didn't want to talk about sports.
Okul hakkında konuşmak istemedim.I didn't want to talk about school.
Kendim hakkında konuşmak istemedim.I didn't want to talk about myself.
Tom ve Mary birbirleriyle konuşmaktan keyif alıyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary seem to enjoy talking to each other.
Sami, İslam hakkında herhangi biriyle konuşmaktan mutluluk duyar.Sami is happy to talk to any person about Islam.
Tom hisleri hakkında konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk about his feelings.
Tom'la yeni plan hakkında konuşmak zorundayım.I have to talk with Tom about the new plan.
Gerçekten dinliyor musun, yoksa konuşmak için sıranı mı bekliyorsun?Are you really listening, or just waiting for your turn to speak?
Berberice konuşmak suç değildir.Speaking Berber is not a crime.
Tom Mary'yle konuşmak için hastaneye gitti.Tom went to the hospital to speak with Mary.
Umarım bir süre buralarda olur. Onunla konuşmak istiyorum.I hope that he sticks around for a while. I'd like to talk to him.
Yeni dönemin ders programıyla ilgili konuşmak istiyorum seninle.I'd like to talk to you about the schedule for the next semester.
Müsaitseniz sizinle konuşmak istediğim bir konu var.I want discuss a topic with you if you are available.
Bir avukatla konuşmak istiyorum.I would like to speak to a lawyer.
Tom hemen şimdi Mary ile konuşmak istiyor.Tom wants to talk to Mary right now.
Tom'un tek yapması gereken benimle konuşmaktı.All Tom had to do was talk to me.
Konuşmak istediğim biri var.There's someone I want you to talk to.
Açık konuşmak gerekirse bu sözcüğün ne anlama geldiğini bilmiyorum bile.Frankly speaking, I don't even know what that word means.
Senle konuşmaktan hakikaten zevk alıyorum.I really enjoy speaking to you.
Bir ruh sağlığı uzmanıyla konuşmak ister misiniz?Would you like to speak with a mental health provider?
Babanla konuşmak istiyorum.I want to talk to your father.
Ben senin babanla konuşmak istiyorum.I want to talk to your father.
Hayalim Fransızcayı akıcı bir şekilde konuşmak.My dream is to become fluent in French.
Hiç dinlemiyorsun. Sana laf anlatmak duvara konuşmak gibi.You never listen. Talking to you is like talking to a wall.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçının.Try to avoid talking about religion and politics.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan kaçın.Try to avoid talking about religion and politics.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak dur.Try to avoid talking about religion and politics.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durun.Try to avoid talking about religion and politics.
Din ve siyaset hakkında konuşmaktan uzak durunuz.Try to avoid talking about religion and politics.
Tom buraya Mary ile konuşmak için geldi.Tom came here to talk to Mary.
Gerçekten konuşmak istediğim tek kişi sendin.You're the only person I really wanted to talk to.
Şimdi Tom ile konuşmak istiyorum.I want to speak to Tom now.
Lukas, Rima ile konuşmak istiyordu.Lukas asked to speak with Rima.
David, Suzel ile konuşmak için arkada kalır.David stays behind to talk to Suzel.
Finlandiya'da yaklaşık 5 bin kişi Karelyaca konuşmaktadır.In Finland, about 5,000 people speak Karelian.
O yılın Ekim ayında Yahudi örgütlerle tazminat konusunu konuşmak üzere bir araya geldi.In October of that year he met with representatives of Jewish organizations to discuss compensation.
Örneğin Estonya'nın % 67,8'i Rusça konuşmaktadır.In all, 67.8% of Estonia's population could speak Russian.
30 Aralık: Lahey'de amcası C. M.'yi geleceği hakkında konuşmak üzere ziyaret etti.December 30: visits Uncle C. M. in the Hague to talk about his future.
Konuşmaya başlamadan önce her konuk kibarca o anda konuşmakta olan konuğun sözünün bitmesini bekler.Before speaking, each guest politely waits for the current speaker to finish.
Yaptığımız, oturup sürekli siyaset konuşmak oldu.All we did was sit around, talking politics all the time.
O'Rourke ile gelecekteki telif hakları konusunu konuşmak için konuştu.He contacted O'Rourke to discuss settling future royalty payments.
Karakter güney aksanı ile konuşmaktadır.The character speaks with a Southern accent.
Ertesi hafta Enzo, Cass'ten ringe gelip beraber konuşmak istedi.The following week, Enzo wanted Cass to come to the ring to talk things over.
İsrail bu konuyu Mısırla konuşmak için Dışişleri Bakanı Yardımcısı Eli Dayan'ı görevlendirdi.Israel responded by sending Eli Dayan, a Deputy Foreign Minister, to Egypt to discuss the matter.
Bugün, yakınlardaki Cuentepec köyünün sakinleri Nahuatl dilini konuşmaktadır.Today the residents of the nearby village of Cuentepec speak Nahuatl.
Jackson, "Whatever Happens"da üçüncü kişinin ağzından konuşmaktadır.Jackson sings in a third person in "Whatever Happens".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod