Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'dan yardım almak kesinlikle kolay değildi.It certainly wasn't easy to get Tom to help.
İnsanlar Tom'un yaşında kolayca yeni arkadaşlar edinmezler.People Tom's age don't make new friends easily.
Kolun kırılmadığı için mutluyum.I'm glad that your arm isn't broken.
Kolu çektim.I pulled the lever.
Fransızca, öğrenmek için kolaydır.French is easy to learn.
Kolay bir yarış değildi.It wasn't an easy race.
Onu yapmak kolaydır.It's easy to do that.
Böyle bir günde mutlu olmak çok kolay, değil mi?It's so easy to be happy on a day like this, isn't it?
Ben kolayca yorulurum.I tire easily.
Vücut buğdayı diğer karbonhidratlardan daha kolay sindirir.The body digests wheat more easily than other carbohydrates.
Tom birlikte yaşamak için en kolay kişi değildir.Tom isn't the easiest person to live with.
Bir koltuğu ayırttım.I reserved a seat.
Tom bir kolunu kaybetti.Tom lost an arm.
Düşündüğün kadar kolay kandırılır değilim.I'm not as gullible as you think I am.
Kolayca yorulurum.I get tired easily.
Kolayca sinirlenirim.I get angry easily.
Her zaman arkanı kolla.Always watch your back.
Fadıl kolej boyunca Leyla'yla flört etmeye devam etti.Throughout college, Fadil continued to date Layla.
Fadıl minibüsünün ön koltuğunda ölü bulundu.Fadil was found dead in the front seat of his minivan.
İlk yerleşimciler için hayat kolay değildi.Life wasn't easy for the early settlers.
Bu arabanın sadece iki koltuğu mu var?Does this car only have two seats?
Fadıl polisin işini kolaylaştırmaya çalıştı.Fadil tried to make the police's work easy.
Tom yavaşça kapı kolunu çevirdi ve sessizce odaya girdi.Tom slowly turned the doorknob and entered the room quietly.
Tom sessizce kapı kolunu çevirdi ve parmak uçlarına basarak odaya gitti.Tom quietly turned the doorknob and tiptoed into the room.
Tom kolay anlaşılır açıklamalar vermede iyidir.Tom is good at giving easy-to-understand explanations.
Tom kolejden mezun olduktan kısa süre sonra yurt dışına çıktı.Tom went abroad soon after he graduated from college.
Tom'la iyi geçinmek eskisi kadar kolay değil.Tom isn't as easy to get along with as he used to be.
Polis, Tom'un parmak izlerini kapı kolunun üzerinde buldu.The police found Tom's fingerprints on the doorknob.
Mary'yi ona yardım etmesi için ikna etmek Tom için kolaydı.It was easy for Tom to convince Mary to help him.
Tom, arabasının ön koltuğunda ölü bulundu.Tom was found dead in the front seat of his car.
Tom'un Mary'yi onu yapması için ikna etmesi kolaydı.It was easy for Tom to convince Mary to do that.
Fransızcayı iyi bir şekilde konuşmak kolay değildir.It's not easy to speak French well.
Fransızcayı iyi konuşmak kolay değildir.It isn't easy to speak French well.
Tom'la iyi geçinmek çok kolay değil.Tom is not so easy to get along with.
Tom'la anlaşmak çok kolay.Tom is very easy to get along with.
Tom, Mary'ye bir inci kolye satın aldı.Tom bought Mary a pearl necklace.
Tom'un kolunun kesilmesi gerekiyor.Tom's arm needs to be amputated.
Seninle konuşmak kolay.You're easy to talk to.
Tom Mary için bir kolye aldı.Tom bought a necklace for Mary.
Tom'un onu yapması kolaydı.It was easy for Tom to do that.
Bu, Tom'un beklediğinden daha kolaydır.This is easier than Tom expected.
"Fransızca öğrenmek kolay mı?" "Şey, Keltçe'den daha kolay.""Is it easy to learn French?" "Well, it's easier than Gaelic."
Sami kurşunu Leyla'nın kolundan çıkardı.Sami cut the bullet out of Layla's arm.
En kolay dil nedir?What's the easiest language?
Bir yalana inanmak genellikle doğruya inanmaktan daha kolaydır.A lie is often easier to believe than the truth.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu inkar etmedi.Tom didn't deny that he was the one who stole Mary's diamond necklace.
Tom, Mary'nin elmas kolyesini çalan kişi olduğunu itiraf etti.Tom admitted that he was the one who stole Mary's diamond necklace.
Sen her zaman anlaşılması çok kolay biri oldun.You've always been a very easy person to get along with.
Tom gibi birini kolayca değiştiremezsin.You can't easily replace someone like Tom.
Seninle iyi geçinmek her zaman kolaydı.You've always been easy to get along with.
Seninle konuşmak çok kolay.You're very easy to talk to.
Tom, Mary'yi kolundan yakaladı.Tom seized Mary by the arm.
Çevirmek, ters çevirmekden daha kolaydır.Translation is easier than reverse translation.
Onun babası kollarında öldü.Her father died in her arms.
Kolum şimdi iyi.My arm is fine now.
Kollarım şimdi iyi.My arms are fine now.
Yaşam kolay değil.Life is not easy.
Devler kolayca düşerler.Giants fall easily
Tom kolunu onun omuzuna sardı.Tom wrapped his arm around her shoulder.
Söylemeye çalıştığı şeyi anlamak kolay.What he is trying to say is easy to understand.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod