Komisyonun başkanlığına, 1 Kasım 2014'te Jean-Claude Juncker getirilmiştir.O atual presidente é Jean-Claude Juncker, que tomou posse a 1 de novembro de 2014.
The Economic Commission for Latin America - Latin Amerika Ülkeleri Ekonomik Komisyonu.Comitê Latinoamericano de Assuntos Financeiros.
Liderler Zirvesi ya da Avrupa Komisyonu tarafından alınan bu kararlar resmî gazetede yayınlanır.Estes estudos, sendo produzidos por ou para o Parlamento Europeu, são publicados no sítio Europarl.
ABD Menkul Kıymetler ve Döviz Komisyonu.Comissão de Títulos e Câmbio dos Estados Unidos.
Patreon rehinlerde % 5 komisyon alır.O Patreon leva 5% de comissão sobre as assinaturas.
Seçimler Merkez Seçim Komisyonu tarafından denetlenir ve düzenlenir.As eleições foram modelo e coordenadas pela Comissão Eleitoral.
New York şehrinin Manhattan bölgesinin imar planı olan 1811 Komisyonları Planı kabul edildi.O Commissioners' Plan of 1811 é um plano urbanístico da Cidade de Nova Iorque.
Ancak Güney Kore Hükümeti, komisyonun talebini dikkate almamıştır.O governo da antiga União Soviética realmente não pensou no meio ambiente.
Avrupa Komisyonu internet sitesindeki özgeçmişiEnquadramento dos DOP na página da Comissão Europeia
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Passaram pela Conciergerie durante o Terror 2278 condenados à morte.
Ve döndüğünde gel beni gör" Sonuç, Afrika Komisyonu'ydu."Enviar-los de volta a África", foi um tema comum.
Bu komisyonda iki keşiş ve iki sivil üye de bulunmaktaydı.Neste encontro estiveram presentes vários lideres religiosos e civis.
Bildiri, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonunca Haziran 1948'de hazırlandı.Direitos Humanos - baseado nos Artigos dos Direitos Humanos aprovados pela ONU em 1948.
İtalya ve İsviçre'deki Kiliselerin önemli komisyonlarında görev yapmıştır.Hij vervulde enige belangrijke commissies van kerken in Italië en Zwitserland.
Uluslararası Ödeme Bankası, Avrupa Birliği Komisyonu, IMF ve OECD, G-10 grubunun gözlemcileridir.De BIB, de Europese Commissie, het IMF en de OESO zijn waarnemers bij de groep.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.Inmiddels is ook de Europese Gemeenschap tot het OIV toegetreden.
İlerleyen senelerde aile işlerine yardım etti ve sigorta komisyoncusu oldu.Nadat hij een paar jaar geholpen had bij zijn familie werd hij verzekeringsagent.
Bir diğeri de komisyoncunun (borsa aracısı) riskidir.Dit heeft ook zijn impact op het werk van de politieman.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
Komisyonun başkanlığına, 1 Kasım 2014'te Jean-Claude Juncker getirilmiştir.Als voorzitter werd Barroso per 1 november 2014 opgevolgd door Jean-Claude Juncker.
Hapishanelerdeki durumu öğrenmek amacıyla bir komisyonun seçilmelidir.Deze beveelt een onderzoek naar de bewoners van de gevangenissen.
Her biri üç azadan meydana gelen üç komisyon (kelam, fıkıh ve ahlak) bulunmaktaydı.De entree bestond uit drie aan elkaar grenzende, rechthoekige zalen.
Murat, 2 Mayıs akşamı askeri bir komisyon kurdu.Murat stelde een militaire commissie in op de avond van 2 mei die onder leiding stond van Emmanuel de Grouchy.
Proje Avrupa komisyonu tarafından desteklenmektedir.Het project wordt gesteund door de Verenigde Naties.
Komisyon, ilk toplantısını 5 Temmuz'da gerçekleştirdi.De eerste training vond plaats op 5 juli.
Burada (Romanya) birliğin uyguladığı taktikler gelecekte NATO'nun Askeri Komisyonlarınca etüt edilecektir.Samen met troepen van NAVO-bondgenoten werden mariniers voortaan ingezet op de "flanken" van de NAVO.
KEİPA’nın üç tane ihtisas komisyonu bulunmaktadır.In Harkema staan drie rijksmonumenten.
Siona iki kez fullbright eğitim komisyonu ödülüne layık görüldü.Weelen ontving twee keer de Groot-Limburgse Veldeke Literatuurprijs.
Komisyon, iç savaşı sona erdiren 1992 Chapultepec Barış Anlaşmaları ile kuruldu.Rond 1990 werd onderhandeld over vrede wat in 1992 leidde tot de Vrede van Chapultepec.
(Birlikte bu konu üzerinde çalışmış olmaları ve Akademi Komisyonunun bilmesine rağmen.)(Er is ooit gezegd dat, hoewel kennis wordt verkregen door leren...
Pakistan Seçim Komisyonu üyeliği görevini de bu devrede üstlendi.Verder was er nog de kandidatuur van Pakistan.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Zijn vader was een verzekeringsagent.
Kurutulan üzümler köye gelen komisyonculara satılır.De geproduceerde hennepstengel werd aan rolreders in de Zaanstreek verkocht.
Programdan ayrılanlar, 15 Mart 2012'ye kadar satış komisyonları aldı.Premier Löfven kondigde verkiezingen aan voor 22 maart 2015.
Avrupa Komisyonu'na göre, "lüks araç" segmenti F-segmenti olarak sınıflandırılır.De Europese Commissie en autoverhuurbedrijven omschrijven deze klasse meestal als "C-segment".
İstihbarat Komisyonu’nda görev aldı.Hij diende bij de militaire inlichtingendienst.
Sanatsal Etkinlikler Komisyonu.De Materialen Commissie.
1988'de Başkan Reagan'ın AIDS Komisyonu'ndan önce White ile konuşma yaptı.W roku 1988, White przemawiał przed uformowaną przez prezydenta Reagana Komisją AIDS.
EBBA, 2004 yılında Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenmeye başlanan bir Avrupa Birliği ödülüydü.Nagroda EBBA powstała z inicjatywy Komisji Europejskiej w 2004 r.
Britanya durumu araştırmak için Peel Komisyonu'nu kurdu.Brytyjczycy powołali tzw. komisję Peela, która miała zbadać sytuację w Palestynie.
Babası sigorta komisyonculuğu yapıyordu.Jej ojciec pracował dla towarzystwa ubezpieczeniowego.
Üniversitede pek çok komisyonda görev yaptı.Na Uniwersytecie pełnił wiele funkcji.
Orada, 1944'ün Eylül ayında, sürgündeki Vichy hükümetinin Fransız Devlet Komisyonu başkanı oldu.Od września 1944 był w Berlinie prezydentem francuskiej Komisji Rządowej Vichy na Uchodźstwie.
Patreon rehinlerde % 5 komisyon alır.Patreon pobiera 5% prowizji od wpłat.
Sağlık ve Sosyal Yardım Komisyonu Başkanlığı yapmıştır.Przewodniczył Komisji Zdrowia i Pomocy Społecznej.
Savaştan sonra kulüp Savaş Hasar Komisyonu'ndan 22.278£ tutarında tazminat almıştır.Po wojnie klub otrzymał rekompensatę w wysokości 22 278 funtów.
Avrupa Komisyonu.Twoja Europa.
Komisyoncunun iflası durumunda bakiyeler % 100 ödenmektedir.Policjanci na chorobowym nadal będą dostawać 100 proc. pensji.
Ayrıca Avrupa Komisyonu da OECD'ye katılım gösterir.OECD zajmuje się też pomocą dla najbiedniejszych państw.
Ayrıca Adalet Komisyonu üyeliği de yaptı.Władze sądowniczą miała również sama Komisja Dobrego Porządku.
Dilekçe Komisyonu’nda çalıştı.Pracował w Komisji Petycji.
Ulusal Seçim Komisyonu.Państwa Komisja Wyborcza.
Şirketleşme komisyonun ana hedeflerinden biridir.Stąd wzajemna pomoc powinna być także jednym z głównych celów Zgromadzenia naszego.
Savaş bittikten sonra, BM tarafından çatışmaların kalbi olan Badme'de Eritre–Etiyopya Sınır Komisyonu kuruldu.Po zakończeniu konfliktu Komisja Graniczna ONZ ustaliła, że sporne miasto Badme należy do Erytrei.
22 Nisan 2013 tarihinde Avrupa Komisyonu, Sırbistan ile AB üyelik müzakerelerinin başlanmasını tavsiye etti.22 października 2010 roku Kosowo zadeklarowało gotowość podjęcia rozmów z Serbią pod auspicjami UE.
Komisyonculardaki mevduat çoğunlukla sadece belli bir miktarda koruma altına alınır.Te części znajdują się tylko częściowo pod ochroną.
1986'daki Challenger felaketini araştıran Rogers komisyonunda yer aldı.Zginął w Katastrofie promu Challenger w 1986.
1973-1977 yılları arasında Avrupa Komisyonu Başkanı.W latach 1973–1977 był przewodniczącym Komisji Europejskiej.
2002-2006 yılları arasında Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun üyesiydi.W latach 1982-1996 był członkiem Komisji Prawa Międzynarodowego.
Murat, 2 Mayıs akşamı askeri bir komisyon kurdu.Poddał się wojskom alianckim 2 maja w Novarze.