Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar Tom için kolay olan her şeyi yaptı.They made everything easy for Tom.
Bunun Tom için kolay olmadığını biliyorum.I know this hasn't been easy for Tom.
Sol kolumda hiç hissim yok.I've got no feeling in my left arm at all.
Tom kendine kapının yanında bir koltuk buldu.Tom found himself a seat near the door.
Tom bir ceza kolonisine sürüldü.Tom was exiled to a penal colony.
Tom sağ kolunu kırdı.Tom broke his right arm.
Tom Mary'yi kolundan tuttu.Tom took Mary by the arm.
Bütün kollarımın üstü sivrisinekler tarafından ısırıldı.I was bitten by mosquitoes all over my arms.
Cebinden kolyeyi çıkardı.He pulled the necklace from his pocket.
Tom nişanlısı Mary için bir kolye satın aldı.Tom has bought a necklace for his fiancée, Mary.
Dan hatırlanması kolay biridir.Dan is easy to remember.
Dan göçmen işçileri köle gibi sömürdü.Dan exploited immigrant workers like slaves.
Bu Dan için kolay bir işti.It has been an easy job for Dan.
Tom, Mary'nin kolyesini çok düşük bir fiyatla sattı.Tom sold Mary's necklace for a very low price.
Rusça öğrenmesi zor, kaybetmesi kolay ve unutması imkansız.Russian is hard to learn, easy to lose, and impossible to forget.
Bu sorunun yanıtı kolaydır.The answer to this question is easy.
Dan'ın oğlu Linda'nın kollarındaydı.Dan's son was in Linda's arms.
Tom arka koltukta gidiyordu.Tom was riding in the back seat.
O bana kol kanat gerdi ve bildiği her şeyi bana öğretti.She took me under her wing and taught me everything she knew.
Haiti kolonisi 1804'te bağımsızlığını ilan etti.The colony of Haiti declared its independence in 1804.
Bu gömleğin uzun kolları var.This shirt has long sleeves.
Odan düzenli olduğunda eşyanı bulmak daha kolay değil mi?Isn't it easier to find your stuff when your room's tidy?
Dan'in cümlelerini çevirmek kolay.Dan's sentences are easy to translate.
Bu kolay değil ama mümkün.It isn't easy, but possible.
Dan Linda'ya kelebek koleksiyonunu gösterdi.Dan showed Linda his butterfly collection.
Dan kolejden ayrılıp iş aramaya başladı.Dan dropped out of college and started looking for a job.
Dan kolejden ayrılıp Kanada'ya taşınmayı planladı.Dan planned to drop out of college and move to Canada.
Linda Dan'ın kollarına yıkıldı.Linda collapsed into Dan's arms.
Mor uzaylının 4 kolu ve 4 bacağı vardı.The purple alien had 4 arms and 4 legs.
Bu onu senin için daha kolay yapar mı?Does this make it easier for you?
Bunu sizin için nasıl daha kolay yapabiliriz?How can I make it easier for you?
Bunu senin için daha kolay yapayım.Let me make it easier for you.
Bu şekilde çok daha kolay.It's much easier this way.
Tom bize yardım ederse işleri daha kolay yapabilir.It might make things easier if Tom helped us.
Onu çevirmek kolay değildi.That wasn't easy to translate.
Tom bugün kısa kollu bir gömlek giyiyor.Tom is wearing a short-sleeve shirt today.
Orada bir koltuk var.There's a seat over there.
Onu yapmak kolay değildi.It wasn't easy to do that.
Bunu yapmak kolay değildi.It wasn't easy to do that.
Bunu yapmak kolay olmadı.It wasn't easy to do that.
Onu yapmak kolay olmayacak.It's not going to be easy to do that.
Onu yapmak kolay olurdu.It'd be easy to do that.
O kadar kolay değildi.It wasn't as easy as that.
O, kolay bir görev olmayacak.That won't be an easy task.
Bütün iyi koltuklar kapılmıştı.All the good seats were already taken.
Tüm iyi koltuklar çoktan alınmıştır.All the good seats are already taken.
Koltukları takas etmek ister misin?Would you like to trade seats?
Lütfen koltuğumdan kalkar mısın?Would you please get out of my seat?
Arka koltukta bir battaniye var.There's a blanket in the back seat.
Bu gerçekten oldukça kolay, değil mi?It's really pretty easy, right?
Bunun benim için kolay olduğunu düşünüyor musun?Do you think this is easy for me?
Onun benim için kolay olduğunu düşünüyor musun?Do you think it was easy for me?
Bu yapmak için kolay bir hata.It's an easy mistake to make.
O göründüğü kadar kolay değil.It's not as easy as it looks.
Aslında öğrenmek çok kolay.Actually, it's very easy to learn.
Bu neredeyse çok kolay, değil mi?It's almost too easy, isn't it?
Bir ebeveyn olmak kolay değil, değil mi?It's not easy being a parent, is it?
Bu gerçekten o kadar kolay olamaz, değil mi?It can't really be that easy, can it?
Bu o kadar kolay olamaz, değil mi?It can't be that easy, can it?
Buradan oraya gitmek kolay değil.It's not easy to get there from here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod