Ana içeriğe geç
Sözlük

kolayca ile cümle

kolayca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akito’nun ulaşabileceğinden öteye kolayca kaçabilir.Dooku escapa com facilidade.
Fötal dolaşıma ve süte kolayca geçerler.Em regra, passam a placenta e leite.
Böylece herkes tarafından kolayca benimsenebilirdi.Agora, ... ela pode finalmente ser praticada por todos.
Genelde mantıklı ve iyi kalpli biri olsa da Cartman tarafından kolayca manipüle edilebilir.Ele é bonito e inteligente, mas, por algum motivo, facilmente manipulado por Nagisa.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.São facilmente confundidos com besouros.
Bağırsak teller oldukça kırılgandırlar ve kolayca kopabilirler.Tipicamente, as cascas são frágeis mas fáceis de remover.
Akıllı olduğu savına rağmen saftır ve kolayca aldanır.Mas, embora inteligente, ele é ingênuo e facilmente manipulado.
Oraya otobüsle kolayca gidebilirsiniz.Você pode facilmente chegar lá de ônibus.
Cerrahi olarak kolayca çıkarılabilirler.Deze kunnen chirurgisch worden verwijderd.
Plan keşfedildi ve kolayca bastırıldı.Het plan werd echter ontdekt en relatief gemakkelijk onderdrukt.
Ve kolayca sinirlenebilir.Ze wordt makkelijk kwaad.
PCR kolayca işlenir ve ucuzdur.PCP is vrij goedkoop en gemakkelijk te maken.
Kızıl saçı ve sakalı ile stereotip İskoç aksanı ile kolayca tanımlanabilir.Hij is gemakkelijk te herkennen aan zijn rode haar en baard en zijn sterke Schotse accent.
Nezle üst solunum yolunda görülen ve kolayca yayılan bir enfeksiyondur.Verkoudheid is een infectie van de bovenste luchtwegen die zich makkelijk verspreidt.
Onu bilenler onun çok kolayca taktikler bulup hiç zorluk çekmeden bunları uygulandığını belirtmişlerdir.Zij die hem kenden en van hem hielden zullen hem missen."
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.Door de uitlopers kan het makkelijk open plekken opvullen.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Ze kunnen makkelijk worden verward met regenwormen.
Bu düzenlemeyle o şimdi bütün zamanlar için kolayca ayırdedilebilir olacaktır.Met haar stem is ze nog steeds klaar om op elk moment te antwoorden.
Fransa'ya, kolayca döndüler.Zij keerden spoedig terug naar Frankrijk.
İmzalandıktan sonra kolayca göz ardı edilebilirdi.Toch had hij gemakkelijk gediskwalificeerd kunnen worden.
Böylece fonksiyonelliği, "Bindinglerle" (bağlantılarla) kolayca dahil ve adapte edilebilir.Daardoor kan de functionaliteit door het toevoegen van bindingen eenvoudig aangepast worden.
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.Bomen van deze soort kunnen erg oud worden.
Ciddi sorunlara yol açabilir ancak zamanında teşhis edilirse antibiyotiklerle kolayca tedâvi edilebilir.Als de ziekte op tijd herkend wordt, kan ze vrij gemakkelijk behandeld worden met antibiotica.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Dit komt doordat hij zeer dik is, en daardoor makkelijk de klappen opvangt.
Bu nedenle insanlara kolayca yakalanıyorlardı.De bende kan makkelijk opgepakt worden.
Bu sayede sayıca sütünlüğünü kullanacak olan müttefikler Napolyon’u kolayca bertaraf edecektir.Ze worden door de varkens zo gemanipuleerd dat ze Napoleon steunen.
Namlu ileriye doğru kendi izasında kolayca çıkarılıp tekrar içeri sokulabilir.Dat lukt hem, zodat ook I Oen zelf rustig meegenomen en voorgeleid kan worden.
İsimlerin kabulü için kriter bu isimlerin İzlandacaya kolayca eklenip eklenemeyeceğidir.Het zal duidelijk zijn dat de namen van hun leden niet zomaar door de loges bekend worden gemaakt.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Zostanie wam zapłacone tylko za to, co czyniliście.
Bu nedenle, bir kullanıcı internet üzerinden ekip üyeleri arasında kolayca fotoğraf paylaşabilir.Dlatego użytkownik może z łatwością udostępniać zdjęcia wśród członków zespołu za pośrednictwem Internetu.
Kolayca paniklenir.Łatwo wpada w panikę.
Bu cisimler, belirlenmeleri daha kolay olduğu için kolayca saptanmaktadırlar.Zalecane jest stosowanie tych drugich, gdyż są bezpieczniejsze.
Saf metal haldeyken yumuşaktır ve jilet ile kolayca kesilebilir.Lit metaliczny jest tak miękki, że można go ciąć nożem.
İri yıldızlar çok aydınlıklardır ve bu yüzden kolayca seçilebilirler.Nie zawiera jasnych gwiazd, jest więc łatwy do przeoczenia.
SPT, suda kolayca çözünür. pH-nötr bir sıvıdır.Jest łatwo rozpuszczalny w wodzie – roztwór ma barwę fioletową.
Çözünürlüğü kolayca ikili bölünme ile artırılabilir.Najłatwiej jest rozmnażać ją przez podział.
Yakutlarla kolayca anlaşabilirler.Sadzonki łatwo się korzenią.
Luristan Atabeyliği kolayca ele geçirildi.Talent Lukathera został szybko dostrzeżony.
Bir buzdolabını raflarıyla birlikte kolayca yiyebilir.Lubi odpoczywać mając w zasięgu pełną lodówkę.
Bu öğeler izleyicinin kolayca algılayabileceği bir şekilde birbirinden ayrılmaktadır.Zgodnie z tym przekazem tacy kochankowie mogą się bardzo szybko rozstać.
İnsanlarla birlikte yaşamaya kolayca adapte olurlar.Dość łatwo adaptująca się do kontaktów z człowiekiem.
Doraemon, Dorayaki'ye bağımlı olmuştur ve Nobita'nın tuzaklarına kolayca kanar.Doraemon jest uzależniony od dorayaki i wpada w każdą pułapkę z nimi związaną.
İsimlerin kabulü için kriter bu isimlerin İzlandacaya kolayca eklenip eklenemeyeceğidir.Takiej nazwy nie możemy uściślić dodając cech do konotacji.
Denize kolayca ulaşılır.Duży dostęp do morza.
Köpek basit komutları fazla tekrara gerek bırakmadan kolayca öğrenebilir.Gąsienicojad reunioński może być trudny do zauważenia i łatwo przeoczony.
Ve kolayca sinirlenebilir.Han blir lätt arg.
1952 yılına kadar Doğu Almanya ile Batı dünyası arasındaki sınır, birçok yerde kolayca geçilebiliyordu.Fram till 1952 kunde gränserna mellan Östtyskland och de Västtyskland enkelt passeras på de flesta ställen.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.De kom från alla trakter i Västern.
Bunlar kolayca gerçek fosiller ile karıştırılabilir.Dessa individer kan lätt förväxlas med strimmig skunk.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.En måltid skulle helst inledas med frukt som ansågs lättsmält, exempelvis äpplen.
Çocuk doktorları mısır nişastasını talka tercih eder, çünkü kolayca inhale edilemez.Barnläkare föredrar i allmänhet majsstärkelse framför talk eftersom det är osannolikt att det inandas lätt.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Genom att använda ekvivalensprincipen generaliseras tensorn lätt till krökt rumtid.
Bu çizgiler sayesşnde kolayca ayırt edilebilirler.Dessa utslag kan lätt missas.
Kolayca sudan yükselebilmesine rağmen tehlikeden kurtulmak için uçmakta ziyade dalmayı tercih ederler.Den föredrar att fly från faror genom att dyka framför att flyga, även om den lätt kan lyfta från vattnet.
Yine de şekli, ince ve uzun boynu ve uzun gri gagasıyla kolayca ayırtedilebilir.Den är ändå lätt igenkännlig på sin form, långa hals och långa grå näbb.
Harap durumda olan hasahırlar kolayca ortadan kaldırılıp hafriyat yapılabildi.De som föreställde grekiska gudar togs troligtvis bort avsiktligt och kan ha förstörts.
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Läs, jämför, innan du köper.
Sulu asitlerle kolayca sabunlaşır.Seamus är väldigt duktig på att spränga saker.
Ichigo istemsizce Rukia’nın güçlerinin hepsini alır ve hollowu kolayca yener.Ichigo blir med Rukias krafter en Shinigami och lyckas döda hollow.
Ebrehe kimselerin olmadığı şehri kolayca ele geçirebileceğini düşünür ancak filler Mekke'ye doğru ilerleyemez.Staden är nämligen så otäck att inte ens trollocker brukar våga sig in där.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kolayca ile cümle - Sayfa 14 - kolayca kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App