koca ile cümle
koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir?Conheceu ela um amor adulterino ou seu marido a abandonou?
Kocasından yedi yıl daha uzun yaşadı.Viveu mais 6 anos do que o marido.
Gebze ayrıca Kocaeli ili GSYİH'sının %33.7'sini oluşturur.Lidera, ainda, a produção da mandioca, com 34,7% do total.
Kocası ve o Afgan Savaşı Savaşı sonrası 1919'da Kabil'e gitmişlerdi.Posteriormente, Sofie e o seu filho tiveram de fugir após a invasão da Polónia em 1939.
1991 - 1996 yılları arasında kocası Stanford Üniversitesi'nde çalıştığı için Kaliforniya'da yaşadı.De 1992 a 1996 assumiu a sua residência em Stanford, na Califórnia.
Onun ölümü kocası Göring için çok büyük bir darbe oldu.Sua morte foi bastante sentida por Goering.
Dudu kadın, kocasını ve iki oğlunu şehit vermiş bir anadır.Simão é um pobre sapateiro que tem uma mulher e dois filhos para sustentar.
Sırtlarında simsiyah kocaman kanatları vardır.E tinha asas grandes recolhidas nas costas.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Nota: Se procura a santa, veja Santa Margarida da Escócia.
Her ne kadar Kocaeli'nin mahallesi olsa da İstanbul'a çok yakındır.A existência da povoação do Cartaxo será sem dúvida bem remota.
Fazlı Kocabaş, Belçika genç millî takımlarında da forma giymiştir.Mas mesmo Domino usa jóias num estilo mais masculino.
Koca Musa Paşa (o.In ("Promulgação das Escrituras por Moisés").
Kocası, babasının Part seferinde ölünce Cornelia MÖ 52 yılında Pompey'in beşinci karısı olmuştur.Depois da morte de Crasso na Batalha de Carras, Cornélia tornou-se a quinta esposa de Pompeu em 52 a.C..
Özel aleti, koca bir yelpazedir.O chefe é uma nave gigante.
Bay Beady: Bayan Beady'nin kocasıdır ve çok uyuşuktur.Mia: É a mãe do Sr. Carburador e é muito exigente.
Murat Koçak.Mouras Coutinhos.
Her gün kocasının mezarına ağlamaya gitmektedir.Ele está a soluçar no enterro de sua mãe.
Charlotte'ın kocasıdır ve Angelica'nın babasıdır.É marido de Anecy e pai de Márcia.
On Birkaç olayada kocası ve kardeşi arasında danışman ve arabulucu olarak görev aldı.Ela teve uma participação ativa em várias conciliações entre seu marido e seu irmão.
Erişim tarihi: 28 Ekim 2014. ^ "Kocaman dönemi sona erdi".Consultado em 28 de outubro de 2014 «Chegou o grande dia!
1923 - İçişleri Bakanlığı, İzmit ilinin adını Kocaeli olarak değiştirdi.Em 1910, o departamento muda a sua denominação para Ministério das Finanças.
Cornelia kocasını öldürtmüş olan bir kişi ile hiç evlenemeyeceğini bildirerek onu reddeder.Privadamente, porém, Landon afirmou que nunca se casaria com um homem que desconfiava dela.
İkisi de şişeyi Sun'a vermeye karar verir çünkü kocası Jin de salda gidenlerdendir.Junto com a recém mamãe, Shan entregou a garrafa para Sun, visto que Jin estava na jangada.
Mary kocasından boşanıp Tom'la evlendi.Mary se divorciou do marido e se casou com Tom.
Mariana'nın kocasının ismi Tom.O marido de Maria se chama Tom.
Son sahnede Marge ve kocası Norm yataklarında televizyon izlerken doğacak çocuklarından bahsederler.In de laatste scène is te zien dat Marge en haar man Norm televisie kijken in bed.
Rouverol ve kocası ABD Komünist Partisi'ne katıldı.Rouverol en haar man waren immers lid geworden van de Communistische Partij van de Verenigde Staten.
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Haar man is een professionele orkestmuzikant, die meestal van huis is.
Kocası tarafından öldürülür.Gedood door haar echtgenoot.
O ve kocası Frank Bunker Gilbreth endüstri mühendisliği alanının öncülerindendir.Zij en haar echtgenoot, Frank Bunker Gilbreth, waren pioniers in de technische bedrijfskunde.
Kocasından boşanmıştır, ikili tekrar bir araya gelseler de işler yürümez.Wanneer zij van haar man wordt gescheiden, slikt zij een vergif.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Zijn vrouw stopte hem toen ze vertelde dat ze zwanger was.
1 ve 14 yılları arasında bir tarihte, kocası Paullus isyan kışkırtıcısı olmak suçundan idam edildi.Tussen 1 en 14 n.Chr. werd Paullus geëxecuteerd als een samenzweerder in een opstand.
Julia, kocası ve babası arasındaki anlaşmazlıklar açığa çıkmadan öldü.Iulia stierf echter voordat de breuk tussen haar echtgenoot en haar vader onvermijdelijk was geworden.
Mary sonra kocasına geri dönmüştür.Maria keerde op dat moment terug naar haar familie.
Evli ve yaşlı, yoksul bir karı kocadırlar.Hij valt op oudere, getrouwde vrouwen.
Daha önce Erzurum (Pasinler-Horasan) ve Aydın (Söke-Koçarlı) bölgesinde bulunmuşlardır.Het is de streek waarin zich vroeger het Zwin en haar zijgeulen bevonden.
Ama biz çalışırken aramızda sevgili ya da karı-koca ilişkisi olmuyor" demiştir."En (vooral) niet gehinderd door een warme vriendschap tussen ons".
Kocası Franz, 1765 yılında öldü.Frans Stefan stierf in 1765.
Sonuç olarak Springfield'a EPA tarafından kocaman bir cam kubbe yerleştirilir.Als gevolg hiervan plaatst de EPA een enorme glazen koepel over Springfield.
Kocası ise tam tersine ailesinden uzak görünür.Ze staat volledig los van de Familistère.
Sofia Giselda 'ya Arvino'nun hem kocasıni hem de oğlunu katleden kişi olduğunu açıklar.Sofia zegt dat Arvino de moordenaar is van haar echtgenoot en haar zoon.
4 yıl boyunca Kocaelispor forması giydi.Hij droeg de trui vier dagen.
Lena'nın kocası yeni ölmüştür ve kendisine eşinin sigortasından 10.000 dolar kalmıştır.In 1900 overleed Belles echtgenoot, waarna ze $ 8.000 van zijn levensverzekering inde.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Zelf wou hij ooit naar Napoli, want zijn familie was afkomstig van Napels.
Kocaeli, Türkiye'nin bir ilidir.Kocaeli is een provincie in Turkije.
2. Sezonle problemleri çıkması,Julie'nin tekrar eski kocası Jimmy ile görüşmesini sağlar.Aan het einde van seizoen 2 kreeg ze opnieuw een relatie met Jimmy.
Ladislaus, Macaristan Krallığının üçte birini Maria'nın kocasına verdi.Toen Ladislaus II koning werd schonk hij een derde van Hongarije aan Stefanus IV.
Korkaklığıyla dikkat çekse de kocaman bir kalbi vardır.Hoewel hij zich stoer voordoet, heeft hij een hart van goud.
Kocası şehirde önemli kabul edilen bir konumdaydı.Hij had een belangrijke positie ingenomen binnen de stad.
Dönüşte kocasından ikinci ve son kez boşandı.Hij scheidde van zijn eerste en laatste echtgenote.
Kayboluşundan 1 ay sonra kocası boğulmuş olarak bulundu.Een maand na zijn verdwijning werd zijn lichaam gevonden, vermoedelijk door verdrinking om het leven gekomen.
Unat, Demokrat Parti'den TBMM 10. ve 11. dönem Kocaeli milletvekiliydi.Jang Jae-on was lid van de 10e en 11e Opperste Volksvergadering.
Daha sonraki yıllar boyunca kocasıyla birlikte, huzur dolu bir hayat yaşadı.De volgende drie jaar leefden zij een rustig leven.
Şişman, belli belirsiz bir boyun ve kocaman bir bıyıkla tasvir edilir.Hij wordt beschreven als een dikke, vlezige man met nauwelijks een nek en een enorme snor.
Kocaali'de 14 köyde 2900 kovan ile arıcılık yapılmaktadır.Pavlovice u Kojetína telt 299 inwoners.
Kızını çok sever ve ona zengin bir koca bulmaya çalışır.Intussen gaat zij op zoek naar een rijke echtgenoot.
Gelin ise hem kocasını hem sevgilisini kaybetmiştir.Intussen is ze wel haar man en haar beste vriendin kwijtgeraakt.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Van Maaren is met haar echtgenoot terug naar Weert verhuisd.
Kocasını 1968 yılında 53 yaşında kaybetmiştir.In 1968 overleed haar man op 53-jarige leeftijd.