Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İyi bir parolanın tahmin edilmesi zor fakat hatırlanması kolay olmalıdır.A good password should be difficult to guess, but easy to remember.
Gösteri Stokçular Amerika'da koltuk psikolojinin başlıca nedenlerinden biridir.The show Hoarders is one of the primary causes of armchair psychology in America.
Onlar kolaylıkla parçalamadı.They did not break apart easily.
Onlar köleliliğin kötü olduğunu hissettiler.They felt that slavery was evil.
Onlar kolay bir hayat beklemiyordu.They did not expect an easy life.
Onlar köleleri özgürleştirmek için savaşmazlardı.They would not fight to free the slaves.
Köleliğin daha fazla yayılmasını istemediler.They wanted no further spread of slavery.
Köleliğin daha fazla yayılmasına karşı çıktılar.They opposed any further spread of slavery.
Onlar Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşmeyi kolay buldular.They found it easy to settle in the United States.
ABD'nin her yerinde köleliği yasaklamak istediler.They wanted to ban slavery everywhere in the United States.
Amerikalı generaller kolay bir zafer kazanabileceklerine inanıyorlardı.American generals believed they could win an easy victory.
O, kolayca etkilendi.He was easily influenced.
O, köleliğin kaldırılmasından yana biri değildi.He was not an abolitionist.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.He said the only answer was a slave rebellion.
O, uzun kol ve bacaklarıyla, çok uzun boylu ve inceydi.He was very tall and thin, with long arms and legs.
Britanya halkı köleliğe kuvvetle karşı çıktı.The British people strongly opposed slavery.
Savaşın o yarısı kolay olmayacaktı.That half of the battle would not be easy.
Birinci Dünya Savaşı, çabuk ve kolay sona ermedi.World War One did not end quickly or easily.
Kölelik muhaliflerinin çoğu oy vermedi.Most opponents of slavery did not vote.
Kolombiya hükümeti daha fazla para talep etti.The Colombian government demanded more money.
Bir doktor derhal onun sol kolunu kesip çıkardı ve ağır kanamayı durdurdu.A doctor quickly cut off his left arm and stopped the heavy bleeding.
Teknelerdeki askerler kolay hedefler olacaktı.The soldiers on the boats would be easy targets.
Lincoln köleliğe karşı çıktı.Lincoln opposed slavery.
Lincoln bütün kölelerin serbest bırakılmasını kabul etti.Lincoln agreed that all slaves should be freed.
Kölelik orada yasal idi.Slavery was legal there.
Karar kolay değildir.The decision is not easy.
Köleler işin çoğunu yaptı.Slaves did most of the work.
Altın bulmak kolay değildi.It was not easy to find gold.
Hayat Gürcistan'da kolay değildi.Life was not easy in Georgia.
Douglas, köleliğe karşı koymadı.Douglas did not oppose slavery.
Köleler mal olarak kabul edildi.Slaves were considered property.
Birçok insan kollarını ya da bacaklarını kaybetmiş.Many had lost their arms or legs.
Batıda hiç köle yoktu.There were no slaves in the West.
Zachary Taylor bir köle sahibiydi.Zachary Taylor was a slave owner.
Başkan Monroe bir köle sahibiydi.President Monroe was a slave-owner.
James Monroe seçimi kolayca kazandı.James Monroe easily won the election.
Coolidge 1924 seçimini kolayca kazandı.Coolidge won the 1924 election easily.
Adams işin kolay olmasını beklemiyordu.Adams did not expect the job to be easy.
Madison'un ilk dört yılı kolay değildi.Madison's first four years were not easy.
Kuzeydeki birçok kişi köleliğin yanlış olduğunu düşünüyordu.Many in the North felt slavery was wrong.
Kral George 1752'de koloninin kontrolünü aldı.King George took control of the colony in 1752.
Kölelik Texas Cumhuriyeti'nde yasaldı.Slavery was legal in the new Republic of Texas.
Diğer koloniler yardım etmek için asker göndermeye başladı.The other colonies began sending troops to help.
On üçüncü yasa değişikliği tüm zenci köleleri serbest bıraktı.The Thirteenth Amendment freed all Negro slaves.
Günümüzde dünyadaki çoğu insan köleliği kınıyor.Today, most people in the world condemn slavery.
Muhtemelen sorunun kolay bir çözümü vardır.There is probably an easy solution to the problem.
Ben Kolombiya'dan geliyorum.I come from Colombia.
Konuşabileceğin dilleri kontrol etmek kolay değil.It's not easy to control the languages that you can speak!
İki adam rekabet kazasından sonra Taiwan'da kollarını koparttılar.Two men had their arms severed in Taiwan after a tug-of-war accident.
Onu ikna etmek kolay olmadı.It was not easy to convince him.
Bir mesleği asla sadece kolay göründüğü için tercih etme.Never choose a vocation just because it looks easy.
O,kolaylıkla problemi çözebildi.He was able to solve the problem with ease.
Onun bürosunu bulmak kolaydı.Finding her office was easy.
O süper kolay!It's super easy!
Koleje kaydolan tek çocuktum.I was the only child to enroll in college.
İspanyolca kolaydır.Spanish is easy.
1890'da, koloni kendi hükümetine sahip oldu.In 1890, the colony acquired its own government.
Kölelik, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
Onun duyguları kolayca incinir.Her feelings are easily hurt.
Bu kolay bir egzersiz.This is an easy exercise.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod