Özellikle Rose'un konserde çok geç sahneye çıkması eleştirildi.Rose chute d'ailleurs lors du concert.
Toplamda 147 konser verildi.En tout, 147 numéros ont été publiés.
Köln radyosunda konserler verdi.Elle chante enfant à la radio de Cologne.
Birçok ülkelerde resitaller ve konserler verdi.Il a donné des concerts et conférences dans plusieurs pays.
2007 - Dünyanın pek çok şehrinde Live Earth konserleri düzenlendi.En 2007, les courses de lévriers continuent dans beaucoup de pays du globe.
Müzik Şefi aynı zamanda haftada bir gerçekleşen bir dizi konser de düzenler.Un spectacle musical a aussi lieu chaque jour.
Gösterilerde dansı, karmaşık ışıklandırmalar, konser süresince değiştirdiği 17 farklı kıyafet ile ilgi çekti.La mise en scène est impressionnante, Cher enchaîne les chorégraphies et change 17 fois de costumes.
Daha sonra birçok konserde farklı orkestralarla sergilenen eserin konserleri devam etmektedir.Suivront de nombreux concerts à travers le monde avec des orchestres de plus en plus importants.
2007 yılından Mitinyan bir röportajında tekrar birleşip bir konser düzenlemek istediğini anlatmıştır.Une reprise en solo 2007 l’encourage à intégrer un club.
Tur 79 konserden sonra sona erdi.L'épreuve est terminée par 79 coureurs.
Grup bu konserin ardından bir çıkış yakaladı.Le groupe se sépare ensuite de nouveau après le concert.
Devlet Konservatuvarı'ndan 1993 yılında mezun olmuştur.Elle obtient un diplôme du conservatoire en 1993.
Değişik ülkelerden hayranları bu konsere akın ettiler.Plusieurs centaines de fans de tous pays font le déplacement pour ce rassemblement unique.
Sanatçı ayrıca, İtalya'da ve Türkiye'de çeşitli konserler vermiştir.La tournée a tenu des concerts en Italie et en Espagne.
Konserlerini evde vermeye devam etmektedir.Il donne alors des concerts dans son pays natal.
Aynı yıl İstanbul Konservatuvarı Türk Musikisi İcra Heyeti'ne kabul edildi.Depuis cette même année, la gare est inscrite au patrimoine culturel norvégien.
Konsere Brunei kraliyet ailesi de katılmıştır.Il accompagne la famille royale à l'Assemblée.
1957'de Erivan Devlet Konservatuvarı'na girdi ve müzik yeteneği keşfedildi.En 1957, elle entre au Conservatoire de musique d’Erevan ; ses aptitudes pour le chant se confirment.
İki yıl sonra Özbek Devlet Konser Filarmonisi’ne geçmiştir.Deux ans plus tard, le club s'affilie à l'Argentine Football Association.
Grup, 2015'te birkaç konser için yeniden birleşti.Le groupe se réunit en 2015 pour un unique concert.
2006'da ise "Madison Square Garden Walk of Fame"e Bangladeş konseriyle girdi.Il entre également deux ans plus tard au Madison Square Garden Walk of Fame pour son Concert for Bangladesh.
Bu konser 8 Ocak 1687'de verildi.Son testament a été rédigé le 7 janvier 1648.
Grup ilk yurtdışı konserlerini bu yıl verdi.Cette année, le groupe effectue son premier concert.
İlk konserini 1938 yılında New York'ta Carnegie Hall'da verdi.Il donne son premier concert au Carnegie Hall à New York en 1981.
Haziran 2014'te Billboard, turnenin 2 Haziran'a kadar olan konserlerinin hasılat bilgilerini ilk kez paylaştı.En juin 2014, Billboard annonça les premiers chiffres de la tournée dans son box-office hebdomadaire.
Eti konservecilikte kullanılır.Il s'utilise en menuiserie.
Grup en son konserini 1969'da izinsiz olarak bir çatıda verdi.Elle donne son dernier concert en 1963.
J Dilla, 2004'te Detroit'ten Los Angeles'a taşındı ve o sene Madlib ile birlikte konserler verdi.J Dilla déménage de Détroit à Los Angeles en 2004 et apparait en tournée avec Jaylib pendant l'été 2004.
1998-2001 arası Montreal Konservatuvarı oyunculuk eğitimi almıştır.Elle a étudié au Conservatoire d'art dramatique de Montréal de 1998 à 2001.
Yaklaşık 24.00 kişi konsere katıldı.Finalement 24 personnes ont pu assister au concert.
