Ana içeriğe geç
Sözlük

kol ile cümle

kol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlar mutluluğu kolayca bulmak isterler.People want to find happiness easily.
Ona bir koltuk buldu.She found him a seat.
O, ona koltuğunu gösterdi.She showed him to his seat.
Bebek annesinin kollarında uyuyakaldı.The baby was fast asleep in her mother's arms.
Bebek annesinin kollarında mışıl mışıl uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
Bebek annesinin kollarında rahat uyuyordu.The baby was sleeping soundly in his mother's arms.
O moda için bir köledir.She's a slave to fashion.
O onu kolayca kabul etti.He readily agreed to it.
Güvenli bir mesafeden cesur olmak kolaydır.It is easy to be brave from a safe distance.
Hangi koltukları istiyorsunuz?Which seats do you like?
Yağmur yağdıktan ve zemin nemlendikten sonra yabani otları çekmek daha kolaydır.After it rains and the ground is damp, it's easier to pull weeds.
Ukrayna'da bir diyet kola 2₴.A diet Coke in Ukraine costs ₴2.
Bu kişi senin kölen, değil mi?This person is your slave, right?
O, nefes alışı kadar çok kolay yalan söyler.He is lying through his teeth.
Sizin web sitesini çökertmenin bu kadar kolay olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought it'd be this easy to hack into your website.
Sizin web sitenizi heklemenin bu kadar kolay olacağını asla düşünmedim.I never thought it'd be this easy to hack into your website.
Bunu yapmanın kolay olacağını düşündüm.I thought doing this would be easy.
Yüksek kolesterollü gıdaları yemeyi önlemek en iyisidir.It is best to avoid eating high cholesterol foods.
Kolejden mezun olduktan hemen sonra orduya girdim.Right after I graduated from college, I went into the army.
Kolesterolünü düşürmek için yiyebileceğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you can eat to lower your cholesterol?
Yemekten kolaylıkla kaçınabileceğiniz yüksek kolesterollü gıdalar nelerdir?What are some high cholesterol foods that you can easily avoid eating?
Bu cümleyi çevirmek çok kolay olacak.Translating this sentence will be very easy.
İngilizce konuşmak kolay değildir ama ilginçtir.Speaking English isn't easy, but interesting.
Ben furigana ile kolay okunan bir manga arıyorum.I'm looking for an easy-to-read manga with furigana.
Eskiden çok kola içerdim ama şimdi sadece su içiyorum.I used to drink a lot of cola, but now I drink only water.
Bu kitabı kolaylıkla okuyabilmelisin.You should be able to read this book easily.
Kolumun her tarafında sivrisinek ısırıkları var.I have mosquito bites all over my arm.
Bütün kolumun üzeri sivrisinekler tarafından ısırıldı.I've been bitten by mosquitos all over my arm.
Peyniri bir bıçak ile kesmek kolaydır.Cheese is easy to cut with a knife.
Tom'un evini bulmak kolaydır.Tom's house is easy to find.
Tom kolaylıkla sinirleniyor.Tom loses his temper easily.
Tom kolayca şaşırmaz.Tom isn't easily surprised.
Tom'la konuşmak kolaydır.Tom is easy to talk to.
Tom ile geçinmek kolaydır.Tom is easy to get along with.
Tom geçinmesi kolaydır.Tom is easy to get along with.
Tom'un sol kolunda bir döğmesi var.Tom has a tattoo on his left arm.
Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.Tom usually gives easy-to-understand explanations.
Tom yaşlı bir bayana koltuğunu verdi.Tom gave his seat to an elderly lady.
Tom İngilizce konuşmayı Fransızca konuşmaktan çok daha kolay buluyor.Tom finds it much easier to speak English than French.
Tom kolunda sürünen bir şey hissetti.Tom felt something crawling on his arm.
Tom düştü ve kolunu kırdı.Tom fell and broke his arm.
Tom kolayca sinirlenen insanlardan hoşlanmaz.Tom doesn't like people who get angry easily.
Tom'un kıllı kolları yok.Tom doesn't have hairy arms.
Tom kolay pes etmez, değil mi?Tom doesn't give up easily, does he?
Tom onu kolayca yaptı.Tom did it easily.
Tom kolayca soğuk algınlığına yakalanır.Tom catches colds easily.
Tom koltuğu ayarladı, anahtarı taktı, ve sonra uzaklaştı.Tom adjusted the seat, put in the key, and then drove away.
Tom kolejden mezun olmadan üç ay önce öldü.Three months before Tom was to graduate from college, he died.
Bana pek mantıklı gelmiyor fakat Tom koleje gitmemeye karar verdi.It doesn't make much sense to me, but Tom has decided not to go to college.
Tom Mary'yi kollarına aldı.Tom took Mary in his arms.
Tom kolyeyi Mary'ye çok düşük bir fiyatla sattı.Tom sold the necklace to Mary for a very low price.
Tom, Mary için bir kolye yaptı.Tom made a necklace for Mary.
Tom Mary'nin kolyesini çalmış olabilecek tek kişidir.Tom is the only person who could have stolen Mary's necklace.
Tom Mary'nin koltuğundan kalkmasına yardımcı oldu.Tom helped Mary get up from her seat.
Tom Mary'nin kolunu bir kılıçla kesti.Tom hacked Mary's arm off with a sword.
Tom Mary'nin kolunu tuttu.Tom grabbed Mary's arm.
Tom Mary ile İngilizce konuşmayı kolay buldu.Tom found it easy to speak English with Mary.
Tom Mary'nin şifresini kolayca tahmin etti.Tom easily guessed Mary's password.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin evini kolayca bulabildi.Tom could find Mary's house easily.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod