Tom konuşmak istiyordu.Tom wanted to speak.
Benimle konuşmak zorunda değilsin.You do not have to talk to me.
Tom sadece biriyle konuşmaktan mutlu oldu.Tom was just happy to talk to someone.
Tom, Mary'nin Fransızca konuşmakta iyi olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said that he thought that Mary was good at speaking French.
Tom onun olduğunu düşündüğüm kadar Fransızca konuşmakta iyi değil.Tom isn't as good at speaking French as I thought he was.
Tom ve ben Fransızca konuşmakta iyi değiliz.Tom and I aren't good at speaking French.
Bu gece canım Tom'la konuşmak istemiyor.I don't feel like talking to Tom tonight.
Sami o konuda konuşmaktan mutluydu.Sami was happy to talk about it.
Sami cinayet hakkında konuşmaktan mutluydu.Sami was happy to talk about the murder.
Tom konuşmak için çok üzgündü.Tom was too upset to speak.
Fransızca konuşmak güç değildir.It isn't difficult to speak French.
Fransızca konuşmak zor değildir.It is not difficult to speak French.
Sami konuşmak için mücadele etti.Sami struggled to talk.
Sami konuşmak için çabaladı.Sami struggled to talk.
Seninle kişisel olarak konuşmak zorundayım.I have to speak to you personally.
Sizinle kişisel olarak konuşmak zorundayım.I have to speak to you personally.
Seninle şahsen konuşmak zorundayım.I have to speak to you personally.
Tom'un benimle konuşmak için gönüllü olacağından emin değilim.I'm not sure Tom is going to be willing to talk to me.
Sami o konu hakkında konuşmak istiyordu.Sami wanted to talk about that.
Tom'la ne hakkında konuşmak istiyorsun?What do you want to talk to Tom about?
Sami konuşmaktan korkuyordu.Sami was scared to talk.
Sami aile yaşamı hakkında konuşmak istiyordu.Sami wanted to talk about his family life.
Sami sürekli olarak Leyla ile konuşmak istiyordu.Sami constantly wanted to talk to Layla.
Sami, El Cezire ile konuşmak istemedi.Sami didn't want to talk to Al-Jazeera.
Tom'la konuşmak eğlenceliydi.It was fun talking with Tom.
Tom'la konuşmak hoşuma gitmiyor.I don't enjoy talking with Tom.
Tom ile konuşmak hoşuma gidiyor.I like talking with Tom.
Tom ile konuşmak ister misin?Do you want to talk with Tom?
Tom'un benimle konuşmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to talk to me.
Tom'un seninle konuşmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to talk to you.
Tom'un Mary'yle konuşmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to talk to Mary.
Tom'un Mary ile konuşmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to talk with Mary.
Gerçekten şu anda konuşmak istemiyorum.I don't really want to talk right now.
Konuşmak yerine çalışın!Work instead of chatting!
Sami sadece Leyla ile konuşmak istedi.Sami just wanted to talk to Layla.
Sami, Leyla ile konuşmak istedi.Sami wanted to talk to Layla.
Sami, Leyla'yla konuşmak istiyordu.Sami wanted to talk to Layla.
Sami seninle konuşmaktan memnun olur.Sami would be happy to talk to you.
Sami seninle konuşmaktan mutlu olur.Sami would be happy to talk to you.
Sami ne olduğu hakkında konuşmak istedi.Sami wanted to talk about what happened.
Seninle şimdi konuşmak istiyorum.I want to talk with you now.
Tom'la konuşmaktan gerçekten keyif aldım.I really enjoyed talking with Tom.
Sami, Leyla ile konuşmak zorundaydı.Sami had to talk to Layla.
Tom'la konuşmak hoşuma gitti.I liked talking with Tom.
Tom ile konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like talking with Tom.
Tom ile konuşmak için oraya gittim.I went there to talk with Tom.
Tom ile konuşmak zor.It's hard to talk to Tom.
Tom'la ilgili konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like talking about Tom.
Bunun hakkında Tom'la konuşmak zorunda kalacağım.I'll have to talk to Tom about it.
Sorun şu ki herkes Tom ile konuşmaktan çok korkuyor.The problem is that everyone is too scared to talk to Tom.
Sorun şu ki herkes Tom'la konuşmaktan çok korkuyor.The problem is that everybody is too scared to talk to Tom.
Tom'la erkek kardeşi John hakkında konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Tom about his brother John.
Gerçekten onlarla konuşmak zorundayız.We really have to talk to them.
Tom'la gerçekten konuşmak zorundayım.I really have to talk to Tom.
Tom, Mary ile konuşmak isteyebilir.Tom may want to talk to Mary.
Tom seninle konuşmak isteyebilir.Tom may want to talk to you.
Tom yabancılarla konuşmaktan hoşlanır.Tom likes talking to strangers.
Tom ile konuşmak istediğini sanıyordum.I thought you wanted to talk with Tom.
Tom konuşmak için çok korkmuştu.Tom was too scared to talk.
Tom Fransızca konuşmakta iyi mi?Is Tom good at speaking French?