Bu düşüş kolayca emilir.鮮度が落ちやすい。
Görünür büyüklüğü 3,87 kadir olan yıldız, çıplak gözle kolayca gözlenebilir.視等級は3.87で、肉眼でみることができる。
Karakulaklar kolayca evcilleştirilebilir.棘波が賦活されやすい。
Gerektiğinde kıvrımlardan tutup çekerek kolayca çözülür.必要な場合はアクセルを踏み空ぶかしする。
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.可設定難易度。
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.小孩若在這樣的土地上玩耍,又將手放到嘴巴裡,很容易被感染。
Meyil bildiren nitelikler: Kolayca değişebilen niteliklerdir.不知道之可信,而乐于说之易合。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."凡你們所做的都要憑愛心而做。
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.依字面上來看,可以解釋為「可輕鬆閱讀的小說」。
Gerektiğinde kıvrımlardan tutup çekerek kolayca çözülür.如果需要,可以繞繩下降進行清潔。
Hafif olmasından ötürü cepheye paraşüt yardımı ile kolayca indirilebiliyordu.因為容易晒黑,所以一定要帶傘子上街。
Basit bir bilgisayar üzerine bile kurarak kolayca kullanılabilir.它应用于电脑系统也很容易。
Kolayca paniklenir.很容易就慌慌張張。
Ayrıca çok saftır ve kendisine söylenen her şeye kolayca inanır.她非常的可靠,任何事只要交給她都能夠解決。
Göz alıcı parlak kırmızı renkli şapkası kolayca ayırdedilmesini sağlar.要從紅帽子的手中逃脫據說是不可能的。
Tropik sularda, zemine kolayca karışarak saklanabilmektedir.蚯蚓可以直接混入土壤。
4" ile 6" arası teleskoplarla iyi gözlem koşullarında kolayca gözlenebilir.在足夠黑暗的天空下,使用4" 到 6"的望遠鏡就可以清楚的看到。
2008 yılında kolayca yeniden seçildi.2008年1月,再次当选。
Çünkü kalan son 2 elektron kolayca iyonize olabilir.富电子的羰基更容易反应。
Böylece isyan kolayca bitirilmiş oldu.此叛乱迅速平息。
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."당신은 당신께서 행하시는 그대로의 당신이시며, 당신은 당신의 있는 그대로의 당신이십니다.
Oyuncular her oyundan önce tartılır ve ağırlıkları vücutlarını kolayca görünebilecek noktalarına yapıştırılır.지휘자는 연주자들을 한눈에 볼 수 있는 중앙 위치에 서서 몸의 무게를 약간 벌린 양발에 고루 놓는다.
Görüntüler kolayca sosyal ağlar (Google+, Facebook, Twitter) ve diğer hizmetler ile paylaşılabilir.이미지들은 소셜 네트워크(구글+, 페이스북, 트위터)와 다른 서비스와 쉽게 공유가 가능하다.
Gölün güzelliği fazlasıyla övülür fakat bu göle kolayca erişilmez.하천의 흐름은 보기 쉽지만 호수의 움직임은 눈에 띄기 어렵다.
Bu düşüş kolayca emilir.이 비늘은 쉽게 떨어진다.
Böylece herkes tarafından kolayca benimsenebilirdi.따라서 대중 사이에 쉽게 받아들여지지 않았다.
Kolayca paniklenir.쉽게 욱하는 성격.
Bu tür talepler işlev sistemlerine kolayca tercüme edilebilir.번역자의 교리적인 편견이 번역에 쉽게 영향을 미칠 수 있다.
Aynı zamanda haritalar veya insan yüzleri olarak kolayca tanınabilen illüstrasyonlar da bulunur.지도나 사람의 얼굴로 인식될 수 있는 삽화도 존재한다.
Bu nedenle insanlara kolayca yakalanıyorlardı.이때문에 상대전적이 다 따라잡혀버리고 말았다.
