Bu kolay iş değildi.It wasn't easy work.
Tom'a ulaşmak kolaydır.Tom is easy to reach.
Tom'un kolon kanseri vardı.Tom had colon cancer.
Başkalarının hatalarını fark etmek kendi hatlarımızı farketmekten daha kolaydır.It's easier to recognize other people's mistakes than our own.
Tom'un soyadı telaffuz etmek kolaydır.Tom's last name is easy to pronounce.
O yeterince kolay.That's easy enough.
Nefret etmek çok kolaydır.Hating is so easy.
Kolayca kazandım.I won hands down.
Bu ne kadar kolay?How easy is this?
O ne kadar kolay?How easy is that?
Kuzenimin büyük aksiyon figürleri koleksiyonu var.My cousin has a large collection of action figures.
Onun sağ kolunda iki bileziği var.She has two bangles on her right arm.
Hayat hâlâ kolay değil.Life still isn't easy.
Mary kollarını Tom'nun boynuna attı.Mary threw her arms around Tom's neck.
Tom Mary'yi kollarına almak ve onu öpmek istedi.Tom wanted to take Mary in his arms and kiss her.
Tom Mary'yi kollarına aldı ve onu öptü.Tom took Mary in his arms and kissed her.
Tom pul kolleksiyonumu görmek istedi.Tom wanted to see my stamp collection.
O onu kollarında tutmayı istedi.He longed to hold her in his arms.
Tom yeşil bir vinil koltuğa oturdu ve bütün gün bira içti.Tom sat in a green vinyl armchair and drank beer all day.
Oraya vardığımızda, hepimiz muhtemelen koleradan öleceğiz.When we get there, we'll all probably die of cholera.
Tom'un onun kolunun altında bir şeyi var.Tom has something under his arm.
Tom bebek arabası koltuğunun nasıl uygun biçimde kurulacağı konusundaki talimatları okudu.Tom read the instructions on how to properly install an infant car seat.
Seni güvensiz yapmak bu kadar kolay mı?Is it this easy to make you unsure?
Tom kolejde dilbilim okudu.Tom studied linguistics in college.
Mary makul bir kadındı ve o onun kocasının isteklerini yerine getirmesini kolaylaştırdı.Mary was a reasonable woman and that made it easy for her husband to fulfill her wishes.
Yeni başlayanlar için kolay cümleler yazdım..I've written some easy sentences for beginners.
Bebeği araba koltuğuna koyabilir misin?Can you put the baby in the car seat?
Geyik izlerini tanımlamak kolaydır.Deer tracks are easy to identify.
Tom koleje gitmek için para ödünç aldı.Tom borrowed money to go to college.
Bir kitap yazmak için zaman bulmak kolay değildir.Finding time to write a book is not easy.
Kollarında güvende hissediyorum.I feel safe in your arms.
Tom kolunu yaktı.Tom scalded his arm.
Tom bana köle gibi davranıyor.Tom treats me like a slave.
Tom'un nerede koleje gittiğini nasıl bildin?How did you know where Tom went to college?
Tom koleradan öldü.Tom died from cholera.
Tom'u bize yardım etmesi ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to help us.
Evlilik ve ilişkiler köleliktir.Marriage and relationships are slavery.
Tom'u kolayca yenebileceğini biliyordum.I knew you could beat Tom easily.
O koltuğa otur ve kendini sakinleştirmeye çalışSit down on that chair and try to calm yourself.
Benden bu kadar kolayca kurtulacağını sanma.Don't think you're gonna get rid of me that easily.
Hamile olup olmadığınızı öğrenmek günümüzde kolaydır.It's easy nowadays to find out if you're pregnant or not.
Tom koleje girmeme yardımcı oldu.Tom helped me get into college.
Artık onu yapmayı çok kolay bulmayacaksın.You won't find it so easy to do that anymore.
Bu kolay olmayacak. Seni uyarıyorum.It's not gonna be easy. I warn you.
Hayatta hiçbir şey kolay değildir.Nothing in life is easy.
Sizin durumunuzdaki bir kadın kolayca bir ülser geliştirebilir.A woman in your situation could easily develop an ulcer.
Tom sadece bunun çok kolay görünmesini sağlıyor.Tom just makes it look so easy.
Tom'u ayrılmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to leave.
Tom, değişimin kolay olmayacağını biliyor.Tom knows change won't be easy.
Fadıl koleje gitti.Fadil went to college.
Kolayca hayal kırıklığına uğrar mısın?Are you easily frustrated?
Tom kolayca mahcup olur.Tom gets embarrassed easily.
İhtiyacımız olan şeyi satın almak ne kadar kolay olacak?How easy will it be to buy the stuff we need?
Tom'u para bağışı yapmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to donate money.
Tom düştüğünde kolunu incitti.Tom hurt his arm when he fell.
Tom'u onu yapmamaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom not to do that.
Tom'u bulmak bizim için kolay olmayacak.It won't be easy for us to find Tom.
Bunu yapmak bizim için kolay olmayacak.It won't be easy for us to do this.
Onu yapmak bizim için kolay olmayacak.It won't be easy for us to do that.
Avustralya'da bir silah satın almak ne kadar kolaydır?How easy is it to buy a gun in Australia?