Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı.그때 제 위 있던 거대한 풍선이 바로
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Aveam, stii, acel balon enorm deasupra mea, e cea mai mare parasuta existenta, de ce sa nu o folosesc?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Hiszen itt van fölöttem ez a hatalmas ballon, ami minden idők legnagyobb ejtőernyője.
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Io avevo, sai, questo pallone enorme sopra di me, è il più grande paracadute in assoluto, perché non usarlo?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?J'ai cet énorme ballon au-dessus de moi, c'est le plus grand parachute possible, pourquoi ne pas l'utiliser ?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Mam nad sobą wielki balon, największy spadochron w dziejach, czemu go nie użyć?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Měl jsem nad sebou ten obrovský balón, to je největší padák všech dob, tak proč ho nevyužít?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Tengo, este globo enorme encima de mi, es el paracaídas más grande que hay, ¿porqué no usarlo?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Tenho este enorme balão acima de mim, é o maior paraquedas de sempre, porque não usá-lo?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı. Yapılmış en büyük paraşüt, neden kullanmayayım?Имам този огромен балон над мен, най-големия парашут изобщо, защо да не го използвам?
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı.Ведь надо мной воздушный шар!
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı.היה לי, אתה יודע, בלון ענק מעלי,
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı.لدي, كما تعرف, هذا المنطاد الهائل أعلى مني,
Biliyorsun, tepemde kocaman balon vardı.最大級のパラシュートだ これを使おうと
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Als wir uns näherten, lag da ein riesiger Elefantenbulle auf der Seite und sein Gesicht war herausgeschnitten.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Chúng tôi đến gần hơn nữa, đó là một con voi lớn, nằm trên mặt đất, khuôn mặt bị cắt đi.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Conforme nos acercábamos, vimos un gran elefante macho, echado sobre su costado, con la cara cortada.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.En nous approchant, il y avait un gros éléphant mâle, couché sur le côté, avec la visage découpé.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Era un elefant mascul, stând pe o parte, cu faţa tăiată.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Když jsme se dostali blíž, ležel tam na boku obrovský samec slona, s odříznutým obličejem.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.가까이 다가가자, 그 곳에는 커다란 수컷 코끼리가 있었습니다. 얼굴이 잘려나간 채, 옆으로 누워있었어요.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Még közelebb értünk, s láttuk a nagy elefántbikát, oldalán feküdt, arca levágva.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Och när vi kom närmare var det en stor elefanttjur som låg på sidan, med ansiktet bortskuret.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.We arriveerden bij een grote mannetjesolifant die op zijn zijkant lag, met zijn gezicht weggesneden.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Znaleźliśmy ogromnego samca słonia, leżącego na boku z odciętym pyskiem.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.И като се приближихме, там имаше един голям мъжки слон, който лежеше на една страна, с изрязано лице.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Коли ми підійшли ще ближче, побачили великого слона, що лежав на боці зі зрізаним лицем.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.Мы приблизились к большому слону. Он лежал на боку, у него не было морды.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.וכשהתקרבנו ראינו פיל גדול ששכב על צידו ופניו היו חתוכות.
Biraz daha yaklaştığımızda kocaman bir fil gördük, yüzü kesilmiş, yan yatmış vaziyetteydi.横たわり 顔の一部が えぐり取られていました 周りの時が止まりました
Bir bakayım, buradaki kocaman bir mavimtırak gibi görünüyor.Zkusme nějakou najít. Tato mi připadá malinko modrá.
Bir bakayım, buradaki kocaman bir mavimtırak gibi görünüyor.Дайте-но я знайду.. ось ця мені здається синюватою.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Am cumpărat o lanternă cu o baterie mare și mai multe difuzoare.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Compramos una linterna con una batería muy grande y un puñado de pequeńos altavoces.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.그리고 큰 건전지가 들어가는 전등과 작은 스피커들을 구매했습니다.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Nous avons acheté une lampe de poche avec une très grosse batterie, et un tas de petits haut-parleurs.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Siamo andati a comprare una torcia con una grossa batteria e una serie di piccoli altoparlanti.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.We kochten een zaklamp met een zeer grote batterij en een hoop kleine luidsprekers.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Πήγαμε και αγοράσαμε ένα φακό με μια πολύ μεγάλη μπαταρία και πολλά μικρά ηχεία.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Купихме и фенер с много голяма батерия и много малки говорители.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.Мы пошли и купили фонарик с очень большой батарейкой, и кучу маленьких громкоговорителей.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.היה טלפון נייד קטן עם מקרן קטן שעולה בערך 60 דולר.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.ذهبنا اشترى مضيا مع بطارية كبيرة جداً، وحفنة صغيرة من المتكلمين.
Bir de kocaman bir pili olan bir el feneri ve birkaç tane küçük hoparlör satın aldık.小さなスピーカーをいくつか買いました 携帯電話によって
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Er was dit enorme vraagteken.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.És akkor ott volt az óriási kérdőjel.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Et il y a ce point d'interrogation géant.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Ja siinä oli tämä suuri kysymysmerkki.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Obrovská otázka.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Og så var der bare det her gigantiske spørgsmålstegn.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Şi era acest semn de întrebare enorm. Îmi place design-ul, oricum ar fi, al cutiei.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.Havia um ponto de interrogação gigante.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.그리고 앞에는 커다란 물음표가 있죠. 전 이 디자인이 정말 마음에 듭니다.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.Patrzyłem na ten wielki, stylizowany pytajnik.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.ויש כאן סימן שאלה ענק. אני אוהב את העיצוב, לכל הפחות,
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.وكان هناك علامة استفهام ضخمة. أنا أحب التصميم ، علي أي حال ،
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var. Tasarımını seviyorum, tam da buna uygun.どうしてこの箱を開けなかったのだろうと考えていて
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Und da war dieses riesige Fragezeichen.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Và ở đây có một dấu hỏi chấm to đùng. Tôi thích mẫu thiết kế này, với giá đó, với thứ này.
Bir de üzerinde bu kocaman soru işareti var.Y ahí estaba, ese signo de interrogación gigante.