Hayatını kolaylaştır. Anadillilerden öğüt al.Simplify your life. Take advice from native speakers.
Parçaların çoğu yerine oturduğu için montaj gerçekten kolaydı.The assembly is really easy because most of the parts just snap into place.
İnsanların düşündüğü kadar kolay değil.It's not as easy as people think.
Şimdi zayıf olduğumdan dolayı bu kıyafeti giymek benim için daha kolay.It's easier for me to wear this dress now that I'm thin.
Şimdi zayıf olduğum için bu kıyafeti giymem daha kolay.It's easier for me to wear this dress now that I'm thin.
Japonlarla ticaret kolay değil.Trading with Japan is not easy.
Doğru olanı seç, kolay olanı değil.Choose what is right, not what is easy.
Bu düşündüğün kadar kolay değil.It's not as easy as you think.
Tom altından yapılmış bir kol saati takıyor.Tom wears a gold wristwatch.
Buraya elini kolunu sallayarak giremezsin.You can't just walk in here.
Bu kolay bir güzergahtır.This is an easy route.
Bu kolay bir yol.This is an easy way.
1984'te Kola şeker yerine yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanmaya başladı.In 1984, Coke started using HFCS instead of sugar.
Kolun nasıl?How's your arm?
Kolay görünüyor.It sounds easy.
Kolay görünüyordu.It sounded easy.
"Pfirsichbäumchen" yazamaz mısın? Çok kolay!You can't write "Pfirsichbäumchen"? It's so simple!
O çok değerli bir kol saatine sahip.He owns a very valuable wristwatch.
O kolayca korkar.He scares easily.
Tatoeba'yı kullanmak kolaydır.Tatoeba is easy to use.
Bu sınav çok kolay.This exam is very easy.
Böyle bir karar vermek kolay bir şey değil.Making such a decision is not an easy thing.
Mary'nin cümlelerini çevirmek kolaydır.Mary's sentences are easy to translate.
Almanya'da iş bulmak sana göre kolay mıydı?Was it easy for you to find a job in Germany?
Sence, Almanya'da iş bulmak kolay mı?Do you think it's easy to find a job in Germany?
Almanya'da iş bulmanın kolay olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's easy to find a job in Germany?
Laurie kolayı içti.Laurie drank the cola.
Laurie diyet kola sevmez.Laurie doesn't like Diet Cola.
Bana kalırsa İngilizce kolay değil.As far as I'm concerned, English is not easy.
Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.Nothing is as simple as it seems.
İspanyolca, Almanca'dan çok daha kolaydır.Spanish is much easier than German.
Ona elini veren kolunu kaptırır.If you give him an inch, he'll take a mile.
Kolay olmayacak.It won't be easy.
O kolay olmayacak.It won't be easy.
Bu mutlu köleler özgürlüğün en çılgın düşmanlarıdır.These happy slaves are the most furious enemies of freedom.
Mary'nin cümleleri çevrilmek için kolay ve anlaşılırdır.Mary's sentences are clear and easy to translate.
Mary'nin cümleleri kısadır ve çevrilmesi kolaydır.Mary's sentences are short and easy to translate.
Mary'nin cümleleri doğru ve anlaşılması kolaydır.Mary's sentences are correct and easy to understand.
Senin görevin kolay mı, Joseph?Is your task easy, Joseph?
Para kolay kazanılmıyor.Money doesn't grow on trees.
Yüzebilseydik her şey daha kolay olurdu.Everything would be easier if we could float.
Tarihleri ezberlemek kolay değil.It's not easy to memorize dates.
Bir oyun koluna ihtiyacın var.You need a joystick.
Koleksiyonunda kaç tane pulun var?How many stamps do you have in your collection?
Afrika'dan Amerika'ya kaç köle getirilmiş?How many slaves were taken from Africa to America?
Onlara bir otel bulmak kolaydı.It was easy for them to find a hotel.
Çok kolay vazgeçersin.You give up too easily.
Koltukları değiştirmek ister misin?Would you like to switch seats?
Bu cümleyi çevirmeyi deneyebilirsin, çok kolay iş.You can try to translate this sentence. It's very easy.
Modern İbranice, Eski İbranice'den daha kolaydır.Modern Hebrew is easier than Ancient Hebrew.
Tom onun kolunu Mary'nin etrafına koyar.Tom puts his arm around Mary.
Bu göründüğünden daha kolay.It's easier than it sounds.
Bunu yapmak olduğundan çok daha kolay görünüyor.That sounds a lot easier to do than it is.
Mücevherat yapmak söylenilenlerden çok daha kolay.Making jewelry is a lot easier than it sounds like it would be.
Bu olguyu açıklamak çok kolay.This phenomenon is very easy to explain.
Araştırmacılar günde üç doyurucu yemek yersen kilo vermenin daha kolay olduğunu söylüyor.Researchers say that it's easier to lose weight if you eat three square meals a day.
Endişelenme. Bu kolay.Don't worry. It's easy.
Oraya oturma. O Tom'un koltuğu.Don't sit there. That's Tom's chair.
Zaten bir şeye sahip olduğun zaman para kazanmak daha kolaydır.It's easier to make money when you already have some.
Planları yapmak onları gerçekleştirmekten daha kolaydır.It's easier to make plans than to realise them.