İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.ובתוכו יש זרוע רובוטית במשקל 360 קילו שהשאלתי, (צחוק בקהל)
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.وداخلها ذراع آلي قيمته 800 جنيه استرليني التي اقترضتها ، (ضحك)
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.借り物ですが... (笑) 友達から...
İnanılmaz, çok yüksek! Ve kocaman!Se on uskomattoman korkea ja valtava.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.Gyönyörű paradicsomok, Olaszországban ekkorára nő, Zambiában meg ekkorára.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.În Italia, o roșie crește atât, în Zambia, atât.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.In Italien wurden sie so groß, in Sambia so groß.
İnanılmaz domatesler topladık. İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti."Net op tijd om het Zambiaanse volk te redden van de hongerdood."
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Avea dulapuri de procesoare și de stocare și de toate.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Były to całe szafki procesorów, nośników przechowywania danych i tego typu rzeczy.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.C'était des rangées de processeurs, de stockage, de tout cela.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Era composta da armadi pieni di processori e memorie.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Es war ein Schrank voll mit Prozessoren und Speicher und allem Möglichen.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Había gabinetes de procesadores, almacenamiento, etc.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.캐비넷안에 처리장치,저장장치 모든것이 있었죠.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Ήταν ντουλάπια από επεξεργαστές και μνήμη και τα πάντα.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Она занимала несколько комнат под процессоры, хранилища и т.д.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.Това бяха шкафове с процесори и дискове и всичко останало.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.ארונות של מעבדים, ואיחסון והכל.
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.وكان كخزانة كبيرة مليئة بالمعالجات ومواقع التخزين
İşlemciler, yedekleyiciler kocaman dolaplardı.私はそのマシンに100万ドル支払いました
İşte burada küçük dünyamız var, kocaman bir gök küresinin içinde.Unutmayın ki gök küresi devasa olabilir.la dirección es norte o sur, dependiendo en qué Hemisferio está en y
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Abbiamo un grande e meraviglioso futuro a cui guardare.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Also nochmal, wir sehen freudig einer großen und wundervollen Zukunft entgegen.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Deci, iar, ne îndreptăm către un viitor mare și minunat.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Donc à nouveau, c'est un grand futur merveilleux qui nous attend.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Egy nagy és csodálatos jövő áll előttünk.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Er wacht ons een grootse en schitterende toekomst.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.I znowu możemy wyglądać wielkiej, cudownej przyszłości.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.다시한번 강조합니다만, 우리에겐 앞을 내다볼 멋진 미래가 있습니다.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Por eso, otra vez, tenemos un gran y maravilloso futuro al que asomarnos.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Takže znovu, můžeme se těšit na skvělou a nádhernou budoucnost.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Teda opäť, tešme sa na skvelú a krásnu budúcnosť.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Vì thế một lần nữa, chúng ta có một tương lai rộng lớn và kỳ diệu để trông chờ.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Итак, у нас большое и чудесное будущее впереди.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.Така че отново, пред нас стои голямо и чудесно бъдеще.
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.ולכן, שוב, יש לנו עתיד גדול ויפה לצפות לו
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.لذلك, إن أمامنا مستقبل مشرق و جميل لنتطلع إليه
İşte tekrar, önümüzde kocaman ve harika bir gelecek bizi bekliyor.ありがとう
İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.I Italien skulle en tomat växa till denna storlek, i Zambia till denna storlek.
İtalya'da şu büyüklükteyken, Zambiya'da böyle kocaman yetişti.In Italia, un pomodoro diventa di questa dimensione, in Zambia, di questa dimensione.
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(웃음) 폭이 6 마일[*역: 약 10km] 가량 되는 돌덩어리가 라이플 총알의 50배는 되는 속도로
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(Tawa) Sebongkah batu selebar 9,6 km bergerak 50 kali lebih cepat daripada peluru. menghantam bumi.
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(Смех) Каменная глыба диаметром 10 км, двигавшаяся в 50 раз быстрее пули, врезалась в Землю.
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızlaלדינוזאורים היה יום רע. (צחוק) גוש סלע ברוחב של כעשרה ק"מ,
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(ضحك) كتلة من الصخر بعرض ستة أميال، تتحرك بسرعةٍ خمسين ضعفَ
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla直径10キロの大きな隕石が ライフル銃の 約50倍の速さで
(Kahkaha) 9.6 km genişliğinde kocaman bir kaya kütlesi, bir tüfekten çıkan kurşunun 50 katında bir hızla(笑) 有一塊寬六英里嘅石頭飛落來 速度大概係
(Kahkaha) Kocaman, maço bir "Rrrrrrr BAM!" efektiyleוזה החלק שאני פשוט אוהב.
(Kahkahalar) Bu kocaman bir fıstık. Einstein bir kuş olduğundan, uçan şeylere karşı çok ilgili.(Rire) ça c'est une grosse cacahuète.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.A borítóján egy nagy "göcsörtös külsejű" vírus volt, és mindenáron el akartam olvasni.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.C'era questa specie di grosso virus simile ad un bozzolo sulla copertina, e semplicemente decisi di leggerlo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Có hình một loại virus trông ngoằn nghèo trên bìa, và tôi chỉ muốn đọc nó thôi.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Da war ein großer zerfurchter Virus auf dem Cover, und ich wollte es einfach lesen.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Era un fel de virus care arăta mai accidentat pe copertă și doar vroiam să o citesc.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Er stond een groot hobbelachtig virus op de voorkant. Ik wilde het gewoon lezen.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Había un gran virus de forma irregular en la portada, y me dieron muchas ganas de leerlo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Il y avait cette espèce de virus cabossé sur la couverture, et j'ai juste eu envie de le lire.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim. Kitabı aldım,Tinha na capa um vírus enorme com um aspeto irregular, e eu fiquei com vontade de lê-lo.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.표지에는 울퉁불퉁하게 생긴 바이러스의