Haliyle ordu bütçeside kocaman olmak zorunda.Поэтому её военный бюджет кажется таким громадным.
Haliyle ordu bütçeside kocaman olmak zorunda.Таким чином, її військовий бюджет зобов'язаний бути величезним.
Haliyle ordu bütçeside kocaman olmak zorunda.אז בודאי שהתקציב הצבאי שלה הוא כל כך עצום
Haliyle ordu bütçeside kocaman olmak zorunda.لذلك لا بد لميزانيتها العسكرية أن تكون هائلة.
Haliyle ordu bütçeside kocaman olmak zorunda.公平を期して視点を変え
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Alsof je tegen de Chicago Bulls gaat spelen en dat ding daar midden op hun speelveld staat.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Ca și cum ai juca împotriva Chicago Bulls, și e desenul lor din mijlocul terenului.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Come se andaste a giocare contro i Chicago Bulls e in mezzo al campo ci fosse il loro logo.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Comme si vous jouiez contre les Chicago Bulls et il y a leur truc en plein milieu du terrain.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.É como se fôssemos jogar com os Chicago Bulls, e estar uma coisa no meio do campo deles.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Es como si fuera uno a jugar contra los Toros de Chicago, y está esa cosa a la mitad de su cancha.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Giống như bạn phải đấu với Chicago Bulls, đó là những gì ở giữa sân đấu.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Jako byste jeli hrát proti Chicago Bulls a uprostřed hřiště byl ten jejich býk.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Jak w trakcie meczu z Chicago Bulls, i coś takiego jest na środku ich boiska.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.마치 시카고 불스와 농구 경기를 할 때 홈 경기장 코트 한 가운데에 있는 것처럼 말이에요.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Ligesom når man skal til at spille imod Chicago Bulls, og der er den ting i midten af deres bane.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Wie wenn man gegen die Chicago Bulls spielt und es gibt so ein Logo in der Mitte des Spielfeldes.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Σαν να πας να παίξεις με τους Chicago Bulls, και να υπάρχει αυτό το πράγμα στη μέση του γηπέδου τους.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Как если бы вы выходили на площадку против Чикаго Буллз, а в центре их площадки нарисована эта штука.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.Това е, като че ли ще играете в Чикаго булс и ето го, в средата на съда им.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.כאילו שאתה הולך לשחק ב"שיקגו בולס", וישנו הדבר באמצע המגרש שלהם.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.كما لو أنك ذاهب لمباراة ضد "شيكاغو بولز"، وكان الكمبيوتر في منتصف ذلك الملعب.
Hani, Chicago Bulls'a karşı oynarsınız da sahanın ortasında kocaman bir logoları olur.コートの真ん中にあるわけです 観客はIBMの役員やプログラマーたちばかり
Hepsi de kocaman.Chúng đều rất to lớn.
Hepsi de kocaman.De är alla stora.
Hepsi de kocaman.Ils sont tous grands.
Hepsi de kocaman.이것들은 모두 큰 공룡들입니다.
Hepsi de kocaman.Mind nagyok.
Hepsi de kocaman."São todos grandes.
Hepsi de kocaman.Sie sind alle groß.
Hepsi de kocaman.Sono tutti grandi.
Hepsi de kocaman."Toţi sunt mari."
Hepsi de kocaman.Všetky sú veľké.
Hepsi de kocaman.Všichni jsou velcí.
Hepsi de kocaman.Wszystkie są duże.
Hepsi de kocaman.Ze zijn allemaal groot.
Hepsi de kocaman.Всички те са големи.
Hepsi de kocaman.Они все большие.
Hepsi de kocaman.הם כולם גדולים.
Hepsi de kocaman.جميعها كبيرة
Hepsi de kocaman.小さいのはどこにあるんだ?」
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!Hãy bắt đầu với 7 bài báo mà ai cũng có thể sửa mọi thứ, mọi lúc Và ta sẽ có một bách khoa thư thật đỉnh! Ha?"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!Începem cu şapte articole pe care oricine le poate edita oricând, şi o să iasă o enciclopedie grozavă! Ei?"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!누구든지 아무 때나 무엇이든 수정 편집할 수 있도록 열어두는거야. 그럼 훌륭한 백과사전이 만들어지는거지! 어때?"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!Ми робимо сім статей, які кожен може редагувати у будь-який час і згодом отримуємо кльову енциклопедію! Га?"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!שבהם כל אחד יכול לערוך כל דבר, בכל זמן, ונקבל אנציקלופדיה נהדרת! אה?"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!يمكن لأي شخص أن يحرر أي شئ، في أي وقت، وسنحصل على موسوعة عظيمة! إيه؟"
Herkesin, herhangi bir zamanda düzenleyebileceği 7 makale ile başlayalım ve kocaman bir ansiklopedimiz olsun!誰でも いつでも 何でも編集できるようにしたら すごい百科事典ができるぞ! どうだい?」 確かに これ以上ないくらい間抜けなアイデアです
Herşey var. Kocaman bir kütüphane.Sieltä löytyy kaikkea, se on kuin suuri kirjasto.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.이 안에 있는 건 800파운드 정도되는 로봇팔인데요 뭐 빌린 겁니다만 (웃음)
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.A l'intérieur, il y a un bras mécanique de 360 kilos que j'ai emprunté, (Rires) à un ami.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Binnenin zit een 360 kilo zware robotarm die ik heb geleend (Gelach) van een vriend.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.E all'interno ha un braccio robotico di 800 libbre che ho preso in prestito (Risate) da un amico.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Iar înăuntru are un braţ robotic de 360 de kg pe care l-am împrumutat, (Râsete) de la un prieten.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Innen ist ein 400 kg schwerer Roboterarm, den ich mir ausgeliehen habe, (Gelächter) von einem Freund.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Và bên trong nó là một cánh tay robot nặng 800 pound. mà tôi mượn được. (Cười) từ một người bạn (Cười)
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Y dentro tiene un robot de 360 kilos que conseguí prestado, (Risas) de un amigo.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Και μέσα έχει έναν βραχίονα ρομπότ 360 κιλών που δανείστηκα, (Γέλια) από έναν φίλο.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.Внутри он напичкан электроникой весом в 800 фунтов, которую я позаимствовал (Смех) у друга.
İçinde kocaman bir robot kolu var ödünç aldım, (Gülüşmeler) bir arkadaşımdan.И във вътрешността си има една 800 паундова роботна ръка която взех назаем, (Смях) от един приятел.