Grup ilk konserini 6 Aralık 1967'de verdi.Le groupe donne son premier concert à Londres le 6 février 1970.
Ve 1979 yılında çıktığı bir konserde tutuklandı.Lors d'un concert à La Plata en 1979, elle est arrêtée.
Bunları çeşitli konserlerde icra etti.Elle l'accompagne lors de deux concerts.
Bu konserleri verirlerken gitarist Faruk İkikat gruptan ayrıldı ve gitarist Ümit basa geçti.Les concerts continuent mais avec deux guitaristes, Pascal ayant quitté le groupe.
Aynı zamanda Paris Konservatuvarı'nda Tony Aubin ile de kompozisyon çalıştı.Il étudie l'écriture au Conservatoire de Paris dans la classe de Tony Aubin.
Beraber sıklıkla konserlere, tiyatrolara ve konferanslara katıldılar.Ils vont souvent à l’opéra, au théâtre ou à des concerts.
Grup halen konserlerine devam etmektedir.Maintenant le groupe continue à faire des concerts.
Kendisi aynı zamanda piyanist olup konserler vermektedir.Il est aussi un promoteur et organisateur de concerts.
Milano Konservatuvarı'nda okudu.Elle a étudié la musique au conservatoire de Milan.
Şan Sineması’nda iki haftada bir Pazar günleri konser vermeyi on yıl boyunca sürdürdü.Elle a également organisé pendant plus de 20 ans les Samedi cinéma.
Ayrıca Londra'daki yardım konseri Live 8'te de sahneye çıktı.Pendant cette tournée, R.E.M. participe au concert du Live 8 à Londres.
Albümün ismi Deep Purple'ın efsanevi konser albümü "Made In Japan"a gönderme yapmaktadır.Le titre rappelle le fameux Made in Japan de Deep Purple.
Popüler olan ve eleştirel başarı yakalayan çalışmalar ile konser performansları, 2000'lerde devam etti.Sa popularité auprès des critiques et autres guitaristes atteint sa consécration dans les années 2000.
Hala birçok ülkede konser vermektedir.Ils ont donné de nombreux concerts dans plusieurs pays.
Türkiye'de ilk konserleri 1961 yılında kemancı Azad Aliyev ile Ankara ve İstanbul'da gerçekleşti.Son premier concert en Turquie eut lieu en 1961 avec le talentueux violoniste Azad Aliyev.
Bydgoszcz şehri iki tiyatro ve bir konser salonuna sahiptir.Le Lichtburg possède deux salles et un cinéma en plein air.
Konserin tamamaı İsveç radyosundan yayınlanmıştır.Les concerts étaient tous diffusés à la radio suédoise.
Grubun ilk solo konser turu EXO From.Tiësto donne son premier concert, Tiësto Solo.
Albüm çıktıktan sonraki kısa tur, Leningrad'da bir konseri kapsadı.Quand cet album était en gestation, je l’avais vu à Brest lors d’un concert.
6 Eylül 2010'da U2 müzik grubu U2 360° Tour'un İstanbul konserini bu stadyumda gerçekleştirdi.25 août 2010 — U2 se produit au stade Loujniki dans le cadre de la tournée U2 360° Tour.
7 Temmuz 2008'de Morrison, şarkıya konserlerinde yer vermeye başladı.En juillet 2008, Morrison commence à s’entraîner avec son nouveau club.
Bu konser ne Dangerous World Tour'un ne de HIStory World Tour'un bir parçasıdır.Celle-ci se retrouvera d'ailleurs au programme du Dangerous World Tour ainsi que du HIStory World Tour.
Belediye Konservatuvarı'nın sınavlarına girdi.Il continue son enseignement au Conservatoire Municipal.
Tedavisine destek olmak için Gipsy Kings Türkiye'de konser verdi.Ils jouent en soutien à Hanoi Rocks au Royaume-Uni pour un concert.
Hatta Dream Theater ile birlikte 2004 yılında tek seferlik bir konser verdi.Dreamtale Dreamtale en concert à Tampere en 2004.
Grup, küçük topluluklar önünde kulüp konserleri vermeye başladı.Ils firent d'abord de petits concerts dans de petites salles.
BBC konseri olumlu karşıladı.L'Union africaine a salué le bon déroulement du scrutin.
Çoğunluğu Benelüks ülkelerinde olmak üzere yılda yaklaşık 200 konser vermektedirler.Anberlin donne aux États-Unis plus de 200 concerts par an.
O konsere gitti mi?¿Ella fue a ese concierto?
Konserde bir sürü kişi vardı.Había mucha gente en el concierto.