Ana içeriğe geç
Sözlük

kocaman ile cümle

kocaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.Na okładce był wielki, pozwijany wirus. Miałam ochotę ją przeczytać.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.На корицата имаше един някак бабунест вирус, и просто исках да я прочета.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.На обложке был изображен бугорчатый вирус и мне вдруг захотелось её прочитать.
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.על העטיפה היה איור של וירוס גבשושי,
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.كان على الغلاف صوره لفيروس متجعّد المنظر،
Kapağında kocaman tombul tipli bir virüs vardı, kitabı okumak istedim.とにかく読みたくなり 私はその本を手に取りました
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Ale byl úžasný. Prostě ji mocně obejmul, takže to fungovalo skvěle.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.A on bol úžasný. Vrelo ju objal a klaplo to.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.El i-a răspuns cu o mare îmbrățișare, și totul a mers de minune.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.E lui fu grandioso. Per tutta risposta, l'abbracciò e andò tutto benissimo.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Hij gaf haar gewoon een dikke knuffel terug, en het ging fantastisch.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Il lui a donné une grande accolade en retour, et tout s'est bien passé.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.사회자도 대단했어요. 그녀를 꼭 안아주었죠. 프로젝트는 성공적이었습니다.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.On też zachował się świetnie. Odpłacił jej się wielkim uściskiem. Wszystko wyszło świetnie.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Ő pompásan reagált. Válaszul rögtön megölelte, és az egész remekül működött.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Und er war großartig. Er umarmte sie einfach und es lief toll.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Ανταπέδωσε με μια μεγάλη αγκαλιά και όλα πήγαν καλά.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.Он молодец, крепко обнял её, смотрелось это отлично.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.והוא התנהג למופת. הוא פשוט החזיר לה בחיבוק גדול, והכל עבד מעולה.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.وكان سام لطيفا و أعطاها عناقا كبيرا في المقابل، لقد كان الأمر رائعا.
Karşılığında ona kocaman sarıldı ve her şey iyi gitti.すべてがうまくいきました その晩、片付けをしているとき
Kitap yakmaya hayır. Mısır Enstitüsü yandı 17 Aralık'ta, kocaman kültürel bir kayıp.17 декабря горел Египетский институт, огромная культурная потеря.
Kitap yakmaya hayır. Mısır Enstitüsü yandı 17 Aralık'ta, kocaman kültürel bir kayıp.Egipski Instytut Naukowy został spalony 17 grudnia, nieopisana kulturalna strata.
Kitap yakmaya hayır. Mısır Enstitüsü yandı 17 Aralık'ta, kocaman kültürel bir kayıp.Het Egypte-Instituut werd in brand gestoken op 17 december, een groot cultureel verlies.
Kitap yakmaya hayır. Mısır Enstitüsü yandı 17 Aralık'ta, kocaman kültürel bir kayıp."NU arderii cărților!" Institutul din Egipt a fost ars în 17 decembrie, o uriașă pierdere culturală.
Kitap yakmaya hayır. Mısır Enstitüsü yandı 17 Aralık'ta, kocaman kültürel bir kayıp.Институтът на Египет бе опожарен на 17 декември, огромна културна загуба.
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?160 km utanför Rysslands kust 15 meters vågor, grönt vatten rullar över styrhytten, ni förstår?
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?17미터나 되는 산더미 같은 파도와 물결이 조타실 너머로 몰아 쳤습니다.
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?Głębokość 15m, duża fala, woda przelewa się przez pokład.
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?גלי ים ענקיים, 15 מטר גובה, מים ירוקים שוטפים את חדר ההגה, כן?
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?و٥٠ قدم للبحار، موجات كبيرة، والمياه الخضراء القادمة على غرفة القيادة، أليس كذلك؟
Kocaman, 15 metre dalgalar, dümen köşküne yeşil dalgalar geliyor, tamam mı?経験した中で一番危険な環境だった
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.De gigantesques filets tendus à travers l'océan avalant tout ce qu'ils trouvent sur leur chemin.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Enorma nät sträcker sig över havet och sväljer allt i sin väg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Enorma nät sträcker sig över havet och sväljer allt i sin väg.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Hatalmas hálók feszülnek ki az óceán felett, mindent elnyelve, ami az útjukba kerül.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Hatalmas hálók feszülnek ki az óceán felett, mindent elnyelve, ami az útjukba kerül.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Jaring besar SEBERANG Peregangan di lautan, menelan segala sesuatu di jalan mereka.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Jaring raksasa membentang melintasi laut, menelan apapun yang ada di hadapan mereka.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Obrovské sítě táhnou napříč oceánem a zachytí vše, co jim přijde do cesty.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Ogromne mreže se raztezajo čez ocean in goltajo vse kar jim pride na pot.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Ogromne siatki rozpościera się na dnie oceanu zgarniając wszystko co zostanie napotkane
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Plase imense de pescuit se intind de-a lungul oceanelor, inghitind totul in calea lor.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Plase imense de pescuit se intind de-a lungul oceanelor, inghitind totul in calea lor.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Redes enormes cruzan los océanos engullendo todo a su paso.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Reti enormi vengono stese in tutto l'oceano ingoiando tutto ciò che incontrano.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Riesige Netze breiten sich über den Ozean aus und verschlingen alles auf ihrem Weg.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Valtaisat verkot levittyvät meren yli nielaisten kaiken tielleen joutuvan.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Γιγάντια δίχτυα απλώνονται κατά μήκος του ωκεανού, καταβροχθίζοντας οτιδήποτε βρίσκεται στο πέρασμά τους.
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.Огромные сети простираются через океан, глотание всего в их пути.
Kocaman aglar, okyanusta önlerine gelen her seyi yutuyor.,רשתות עצומות פרושות על גבי הים .בולעות כל מה שעובר בדרכם
Kocaman ağlar, okyanusta önlerine gelen her şeyi yutuyor.רשתות עצומות פרושות על גבי הים, בולעות כל מה שעובר בדרכם.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Compramos coches extra-grandes, lo agrandamos todo, compramos remedios para el síndrome de piernas cansadas.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.모든 것을 더 크게 만들었으며, 하지불안 증후근(역주:수면장애)을 위한 치료제를 샀습니다.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Kupowaliśmy ogromne samochody, przesadziliśmy we wszystkim, kupowaliśmy lekarstwa na zespół niespokojnych nóg.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Αγοράσαμε μεγάλα αυτοκίνητα, υπερμεγεθύναμε τα πάντα, αγοράσαμε γιατροσόφια για το σύνδρομο αεικίνητων ποδιών.
Kocaman arabalar satın aldık, her şeyin en büyüğünü istedik, olmayan hastalıklarımız için bile ilaçlar aldık.Покупать сверх-большие машины, все с приставкой "экстра", даже покупаем лекарства от синдрома уставших ног.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod