Bu kelime özellikle ciddi bulaşıcı ya da kolayca bulaşabilen hastalıkları tanımlamak için kullanılmaktadır.Betegnelsen ble gjerne brukt om alvorlige eller dødelige sykdommer.
2008 yılında kolayca yeniden seçildi.Han ble gjenvalgt i 2008.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Et måltid skulle helst innledes med frukt som ble ansett som lettfordøyelig, for eksempe epler.
Kısmi de riyolit kayalar kolayca tanınabilir akış dokular gösterir.Vingene har et lett gjenkjennelig ribbenett.
Çünkü yüksek demir ve çelik talebi bu yöntemler sayesinde kolayca karşılanabiliyordu.Per Ståle Lønning gikk hardt ut mot Hege Søfteland for dette.
M54, gökyüzünde ζ Sagittarii yıldızının yakınlarında kolayca bulunabilir.M54 mudah ditemukan di langit, dekat dengan bintang ζ Sagittarii.
POSIX standardını kullanan programlar bir sistemden diğerine kolayca taşınabilir.Program-program yang mendukung standar POSIX dapat secara mudah di-port dari satu sistem ke sistem lainnya.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Anak-anak yang bermain di tanah dan memasukkan tangan mereka ke mulut akan dengan mudah terinfeksi cacing ini.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Sebuah hidangan makanan yang ideal diawali dengan buah yang mudah dicerna, misalnya apel.
Bu etkiye sahip mutasyonların tarihsel dokusu kolayca incelenebilir.Hal ini memungkinkan pola historis dari mutasi genetik dapat dengan mudah dipelajari.
Bu kayaçlar kolayca sınıflandırılamaz.Pamflet ini tidak mudah diklasifikasikan.
Ayrıca çok sert bir derileri olup kolayca hasara uğramazlar.Selain itu, bulunya juga tidak mudah menggumpal serta tidak mudah kusut.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Allah akan memberikan balasan yang banyak kepadamu terhadap sedikit amal yang engkau lakukan.”
Yakıt deniz suyundan kolayca elde edilebilir.Kalium dapat juga diproduksi dari air laut.
Gergi teli destekli direkler kalıcı olmak için tasarlanmışlardır ve kolayca sökülemezler.Beberapa cincin leher tampaknya dirancang untuk dipakai secara permanen dan akan sulit dilepaskan.
Coğrafi yönleri anlamada son derece zayıftır ve kolayca kaybolur.Zoro sangatlah lemah dalam memahami arah geografikal dan sangatlah mudah tersesat.
Ses hızı kadar hızlı Sonic kolayca Robotnik'in kuvvetlerinden kurtulabilir ve onları alt edebilir.Secepat kecepatan suara, Sonic dapat dengan mudah berlari lebih cepat dan mengakali pasukan Dr. Eggman.
Bağırsak teller oldukça kırılgandırlar ve kolayca kopabilirler.Karena cangkang tiram cukup tajam dan dapat melukai tangan.
Bu nedenle üst sayfası kolayca yırtılabilir ve kullanımdan sonra yok edilebilir.Namun, pusaka Konta hanya bisa digunakan sekali saja, setelah itu ia akan musnah.
Böylece isyan kolayca bitirilmiş oldu.Namun pemberontakan-pemberontakan tersebut dengan mudah dipatahkan.
Bu tür bileşikler termodinamik olarak kararlıdır, ancak havada kolayca oksitlenebilirler.Senyawa ini merupakan senyawa termokromik yang mudah terdegradasi di udara.
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.Dalam buku-buku yang ditulisnya itu tampak pandangan Mintaredja yang bersifat moderat tentang Islam.
İçindeki sıvıyı kolayca dökebilmeye yarayan uzun bir ağzı vardır.Waktu yang sangat cukup untuk membuat hatinya terpaut di sana.
Çünkü bu antilobun çok iri olan koku bezleri kolayca göz sanılabilir.Piringan-piringan antena parabola yang dapat digerakkan sangat digemari.
İnsanlara kolayca adapte olurlar.Nggak mudah menyesuaikan dengan Kapten.
Basit bir bilgisayar üzerine bile kurarak kolayca kullanılabilir.Data digital juga dapat diciptakan dengan mudah.
Eğer bir resmin ölçek çubuğu varsa, magnifikasyon kolayca hesaplanabilir.Jika jarak sebuah bintang diketahui, misalnya dengan mengukur paralaksnya, maka luminositasnya dapat dihitung.
Zarar gördüklerinde veya kapasiteleri yetersiz geldiğinde kolayca yenileriyle değiştirilebilir.Sebab, jika ada yang kecapaian atau berhalangan hadir, maka menggantinya.
Ve kolayca sinirlenebilir.Dan hal itu sempat membutnya marah.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Trẻ nhỏ chơi đùa ở đất bị nhiễm và đưa tay vào miệng cũng dễ dàng bị lây nhiễm bệnh.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.Cấu trúc bị nghiêng về phía tây rất dễ nhận thấy.
İçerik oluşturucuların 3D nesnelere kolayca erişmesi ve paylaşması amacıyla oluşturulmuştur.Nó được thiết kế để cho phép người sáng tạo dễ dàng chia sẻ và truy cập các đối tượng 3D.
Çünkü C-H bağı olmayan karbon tetraklorür, kolayca serbest radikal reaksiyonuna girmez.Do không có liên kết C-H, cacbon tetraclorua không dễ dàng tham gia các phản ứng gốc tự do.
Normal bir laboratuvar spektroskobu 2 nm ile 2500 nm arasındaki dalgaboylarını kolayca algılayabilir.Một phòng thí nghiệm quang phổ thông thường có thể phát hiện bước sóng từ 2 nm tới 2500 nm.
Ve kolayca sinirlenebilir.Anh ấy rất dễ bị kích động.
Böylece isyan kolayca bitirilmiş oldu.Tuy nhiên, cuộc nổi loạn nhanh chóng bị dập tắt.
Aynı zamanda haritalar veya insan yüzleri olarak kolayca tanınabilen illüstrasyonlar da bulunur.Có những hình có thể dễ dàng nhận ra là bản đồ hay mặt người.
Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Tuy là bạn của Doraemon nhưng cậu lại rất ghen tị với Nobita về tài bắn súng.
Hızlı büyüme yapar ama kısa ömürlüdür ve kolayca fırtınalardan zarar görür.Sinh trưởng nhanh nhưng Vông đồng dễ bị tổn thương do gió bão.
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.Hắn ta thay đổi thái độ của mình một cách nhanh chóng và cũng từ bỏ nhanh chóng mọi thứ.
İsimlerin kabulü için kriter bu isimlerin İzlandacaya kolayca eklenip eklenemeyeceğidir.Khái niệm này không dễ dàng cho các Kế toán viên để chấp nhận do thiếu logic.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.そのような土で小児が遊んだり、汚染された土を触った手を口に入れたりしたときにも容易に感染する。
Apple'ın genel iş felsefesi kolayca mevcut şirket projelerine entegre edilebilir küçük şirketler edinmektir.アップルの経理理念は、既存のプロジェクトに容易に統合できる小規模企業を獲得することである。
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.難易度の設定を行っている。
2008 yılında kolayca yeniden seçildi.2008年の選挙では簡単に再選した。
Çok iyi bir eğitim gördüğü eserlerinden kolayca anlaşılabilmektedir.お前が学んだ最良のものは積極的に取り入れなさい。
Bu insanlardan dinlediklerinin izlerini yazdığı kitaplarda kolayca görmek mümkündür.通信簿に「人の話を聞いていない」とよく書かれる。
İfadenin n=1 ve n=2 durumlarında kolayca sağlanabileceğini görmek zor değildir.これはn=2の場合は容易に確かめられる。
Bununla beraber Naruto, bundan kolayca ürker.そのため結果としてニッチ(少数派)を対象とすることが多い。
Halbuki kuzeyden bu arazilere daha kolayca ulaşım imkanı bulunmaktadır.このため自動車でのアクセスは北口より容易である。
Yapılan slaytların kopyaları kolayca çıkarılabiliyordu.捕まえたポケモンがなつきやすくなる。
Ayrıca Fermi seviyelerdeki farklılıklar, voltmetre ile kolayca ölçülebilir.フェルミ準位の差は電圧計で簡単に測定することができる。
Yakıt deniz suyundan kolayca elde edilebilir.水により、容易に抽出される。
Bundan sonraki aşamalar ise kolayca atlatılabilir.この間は簡単に追い越すことが可能である。
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.柔らかく着火しやすいが、もろく崩れやすい。
Üretilen proton ise yeterince enerjiye sahip olmadığından kolayca tespit edilemez.生成される陽子は簡単に検出されるほど十分なエネルギーを持っていない。
Yalnızca kaleciler, öbür oyunculardan kolayca ayırt edilebilmesi için farklı renkte forma giyerler.また、他のポジションの選手と見分けが付きやすくするため、異なる色のユニフォームを着用する。
Bu nedenle insanlara kolayca yakalanıyorlardı.そのため、それらに簡単に捕食されてしまうと考えられる。
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.単純な性格であり、他人の言うことを鵜呑みにしたりすぐに立場を変えたりもする。
Bu özelliği ile diğer köknar türlerinden kolayca ayırt edilir.この独特の風貌で他の魚と容易に区別できる。