koca ile cümle
koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tácito relata que, durante o casamento, "ela perseguiu o marido com incessantes acusações".
Robin kocası Michael Sullivan ile beraber Paris'teki dairelerinde çıkan bir yangında hayatını kaybetmiştir.Ela morreu com o marido, Michael Sullivan, durante um incêndio em seu apartamento em Paris.
2005'te Katie, hamile kardeşi Kristi'ye ve kocası Daniel'e video kasetlerle dolu bir kutu gönderir.Em 2005, Katie entrega uma caixa de fitas de vídeo antigas para sua irmã, Kristi, e seu cunhado, Daniel.
Yurt dışında okumak içinse babasının veya kocasının yazılı izni gerekiyordu.Para estudar fora do país, Sofia precisava de uma permissão escrita de seu pai (ou marido).
Aleksey İvanoviç Alfyorov: Maşenka'nın kocası ve Ganin'in komşusu.Aleksey Ivanovich Alfyorov – O marido de Machenka e o vizinho de Ganin.
Bu yedi büyükşehir; Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Mersin, Kocaeli (İzmit) ve Samsun' du.Possui sete vogais: Α, Ε, Η (e longo), Ι, Ο, Υ, Ω (o longo).
Barış, kocasının babasına karşı düşmanlığı yeniden başlatması ile sadece 1352 yılına kadar sürdü.A paz durou apenas até 1352, quando o marido de Helena retomou as hostilidades contra o pai dela.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Máximo pronto foi assassinado, e Márcia acusou posteriormente Lívia de ser responsável pela morte.
Theodote'a kör bırakılmış kocasıyla özel bir sarayda köşeye çekilmesine izin verildi.Teódota recebeu permissão para se retirar para um palácio privado com seu marido cego.
Mırabella kocasının Belgrat Savaşı'nda ölmüş olduğunu sandığını açıklar.Mirabella diz que ela acreditava que seu marido tinha sido morto na batalha de Belgrado.
Mona, Abraham Simpson'un ayrılmış kocasıdır ve Homer Simpson'ın annesidir.Mona é a ex-esposa de Abraham Simpson e mãe de Homer Simpson.
Anna, kocası 1282'de kıdemli imparator olmadan önce öldü.Ana morreu antes do marido se tornar imperador sênior em 1282.
Ama kocası William Carey de vebadan ölmüştür.Seu marido, William Carey, no entanto, morreu.
Mark Antony annesinin üçüncü kocasıdır.Marco António foi o terceiro marido da mãe de Cláudia.
Céline Dion kocası René Angélil'in iknasıyla şarkı için bir demo kaydetmeyi kabul etti.Céline Dion concordou em gravar uma demo depois da insistência de seu marido René Angélil.
Meksikalı ressam Frida Kahlo'nun kocası.Foi amiga da pintora Frida Kahlo.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Rex, o seu marido, quer divorciar-se dela.
Müller eski kocasının mülklerinin mirasçısı ve aynı zamanda başarılı bir değirmen sahibiydi.Müller, herdeira dos bens de seus maridos falecidos, também era a filha de um bem-sucedido dono de um moinho.
Jolie, Jenny Shimizu hakkında şöyle konuştu: "Eğer kocamla evlenmeseydim muhtemelen Jenny ile evlenirdim."Eu provavelmente teria se casado com Jenny se eu não tivesse se casado com meu marido (Jonny Lee Miller)".
Fato Aney'e koca bulunamamıştır.Can't Get Enough Futurama.
Harris Ryland (Mitch Pileggi): Ann'in eski kocası.Harris Ryland (Mitch Pileggi) protagoniza o preverso ex-marido de Ann.
1 ve 14 yılları arasında bir tarihte, kocası Paullus isyan kışkırtıcısı olmak suçundan idam edildi.Em algum momento entre 1 e 14, Paulo foi executado como conspirador numa revolta.
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar, modül yerine koçanlar eklenerek gerçekleştirilir.Abordagens de cima para baixo são implementadas, anexando os tocos no lugar do módulo.
Kocası onunla bu olayla ilgili olarak yüzleştiğinde, "bebeklerle oynadığını" söyler.Quando ela foi confrontada pelo imperador sobre o incidente, afirmou que estava apenas "brincado de bonecas".
David, bir köyü yok etme tehdidiyle iki eş daha edinir ve Mika başka bir kocaya verilir.David acaba conseguindo duas novas esposas depois de atacar uma vila e Mical é "redistribuída" a outro marido.
Macaristan'ın eski kocasıdır.Ele é ex-marido de Suzana.
Osiris'in hem kız kardeşi hem de karısı olarak ise, İsis, yeryüzü krallığı boyunca kocasına yardımcı olmuştur.Em seguida, ele conta que a sua parente Isabel, apesar de idosa, está também grávida e parte.
Bir mısır koçanıdır.Uma fragata egípcia.
Daha önce Kocaelispor takımında oynamıştır.No passado, ele jogou em Lechia Dzierżoniów.
Altı ay sonra kocası öldü.Seu marido morreria seis meses depois.
Rose, Jack'e kocasının uçağın kuyruk kısmında olduğu halde hala hayatta olduğunu söyler.Rose diz a Jack que seu marido, que estava na cauda do avião quando ele se desfragmentou no ar, está vivo.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.Com isso ela vai parar na casa da família da amiga.
Ağustos 2012 yılında kocası Sergey Konov ile 1 çocuk sahibi oldu.Em 2012, Minkoff e sua esposa tiveram um filho.
Bugün Hokksund'da kocası Jan Erik ve kızı Sandra ile birlikte yaşıyor.Atualmente Kate vive em Finnskogen com o marido Jan Erike e a filha Sandra.
Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi.Eles se chamam a si próprios de s Pandava Doras ou Pandava Rajas.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Ricos entram em conflitos com os pobres, adolescentes com seus pais, esposas com seus maridos.
Koçagan: Bahar Gündönümü.Remédios Novos: Terça-feira de Pascua.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Há uma sombra misteriosa na porta.
"Koca" lakabıyla da anılır.Também remete à "caixa amplificada".
Kocasının ölümünden sonra imparatorun metresi olmuştur.Ela se tornou amante do imperador após a morte dele.
Erişim tarihi: 3 Aralık 2015. ^ "Kocan Kadar Konuş: Diriliş - Kocan Kadar Konuş 2".1º/05/1999 – Publica o livro “Como Ser Feliz – Deus como seu Parceiro”.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Mas rapidamente ficou com um saco de pano cheio de moedas.
Arkasında kırık kalpler, kızgın koca ve babalar bırakır, sonunda da Don Gonzalo'yu vahşice öldürür.Atrás de si, deixa um rasto de corações partidos até que, finalmente, acaba matando um certo Don Gonzalo.
Evli kadınların kocalarını terketmesi halinde "kalın" erkek tarafına geri ödenir.Tudo começa a complicar quando o "falecido" marido retorna.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Ele jurou jamais se casar de novo para não dividir o afeto da filha com outra pessoa.
46. ^ Kocatepe, Ali.Piauí, ed. 46.
Kocası onun yüzünden işinden oldu.Ela recusa o cargo por causa do seu marido.
Bu sebeple kendisine Kocaman Ali derlermiş.Ele definitivamente deu a eles um pé extra.
İlk ara verilince koca, sigara içmek için dışarı çıkınca Gurov, şaşkın ve ondan kaçan Anna'yı selamlar.Quando o marido da moça sai para fumar, Dmitriy cumprimenta Anna, que fica desnorteada e foge dele.
Marco Sciarra, bir suçlu ve Lucia Sciarra'nın kocası.Alessandro Cremona como Marco Sciarra, um criminoso italiano e marido de Lucia Sciarra.
Sonunda fikrini değiştirdi ve albüm çıkarmayı kabul etti ve kocasının teşvikiyle, kayıt stüdyosuna girdi.No final, ele decidiu mudar de ideia e ir ao enterro, atendendo aos pedidos de amigos.
Marie Antoinette'nin kocası (ö.A mulher de Martin Lutero.)
Elisa Alessandro'ya diz çöküp Aminta'yi kendisine koca olarak vermesi için ona yalvarır.Elisa lhe implora que lhe devolva Aminta.
Marie'nin kocası Pierre Curie ile ve fizikçi Henri Becquerel Fizik 1903 Nobel Ödülünü paylaştı.Em 1903, Marie dividiu o Nobel de Física com o seu marido Pierre Curie e o físico Henri Becquerel.
Sonunda Mariya ve kocası Vasili de iskorbüte yenik düştü ve geri dönüş yolunda hayatlarını kaybettiler.Finalmente Pronchishcheva e seu marido sucumbiram ao escorbuto e morreram no caminho de volta.
Kocası Homer ile birlikte üç çocuğu vardır: Bart, Lisa ve Maggie.Com sua esposa, Marge, ele tem três filhos: Bart, Lisa e Maggie.
Poppy (Vi hakkında): Kocası bana Maderia'dan yazmış.Abdulá foi discípulo e escriba de Maomé em Medina.
Böylece erkek kardeş ile kız kardeşinin kocası (enişte/damat) avcılık ortaklığı kurup birlikte avlanırlar.Em tal combinação, o irmão e o marido de sua irmã freqüentemente se tornaram parceiros de caça para a vida.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Jonathan diz que toda semana ele visita o túmulo dela.
Kök (bahar) mevsiminde ise “Koçagan” töreni gerçekleştirilir.Em setembro (ou outubro), realiza-se a festa do vaqueiro.