Ana içeriğe geç
Sözlük

konak ile cümle

konak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Akın akın gelip derin vadilerde, kaya kovuklarında, dikenli çalılıklarda, otlaklarda konaklayacaklar.都 必飛來 、 落在 荒涼 的 谷內 、 磐石 的 穴裡 、 和 一切 荊棘籬 笆中 、 並一切 的 草場上
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.A když se hnuli z Helmondeblataim, položili se na horách Abarim proti Nébo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.A keď odišli z Almon-diblataimy, táborili na vrchoch Abárim oproti Nébu.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Au pornit din Almon-Diblataim, şi au tăbărît la munţii Abarim, înaintea muntelui Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.És elindulának Almon-Diblathaimból, és tábort ütének az Abarim hegységnél, Nébó ellenében.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Ils partirent d`Almon Diblathaïm, et campèrent aux montagnes d`Abarim, devant Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Iz Almon-diblataima pa se vzdignejo in se utabore na Abarimskih gorah, pred Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Ja he lähtivät Almon-Diblataimista ja leiriytyivät Abarimin vuoristoon vastapäätä Neboa.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Kế ấy , đi từ Anh-môn - Ðíp - la-tha-im và đóng trại tại núi A-ba-rim trước Nê-bô .
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Kế ấy, đi từ Anh-môn-Ðíp-la-tha-im và đóng trại tại núi A-ba-rim trước Nê-bô.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.알몬디블라다임에서 발행하여 느보 앞 아바림 산에 진쳤고
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Och de bröto upp från Almon-Diblataima och lägrade sig vid Abarimbergen, framför Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Og de drog fra Almon-Diblataima og leiret sig ved Abarim-fjellene, foran Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partieron de Almón-diblataim y acamparon en los montes de Abarim, frente al Nebo
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partiram de Almom-Diblataim, e acamparam-se nos montes de Abarim, defronte de Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Partirono da Almon-Diblataim e si accamparono ai monti Abarim di fronte a Nebo
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Så brød de op fra Almon Diblatajim og slog Lejr på Abarimbjergene over for Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.toen verder naar het gebergte Abarim, dichtbij de berg Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Von Almon-Diblathaim zogen sie aus und lagerten sich in dem Gebirge Abarim vor dem Nebo.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Και σηκωθεντες απο Αλμων-διβλαθαιμ, εστρατοπεδευσαν εις τα ορη Αβαριμ, κατεναντι Νεβω.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.И отправились из Алмон-Дивлафаима и расположились станом на горах Аваримских пред Нево.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.Като отпътуваха от Алмон-дивлатаим, разположиха стан на планината Аварим, срещу Нево.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.ויסעו מעלמן דבלתימה ויחנו בהרי העברים לפני נבו׃
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.ثم ارتحلوا من علمون دبلاتايم ونزلوا في جبال عباريم اما نبو.
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.從 亞 門 低 比 拉 太 音 起 行 、 安 營 在 尼 波 對 面 的 亞 巴 琳 山 裡
Almon-Divlataymadan ayrılıp Nevo yakınlarındaki Haavarim dağlık bölgesinde konakladılar.從亞門 低 比 拉 太 音 起行 、 安營 在 尼波 對面 的 亞巴琳 山裡
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.A keď odišli z Alúša, táborili v Refidime, a tam nemal ľud vody na pitie.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Au pornit din Aluş, şi au tăbărît la Refidim, unde poporul n'a găsit apă de băut.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Ði từ A-lúc và đóng trại tại Rê-phi-đim , là nơi không có nước cho dân_sự uống .
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Ði từ A-lúc và đóng trại tại Rê-phi-đim, là nơi không có nước cho dân sự uống.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.És elindulának Álúsból, és tábort ütének Refidimben, de nem vala ott a népnek inni való vize.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Hnuvše se pak z Halus, rozbili stany v Rafidim, kdežto lid neměl vody ku pití.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Ils partirent d`Alusch, et campèrent à Rephidim, où le peuple ne trouva point d`eau à boire.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.In odrinejo iz Alusa in se utabore v Rafidimu, kjer ni bilo vode, da bi ljudstvo pilo.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Ja he lähtivät Aaluksesta ja leiriytyivät Refidimiin; siellä ei ollut vettä kansan juoda.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.알루스에서 발행하여 르비딤에 진쳤는데 거기는 백성의 마실 물이 없었더라
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Och de bröto upp från Alus och lägrade sig i Refidim, och där fanns intet vatten åt folket att dricka.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Og de drog fra Alus og leiret sig i Refidim; der hadde folket ikke vann å drikke.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Partieron de Alús y acamparon en Refidim, donde el pueblo no tuvo agua para beber
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Partiram de Alus, e acamparam-se em Refidim; porém não havia ali água para o povo beber.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Partirono da Alus e si accamparono a Refidim dove non c'era acqua da bere per il popolo
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Så brød de op fra Alusj og slog Lejr i Refdim, hvor Folket ikke havde Vand at drikke.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Von Alus zogen sie aus und lagerten sich in Raphidim, daselbst hatte das Volk kein Wasser zu trinken.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.waar echter geen drinkwater voor het volk voorhanden was.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Και σηκωθεντες απο Αιλους, εστρατοπεδευσαν εν Ραφιδειν, οπου δεν ητο υδωρ δια να πιη ο λαος.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.И отправились из Алуша и расположились станом в Рефидиме, и не было там воды, чтобы пить народу.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.Като отпътуваха от Елус, разположиха стар в Рафидим, гдето имаше вода да пият людете.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.ויסעו מאלוש ויחנו ברפידם ולא היה שם מים לעם לשתות׃
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.ثم ارتحلوا من ألوش ونزلوا في رفيديم. ولم يكن هناك ماء للشعب ليشرب.
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.從 亞 錄 起 行 、 安 營 在 利 非 訂 、 在 那 裡 百 姓 沒 有 水 喝
Aluştan ayrılıp Refidimde konakladılar. Orada halk için içecek su yoktu.從亞錄 起行 、 安營 在 利 非訂 、 在 那 裡 百姓 沒 有 水 喝
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Aber Sie müssen für deren Reisekosten, Unterbringung und Verpflegung aufkommen.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Ale trzeba pokryć koszty dojazdu, zakwaterowanie i wyżywienie.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Cependant, vous devrez payer pour les frais de transport, d'hébergement et de nourriture.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.하지만 여비와 숙박료, 식사비 등은 제공해야 합니다.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Mas terá que pagar as despesas com viagens, alojamento e alimentação.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Pero tendrás que pagar gastos de viaje, alojamiento y alimentación.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Αλλά, θα πρέπει να πληρώσετε για τα οδοιπορικά, τη διαμονή και το φαγητό.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.Но им оплачивают проезд, размещение и расходы на питание.
Ama, ulaşım, konaklama ve yemek harcamalarını ödemek zorundasınız.אבל, אתם תצטרכו לשלם עבור עלויות הנסיעה, לינה והוצאות עבור מזון.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod