Ana içeriğe geç
Sözlük

kolayca ile cümle

kolayca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Brooklyn ile New York arasında konuşmak gibi kolayca Çin'le telefonla konuşmak mümkün olacak."Нам будет так же просто позвонить в Китай, как теперь — позвонить из Нью-Йорка в Бруклин».
Kolayca paniklenir.Легко поддается панике.
Batıdan gelen her akın onları kolayca aşabildi.От него местность плавно поднималась к западу.
Bununla beraber Naruto, bundan kolayca ürker.В рельефе Менрва выражена слабо.
İstenilen şekil kolayca hazırlanabilir.Ему сравнительно легко можно придать желаемую форму.
Cerrahi olarak kolayca çıkarılabilirler.Относительно легко устраняется хирургическим путём.
Bir haloklin kolayca oluşturulabilir ve bir içme bardağı veya başka bir kap içinde görülebilir.Галоклин легко можно воспроизвести и наблюдать в стакане или другом прозрачном сосуде.
O zaman ne yaparsanız kolayca yaparsınız."Так что Вы делаете то, что Вы можете».
Çünkü yüksek demir ve çelik talebi bu yöntemler sayesinde kolayca karşılanabiliyordu.Местные железо и сталь высоко ценились за прочность.
İri yıldızlar çok aydınlıklardır ve bu yüzden kolayca seçilebilirler.Массивные звёзды обладают высокой светимостью, поэтому их несложно обнаружить.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Застолье должно было начинаться с легко перевариваемых фруктов, например, яблок.
Bulutsudaki en parlak yıldız 8,24 görünür parlaklığıyla iyi bir dürbünle kolayca gözlenebilir.Самые яркие звёзды имеют видимый блеск +8,24, их можно увидеть в хороший призменный бинокль.
Meyil bildiren nitelikler: Kolayca değişebilen niteliklerdir.Это те блага, потребление которых при прочих равных условиях остаётся неизменным.
Kolayca bulmak ve kopyaları birleştirme.Жаль, что не удалось собрать всех вместе и сфотографировать.
Toz halindeki magnezyum kolayca tutuşur ve parlak bir alevle yanar.Магниевая стружка легко загорается от искр и быстро горит жарким пламенем.
Ancak, Klarceti’nin bu krallığa katılması kolayca olmamıştır.Но Вильгельм так никогда и не побывал в своём королевстве.
İnsanlara kolayca adapte olurlar.Легко адаптируются к присутствию людей.
Çok yumuşaktır bu yüzden kolayca dövülebilir.Очень агрессивен, его можно легко взбесить.
Bu sayede bardağın üstünde kolayca yok olmayan bir köpük tabakası oluşturulur.Поэтому не ставят на стол лишние рюмки и стаканы.
Her şeye kolayca inanır ve hemen fikir değiştirir.Он быстро думает и быстро принимает решения.
Günümüzün bilgisayar destekli saniyelik analizlerinde iki tarafın da hatalı hamleleri kolayca fark edilebilir.Оба раза защиты были провалены, по мнению современных исследователей, несправедливо.
Mavimsi rengi gözle her zaman kolayca görülmez.Глаза светло-бирюзового цвета, всегда хмурится.
Hatalar: Yapılan hatalardan kolayca nasıl geri dönülebilir?Почему не удается устранять ошибки более аккуратно?
Ayrıca genellikle kolayca erişilemeyen mağaralarda bulunurlar.كما انها غالبا ماتقع في مناطق من الكهوف لايمكن الوصول اليها بسهولة.
Eğer bu değerlerden biri hesaplanırsa diğeri kolayca bulunabilicekti.لذلك لمعرفة قيمة أحدهما يتم حساب الآخر.
İnsanlara kolayca adapte olurlar.بعض الناس قد يعتاد على التكيف بسهولة.
Bu sebeple Attila, İtalya yolunu bir kale-şehir olan Aquilia'nın surları altına kadar kolayca katetmiştir.ولهذا قطع اتتيلا طريق إيطاليا بسهولة حتى وصل حتى اسوار اقويلا(Aquilia)التي تعد قلعة-مدينة.
Kolayca evcilleştirilebilirler.ويمكن إخفاؤها بسهولة.
Claudius, karısı ve azatlı köleleri tarafından kolayca etki altına alınabilmesiyle ünlüydü.وكان كلوديوس وزوجته يمكن بسهولة ان يتأثروا بالمعتقون لانه كان مشهورين.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.فمن المثالي ان تبدأ الوجبة بتناول فاكهة سهلة الهضم مثل التفاح.
Ve kolayca sinirlenebilir.كما أنه يغضب بسرعة ويستفز بسهولة.
Bu tırtıklı görünüm mikroskop altında kolayca incelenebilir ve yün elyafın tanınmasında karakteristiktir.هذه الغدد غير واضحة أو يمكن الشعور بها أثناء فحص الرقبة.
Aşırı heyecan hallerinde kendini kolayca kaybediyor olma.انتبه لنفسك عندما تكون في نوبة من الهلع.
Bitkileri kolayca kapalı yerden açık yerlere taşıyabilmeye yarar.ويتم نقل الآلات بسهولة على شاحنات من موقع إلى موقع.
Karakulaklar kolayca evcilleştirilebilir.الكبسولات من السهل التعامل معها.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Kolayca bilinen iki kelimelik bilimsel isim diğer altı basamak ile de tanımlanabilir.و لسوء الحظ، اسمها من الصعب جدا أن يقرأ، و قد تكون مكتوباً بثلاثة رموز أسماك.
Dölüt, gebeliğin ilk aylarında kolayca ve tehlikesizce alınabilir.عودة الأشياء المقترضة في الوقت المناسب و دون عناء .
Bu halkalardan ağacın yaşı kolayca anlaşılabilir.لذا فيمكن الحكم على عمر الشجرة من عدد هذه الحلقات.
Plastik kolayca yanmaz.لا يحترق البلاستيك بسهولة.
M54, gökyüzünde ζ Sagittarii yıldızının yakınlarında kolayca bulunabilir.M54 é facilmente encontrado no céu, estando perto da estrela ζ Sagittarii.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
Bu yüzden Truva Savaşı'na katılmak için kolayca ikna edilmiştir.Dessa forma ela foi facilmente convencida a entrar na Guerra de Troia.
Bununla birlikte, Cafer han onları kolayca yenmeyi başarmasıyla.Entretanto, Jafar Cã conseguiu derrotá-los facilmente.
Ve kolayca sinirlenebilir.Fica irritada facilmente.
Yemeğe, en çok, elma gibi kolayca sindirilebilen bir meyveyle başlanırdı.Uma refeição idealmente se iniciava com frutas facilmente digeríveis, como maçãs.
Plan keşfedildi ve kolayca bastırıldı.Entretanto, o plano foi descoberto e facilmente suprimido.
İki kardeş birlikte bu Alp yerlilerini kolayca bozguna uğrattılar.Os irmãos juntos então derrotaram facilmente as tribos alpinas.
İmzalandıktan sonra kolayca göz ardı edilebilirdi.Ela podia, entretanto, ser facilmente apagada logo após a escrita.
Eşitlik ilkesini kullanarak bu tensör kolayca eğri uzay zamana genelleştirilir.Usando o princípio da equivalência, este tensor é prontamente generalizado para o espaço-tempo curvo.
Osechi, bentō kutularına benzeyen jūbako (重箱) isimli özel kutularıyla kolayca tanınabilir.É facilmente reconhecido por suas caixas especiais chamadas jūbako, que se assemelham a caixas de bentō.
Ayrıca genellikle kolayca erişilemeyen mağaralarda bulunurlar.E sempre aparecem em áreas que são de fácil acesso.
Kolayca evcilleştirilebilirler.São facilmente redecoláveis.
Normal bir laboratuvar spektroskobu 2 nm ile 2500 nm arasındaki dalgaboylarını kolayca algılayabilir.Um espectroscópio comum pode detectar comprimentos de onda de 2 nm a 2500 nm.
Eğer bu değerlerden biri hesaplanırsa diğeri kolayca bulunabilicekti.Se se conhecem dois deles, o terceiro pode ser calculado.
İnsan, hayvan ve taşıt trafiğinin hızla, kolayca ve emniyetle ilerlemesine yardımcı olur.Nick promete-lhe dinheiro, sucesso e mulheres, rápida e facilmente.
Basit bir bilgisayar üzerine bile kurarak kolayca kullanılabilir.As soluções podem ser facilmente geradas por um programa de computador simples.
Kolayca kehribar sanılır.É supostamente comestível.
Uygulamalar bir fiziksel sunucudan diğerine kolayca transfer edilebilmektedir.Contudo, é possível se transitar de uma ZOC inimiga para outra.
Bütün bileşiklerinden kolayca metalik hale indirgenebilir.Mas elas mesclam isso tudo com metal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod