Ana içeriğe geç
Sözlük

kocaman ile cümle

kocaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, yüzünün sağ tarafında kocaman bir kötü huylu tümörü olan,هذه الفتاة البنغالية الصغيرة من أقصى شرق لندن
Bu, yüzünün sağ tarafında kocaman bir kötü huylu tümörü olan,右顔には巨大な悪性腫瘍があり 失明もしましたし
Çello, kemanın kocaman olanı.Cello, een monsterlijke viool.
Çello, kemanın kocaman olanı.-Čelo, povečana violina.
Çello, kemanın kocaman olanı.Chelo, esa especie de violín grande.
Çello, kemanın kocaman olanı.Il violoncello, come un violino mostruoso.
Çello, kemanın kocaman olanı.Un violoncelle, c'est une sorte d'énorme violon.
Çello, kemanın kocaman olanı.Violoncel, acea vioară uriaşă...
Çello, kemanın kocaman olanı.Violoncelo, um violino gigante.
Çello, kemanın kocaman olanı.Τσέλο, το γιγάντιο βιολί.
Çello, kemanın kocaman olanı.Виолончель. Такая здоровенная скрипка.
Çello, kemanın kocaman olanı.كمنجة ، إنها كمان بحجم ضخم
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Denn wir setzen einen großen fetten Nerv auf einen kleinen Muskel.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.근육의 작은 부위에 신경섬유를 많이 이식하고
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Parce que nous mettons un bon gros nerfs sur un petit bout de muscle.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Pentru că punem un nerv mare și gros pe o bucată de mușchi.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Perché posizioniamo un nervo bello grosso su una piccola porzione di muscolo.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Porque ponemos un nervio grande y grueso en una pequeña porción de músculo.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Vì chúng tôi đặt một dây thần kinh to bản vào một mẩu cơ,
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Want we hechten een dikke vette zenuw aan een klein stukje spier.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Wielki nerw montujemy w niewielkiej części mięśnia.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Επειδή βάζουμε ένα μεγάλο νεύρο πάνω σε ένα μικρό κομμάτι μυός.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Всё потому, что мы присоединяем здоровенный нерв к маленькому кусочку мышцы.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.Защото поставяме голям нерв върху малко парче мускул.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.כיוון שאנו מחברים עצב גדול ושמן לחתיכה קטנה של שריר.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.لأننا نزرع عصباً كبيراً في جزءِ صغيرِ من العضلات.
Çünkü küçük bir kas parçasının üzerine kocaman bir sinir koyuyoruz.この手術が直感的な操作を可能にします
Daha çok taştan damgalar, bakır tabletler, çanak çömlek ve şaşırtıcı gelecek ama kocaman bir işaret levhası.돌로 만든 인장, 구리 명판, 도자기 그리고 놀랍게도 어떤 도시의 문 근처에
Daha çok taştan damgalar, bakır tabletler, çanak çömlek ve şaşırtıcı gelecek ama kocaman bir işaret levhası.אלא חותמות אבנים, טבליות נחושת, כלי-חרס, ובאופן מפתיע, שלט אחד גדול,
Daha çok taştan damgalar, bakır tabletler, çanak çömlek ve şaşırtıcı gelecek ama kocaman bir işaret levhası.ولكن الأختام الحجرية، وأقراص النحاس ، الفخار، والمدهش ، او لوحات تعريفية كبيرة
Daha çok taştan damgalar, bakır tabletler, çanak çömlek ve şaşırtıcı gelecek ama kocaman bir işaret levhası.土器 そして驚くことに 一枚の大きな標示板も 都市の入り口から出土しています
Demek istediğim, bu bir hücre. Ve kocaman bir gezegeni falan andırıyor.Я маю на увазі, що ця клітина виглядає як ціла планета абощо.
Devasa boyutta bir egosu vardı. Ama içinde bir şekilde kocaman bir yer de vardı.У нього було величезне его але у цього чоловіка все-ще залишалось багато місця для інших.
Dünya kocaman bir alan, su hareket ediyor, hava hareket ediyor.Die Welt ist ein grosser Platz in der sich Luft und Wasser dynamisch von Ort zu Ort bewegen.
Dünya kocaman bir alan, su hareket ediyor, hava hareket ediyor.El mundo es un gran lugar y el aire se mueve alrededor al igual que las aguas.
Dünya kocaman bir alan, su hareket ediyor, hava hareket ediyor.Светът е едно голямо място, в което водата и въздухът постоянно са в движение.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Beeld je in dat je in een enorme kamer bent, waar het zo donker is als in een grot.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginați-vă că sunteți într-o cameră enormă și e întuneric ca într-o peșteră.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginem que estão numa sala enorme, e que está escuro como numa caverna.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginen que están en una sala enorme tan oscura como una cueva.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Imaginez que vous êtes dans une pièce gigantesque, et aussi obscure qu'une grotte.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Immaginatevi in un stanza enorme nella quale c'è il buio totale.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Képzeljék el, hogy egy hatalmas szobában vannak, és olyan sötét van akár egy barlangban.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.이제 여러분들이 커다란 방에 있다라고 상상해보세요. 마치 동굴같이 어둡습니다.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Představte si, že jste v obrovské místnosti, kde je tma jako v pytli.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Stellen Sie sich vor, Sie wären in einem riesigen Raum und dort ist es so dunkel wie in einer Höhle.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Thử tưởng tượng bạn đang ở trong một căn phòng khổng lồ, nó tối tăm như trong một hang động.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Wyobraźcie sobie, że jesteście w ogromnym pokoju, w którym jest ciemno jak w jaskini.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Представете си, че сте в една огромна стая, е и тъмно като пещера.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.Представьте, что вы в огромной комнате и там темно, как в пещере.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.דמיינו שאתם בחדר ענק, והוא חשוך כמו מערה.
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.تخيلوا انفسكم في غرفة ما .. وهي مظلمةٌ جداً
Düşünün ki kocaman bir odadasınız, bir mağara gibi karanlık.想像してください 部屋の中の物なら なんでも取ってかまいません
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.배관공 같으면, 그는 140kg쯤 되고 엄청나게 큰 엉덩이를 가졌죠, 맞잖아요.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Dacă e vorba de un instalator, are 130 de kg şi i se vede crăpătura dintre fese, recunoaşteţi.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Een loodgieter weegt altijd 140 kg en heeft een gigantische bilspleet.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Finns en rörmokare, väger han 130 kg och har en gigantisk raggarskåra, erkänn.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Ha van egy vízvezeték-szerelő, az legalább 130 kiló és kint van a fél segge, valljuk be.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Hydraulik musi mieć 130kg i tyłek wystający ze spodni.
Eğer bir tesisatçı varsa kesin 130 kilodur, kocaman bir kıç yarığı vardır. Kabul edin.Se c'è un idraulico, pesa 130 chili e ha un gigantesco solco del sedere, ammettiamolo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod