Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yardım etse daha kolay olmaz mı?Wouldn't it be easier if Tom helped?
Izgarada kolumu yaktım.I burned my arm on the grill.
Bu plan anlaşılması kolay.This plan is fool-proof.
Açıklamak kolay değil.It's not easy to explain.
O biraz fazla kolay değil miydi?Wasn't that a little too easy?
Bu neredeyse çok kolay.This is almost too easy.
Bu o kadar kolay olmayabilir.It might not be that easy.
O, o kadar kolay olmayabilir.That might not be so easy.
Bu her zaman kolay değildi.It hasn't always been easy.
Bu kolay olamazdı.It couldn't have been easy.
Bu kolay olmalı.This should be easy.
Tom öfkesini kolayca kaybeden kişi türü değildir.Tom isn't the kind of person who loses his temper easily.
Bu onu daha kolay yapmaz.That doesn't make it any easier.
Şifreyi çözmek kolay olmayacak.It's not going to be easy to decode.
Bu kolay bir karar değil.This isn't an easy decision.
Tom sana pul koleksiyonunu gösterdi mi?Did Tom show you his stamp collection?
O, olacağını düşündüğün kadar kolay olmayabilir.That might not be as easy as you think it's going to be.
Kolunu nasıl incittin?How did you hurt your arm?
Büyük ebeveynlerimin kollarında çiçek aşısı izleri var.My grandparents have smallpox vaccination scars on their arms.
Tom kolunu kırdığından beri üç hafta oldu.It's been three weeks since Tom broke his arm.
Tom'un herhangi birine güvenmesi kolay değil.It's not easy for Tom to trust anyone.
Yetişkin olmak kolay değil.It's not easy being an adult.
Tom kazada sağ kolunu kırdı.Tom broke his right arm in the accident.
Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.Scientists have just discovered a colony of flying penguins living in Antarctica.
Sen bunu kolay gösterdin.You made it look easy.
O onun kolay görünmesini sağladı.He made it look easy.
O bunu kolay gösterdi.She made it look easy.
Tom yaparken kolay gibi göründü.Tom made it look easy.
Gelecek ay boyunca koltuk değnekleriyleyim.I'm on crutches for the next month.
Onun, bahçe havuzunda bir Japon koi koleksiyonu vardı.He had a collection of Japanese koi in the garden pond.
Tom kolunun altında kar kaykayını taşıyordu.Tom was carrying his snowboard under his arm.
Belki Mary'nin kolyesini çalan kişi Tom'du.Maybe Tom was the one who stole Mary's necklace.
Arkanı kollasan iyi olur!You better watch your back!
Kütüphanemizde minder koltuklar vardır.There are bean bags in our library.
Koltuk değneklerimin nerede olduğunu bilmiyorum. Onları gördün mü?I don't know where my crutches are. Have you seen them?
Tom Mary kadar kolay şekilde arkadaş edinmedi.Tom did not make friends as easily as Mary.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değil.It's not easy to discard a bad habit.
Kollarımı onun boynuna koydum.I put my arms around his neck.
Mary kolsuz bir yazlık elbise giyiyordu.Mary was wearing a sleeveless summer dress.
Bu kolye yeşim taşından yapılmış.This necklace is made of jade.
O her zaman kolunu boynuma koyar.He always puts his arm around me.
Onları birbirinden ayırt etmek kolaydır.They are easy to distinguish from each other.
O moda kölelerinin yüzeyselliği ile alay ediyordu.She was mocking the superficiality of fashion slaves.
O, boynuna altın bir kolye takıyor.She is wearing a gold necklace around her neck.
İlk ders kolay.The first lesson is easy.
İlk ders kolaydı.The first lesson is easy.
Bu kitap basit İngilizceyle yazılmıştır, bu nedenle okumak senin için kolay olmalı.This book is written in simple English, so it should be easy for you to read.
Not Fransızca yazıldığı için onu okumam kolaydı.Since the note was written in French, it was easy for me to read.
Aşk mektupları yazmak benim için kolay değil.Writing love letters isn't easy for me.
Bu dolma kalemle yazmak çok kolay.This pen is very easy to write with.
Benim kolaj için pirinç kullanacağım.I'm going to use rice for my collage.
Annen kolaj resmini en üst çekmeceye koydu.Your mother put your collage in the top drawer.
Bu çok kolay!This is very easy!
Bu, işimizi çok daha kolay hale getirecek.This will make our job a lot easier.
Bu işimizi çok daha kolaylaştıracak.This will make our job much easier.
Bonn'a giderken Köln Katedrali'ni ziyaret ettik.On the way to Bonn, we took in the Cologne Cathedral.
Kısa kollu ile üşümüyor musun?Aren't you cold in short sleeves?
Bir koltuğa oturun lütfen.Have a seat please.
Ahşap çok kolay yanar.Wood burns very easily.
Kollarımı onun boynuna sarmak istedim.I wanted to wrap my arms around his neck.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod