koca ile cümle

koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kocası Balaş'ın (Ağasadık Geraybeyli) emrinde köle gibi hazırdır.Na zijn vergoddelijking werd hij gezien als de ongelukkige echtgenoot van de godin.
Aniden karşılarına kocaman bir savaş gemisi çıktı.Op zekere dag kwam er een enorme vloot aangevaren.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Zijn vrouw Henriëtte wil namelijk van hem scheiden.
Ortaklardan birinin kocasının getirdiği avdan diğer ortağa da pay düşer.Er zijn ook mensen die er tijdens een huwelijk met een partner van de andere sekse achter komen.
Sadıktır, kocasının ismine gölge düşürmez.Ook de naam van haar man mag ze niet prijsgeven.
Başlangıçta iki ilçe (Kocasinan ve Melikgazi) Kayseri Büyükşehir Belediyesinin sınırlarına dâhil edildi.Hij was een slaaf van de oorspronkelijke bewoners, die door de twee invallende stammen verslagen werden.
Altı ay sonra kocası öldü.Haar man stierf bijna zes maanden later.
Kocasından kaçıp bir aktörle birlikte olur.Haar echtgenoot heeft haar voor een actrice verlaten.
Ceza) "Dünya Koca Mekan" "Terör Damlaları" (feat.Samengevoegd; 'arm van het water' ("Рукавная вода" of "Рукав - вода").
Kocası Huysuz'dur.Zijn oom is woedend.
Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir?Of is Veronique de opdrachtgever van de moord op haar vader en dus verantwoordelijk voor diens dood?
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Zo is te zien dat ze het graf van haar moeder bezoekt.
İntihardan sonra kocası ile beraber vücutları kısmen yanmış ve gömülü değildi.Na de moord werden de lijken onherkenbaar gemaakt en begraven.
Kocasının ölümünden sonra Ester bu görevi tek başına yürüttü.Na zijn dood, probeerde Mary het zelf te doen.
Kocası her geçen gün daha agresif bir kişiliğe bürünür.Elke week wordt een ander personage extra in de kijker gezet.
Bu evlilik çocuksuz olup 515de kocasından önce ölmüştür.Het huwelijk bleef echter kinderloos en in 1154 stierf zijn eerste echtgenote.
Ayrıca köy halkının %85'i Gebze-Kocaeli sanayisinde çalışmaktadır.85% van de inwoners woont in een flat van dit woningbouwproject.
Kocaelispor'a kiralık olarak verildi.Er werden kazuifels geleverd aan Mgr.
Mustafa Kocabey ve Ümit İnal üç kez ile bu unvanı en çok kazanan futbolcular olmuştur.CAZ! en 3FM zijn de grote winnaars.
13. Koca Nişancı (ö.Schietprijsster (KNIL) 67.
Kocasının ölümünden sonra, annesi tarafından kurulmuş Kecharitomene manastırına kapanmıştır.Na de dood van haar echtgenoot werd zij in een klooster in veiligheid gebracht.
Kocaeli Birlikspor'da oynamaktadır.Qwak! is voor één speler.
2013-2014: Fikir Atölyesi ^ Eski kocam, yeni sevgilimi tanıyor.(23) 20-12-1983 - Liefde op het eerste gezicht - Koos en Mien gaan naar het huwelijk van Miens nichtje.
Ama kocası George değil Antonio'dur.En dit is niet zomaar iemand, maar Francesco, je oom.
Koca Halil kendini bir ambara kitler, hemen hemen ışık yüzü görmez.Die zijrand heeft een licht holle binnenste zijwand die zich echter niet voortzet over de achterste tak.
"Kocaman kampa 4 genç götürdü".Het bekken wordt gedragen door vier jeugdige diakenen.
Tanrıça Hera'nın kocasıdır.Zij was de moeder van de god Aruna.
2002'ye kadar Aykut Kocaman'ın yardımcılığını yaptı.Tot 2002 was Mróz hoofdsponsor.
Bunun üzerine Burhan, Osman Koçarslanlı'dan yardım ister.De bakker roept hierop de hulp in van muizenverdelger Oskar Koslowski.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Als hij weer gaat, kunnen ze nauwelijks hun ogen openhouden.
Kocası Sextus Varius Marcellus, Suriye kökenli Romalı Equestrian bir ailedendir.Ze trouwde Sextus Varius Marcellus, een Romein van Syrische afkomst.
Kocayemişin aksine meyveleri daha tatsız, lezzetsizdir.In tegenstelling tot hennep is de bies reuk- en smaakloos.
Yolda giderken kocası delirmiştir.Ze verdwaalt onderweg.
Ava bunu reddeder ve bu durumu kocasına bildirir.Thing ziet dit en waarschuwt de familie.
O, iyi bir koca olacaktır.Hij zal een goede echtgenoot zijn.
O iyi bir koca olacak.Hij zal een goede echtgenoot zijn.
Kocasından nefret etti.Ze haatte haar echtgenoot.
O, kocasından nefret etti.Ze haatte haar echtgenoot.
Kocaman bir evde yaşıyor.Zij woont in een enorm huis.
Kocam öldü.M'n man is overleden.
Kocam vefat etti.M'n man is overleden.
Kocanı seviyor musun?Hou je van je man?
Mary'nin kocası, benim kocamın yaşındadır.Mary's man is mijn mans leeftijd.
Hiç büyüyememiş koca bir çocuk.Chłopiec, który nigdy nie dorósł.
Orada ilk kocası Michal Ljalko ile tanıştı.Poznała tam swojego pierwszego męża, Michała Ljalko.
Virginia kocasına, ölümünden sonra, onun koruyucu meleği olacağına söz verdi.Obiecała mężowi, że po śmierci zostanie jego aniołem stróżem.
Skandal ancak Osgood kocasıyla yeniden bir araya geldiği zaman yatıştı.Skandal ucichł dopiero, gdy Osgood pogodziła się z mężem.
Buna karşılık Virginia, çağdaş açıklamaların çoğuna göre, kocasını neredeyse idolleştirmişti.Z kolei Virginia według wielu współczesnych relacji niemal idealizowała męża.
Suzanne Collins Newton, Connecticut'de kocası, iki çocuğu ve 2 kedisiyle beraber yaşımaktadır.Suzanne Collins mieszka w Connecticut z mężem, dwójką dzieci i trzema kotami.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda i Joseph nalegali by Kunz im pomógł.
Koca, (zevç) bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş.Małżonkowie – osoby, które zawarły małżeństwo: mąż (mężczyzna) lub żona (kobieta).
İlk kocası Roma'lı bir politikacı olan Pomponius Bassus'tur.Jej pierwszym mężem był Pomponiusz Bassus, rzymski polityk.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Okazało się, że za drzwiami stoi ogromny niedźwiedź.
1881 yılında kocası, aile işlerini genişletmek için Japonya'ya taşındı.W 1891 wraz z mężem wyjechała do Japonii, by rozwijać rodzinny biznes.
Koca bir balıktır.Duża Ryba.
Kocası Bernard d'Ormal Fransa'nın Front National partisinin eski danışmanıdır.Jej mąż, Bernard d'Ormal, był doradcą prawnym Frontu Narodowego.
Her cinayetin ardından, kocaları kurbanların durumlarına göre maddi ödemeler yapmaktadırlar.Jednakże po każdym zabójstwie ich mężowie rozliczają się finansowo.
Poppy (Vi hakkında): Kocası bana Maderia'dan yazmış.Bożena Dudko: Terzani pisał do niego Maestro.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Tam mąż wyjawił jej fakt o tym kim się stał oraz ,że jest w ciąży.
Nora, marangoz olan ikinci kocası Bruce Wilder ile evine kitap rafları yaptırmak istediği zaman tanıştı.Nora spotkała swojego drugiego męża, Bruce’a Wildera, kiedy wynajęła go do zbudowania półek na książki.

İlgili Sayfalar