Kolayca sıkıldıklarından çok sık iş değiştirebilirler ve hayalkırıklığı sorunu yaşarlar.실력은 상당히 뛰어나나 긴장을 자주 하는 탓에 종종 실패한다.
Ve kolayca sinirlenebilir.קשוחה ומתרגזת בקלות.
Ayrıca genellikle kolayca erişilemeyen mağaralarda bulunurlar.ולעיתים קרובות הן נמצאו במערות שאין אליהן גישה קלה.
Bu yüzden ölçülebilir bir kalite kriteri kolayca sübjektif hale gelebilir.לפיכך, שחזורי לסת מאוד מדויקים יהיו כעת אפשרים.
Kılkuyruk karada kolayca yürür ve canlı bir şekilde yüzer.הצב מותאם לחיים במים ויודע לשחות מהר.
SPT, suda kolayca çözünür. pH-nötr bir sıvıdır.אטימות-הוא עמיד בפני מים נוזליים אבל אדי מים יכולים לעבור דרכו (חומר נושם). pH נייטרלי.
İşlem ve doğruluk nemden kolayca etkilenir.עקרונות השיתוף והשוויון פועלים באופן מודע.
Kolayca evcilleştirilebilirler.ניתן להכין אותן בקלות בבית.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.מכל תפוצות המזרח פנו אליו בשאלות.
Kolayca paniklenir.Лесно изпада в паника.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Малките деца, играещи в подобна почва и бъркащи след това с ръце в уста, също лесно се заразяват.
Ayrıca çok saftır ve kendisine söylenen her şeye kolayca inanır.Доста е глуповат и вярва на почти всичко, което му се каже.
Akvaryumda kolayca çoğaltılabilir.Лесно се размножават в аквариум.
İnsanlara kolayca adapte olurlar.Много лесно се адаптират към присъствието на хората.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Той е толкова стабилен, че дори може да скача.
Ancak Rus ordusu Plevne'yi kolayca ele geçiremedi.Руският отряд обаче не бърза с потеглянето.
Çünkü kalan son 2 elektron kolayca iyonize olabilir.А двата електрона в последната s-орбита могат да бъдат откъснати много лесно.
Böylece herkes tarafından kolayca benimsenebilirdi.Той просто можеше да убеди всеки..
Şaplar, suda kolayca çözünürler ve tatlımsı bir tada sahiptirler.Имат кълбовидна форма и са лесно разтворими във вода.
Kolayca evcilleştirilebilirler.Могат доста лесно да бъдат опитомени.
Bu sanıya göre tüm sayılar, 1'e kolayca indirilebilir.Bu sayının büyüklüğüyle alakalı değildir.Важността на тази теорема е една от причините, поради които 1 се изключва от множеството на простите числа.
Kolayca nezle olurum.Лесно настивам.
Virillerden kolayca çıkarılabilmelidir.Трябва да се стерилизират лесно.
Peynir kolayca sindirilmez.Сиренето не се храносмила лесно.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Lako se zaraze i mlađa djeca koja se igraju takvom zemljom i potom ruke stavljaju u usta.
Görünür parlaklığı 10 kadir olan BD + 60 0631 yıldızının hemen aşağısında kolayca fark edilebilir.Jednostavno ju se može prepoznati jer se nalazi kod zvijezde magnitude 10 BD + 60 0631.
Gergi teli destekli direkler kalıcı olmak için tasarlanmışlardır ve kolayca sökülemezler.Cijeli Starfighter je dizajniran tako da bude lagan za održavanje.
İfadenin n=1 ve n=2 durumlarında kolayca sağlanabileceğini görmek zor değildir.Ľahko je možné overiť, že tvrdenie platí pre n = 2 a n = 3.
Hafif olması bu silahın elde kolayca taşınmasını da sağlıyordu.Hora dokonca dokázal nepozorovane vrátiť zbraň.
Bunlar kolayca her günkü durumlarda deneyimli olmayan fenomenleri araştırmak için oluşturulmuştur.Sú obyčajne vytvorené na skúmanie fenoménu, ktorý nie je možné zažiť v dennodennej situácii.