koca ile cümle

koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu yüzden burası Kocakofalık adını almış.En ellos llegó a adquirir nombre de buen malagueñero.
Her ikisi de kocalarını övmeye başlarlar.Ambos se sienten orgullosos de convertirse en padres.
Dominique McElligott - Lily Bell, kocasını kızılderili saldırısında kaybetmiş dul bir kadın.Dominique McElligott como Lily Bell: una viuda cuyo esposo trabajaba en el ferrocarril trannscontinental.
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Joanna y su marido regresaron a Polonia.
Kapıda kocaman kafalı bir ayı varmış.Uno tenía un Falcon verde en la puerta.
Bunlardan otuz sekiz tanesi İstanbul'da, beş tanesi Kocaeli'de yer almaktadır.De los 88 ocupantes: 50 volaban con destino a Seattle.
"Hani gözlerinizi kocaman açsanız da göremediğiniz şeyler vardır ya...Cuando se quita las gafas y se abre mucho los ojos, ella es irreconocible.
Diğer taraftan iki kadın kocalarını ondan aldıkları pusuladan haberdar ederler.En ella encuentran dos bolas de las que obsequió a las muchachas.
Hank Summers, Buffy ile Dawn'ın babası ve Joyce Summers'ın eski kocası.Vuelven a aparecer Joyce y Hank Summers, los padres de Buffy.
Kupada ise 5. Kademe'de Kocaelispor'a elendi.El cross up! está únicamente disponible con carrocería de 5 puertas.
Kocası tarafından öldürülür.Ejecutada con su esposo.
Esmé'nin kocası Jerome'un adı ise Salinger'ın ilk isminden gelmektedir.Pudo haber sido tomado del primer nombre de Salinger el cual es Jerome también.
Osiris, Doğa Tanrıçası İsis’in kocasıydı.Incluso para los dioses el amor de Ištar fue fatal.
İkincisi; kadının bâkire olması, kocasının onu daha çok himâye etmesine vesîle olur.Aun así, le pregunta a una de sus criadas cómo hacer para que su esposo quede satisfecho.
Başka birisiyle olması mümkün değildir, kocasıyla olduğu sürece de kuruyup gidecektir.Algo similar pasará con Deshila pese a que logrará ser su amigo.
Çünkü Gloucester Düşesi kocasının Kral olmasını istemektedir.Gloucester es el hermano del rey.
Amacı kocasının bunu kullanarak antrenman yapmasını sağlamaktır.En cambio, ella asesinó a su entrenador por pedirle esto.
Ladislaus, Macaristan Krallığının üçte birini Maria'nın kocasına verdi.A su hermano concedió el ducatus o un tercio del Reino de Hungría.
Koca Ailesi'nin kökeni Arap'tır.Su cuadrilla de amigas deja el Araba.
Murat Koçak.Burai muere...
Son derece akıllı bir kadındır ve kocasını çok sever.A pesar de ser muy frío, que ama a su hijo.
1966 yılında yeni kurulan Kocaelispor'da oynadı, daha sonra bu takımın antrenörlüğünü de yaptı.Jugó para ese equipo ese año 1966, cuando definitivamente colgó sus botas.
Deliveli, Kocaeli ilinin Kandıra ilçesine bağlı bir mahalle.El mister que fundó barrio Pueyrredón.
Baal efendi, sahip, koca, kral (Molek) ve tanrı anlamlarına gelir.Teuctli significa señor, amo, dios y dueño.
İşte köy bu Kocaali köyüdür.Su capital es el poblado de Cochas.
Kocası mükemmel bir aşçıdır.Suo marito è un eccellente cuoco.
Kocası onu yıllardır aldatıyor.Sono anni che suo marito la tradisce.
Kocaman bir evde yalnız yaşıyor.Vive da solo in una casa enorme.
Evet, biz zaten senin koca bir kurnaz olduğunu biliyoruz!Sì, sappiamo già che sei un gran furbacchione!
Onun kocası asla öğrenmedi.Suo marito non è mai venuto a saperlo.
Özellikle evli kadınlar, kocalarına sağlık ve uzun yaşam dilemesi için ona tapınırlar.È particolarmente venerata dalle donne sposate che pregandola chiedono salute e longevità per i loro mariti.
Kızı birkaç kez kocası tarafından kaçırıldı.La donna nella sua vita venne rapita diverse volte.
Tacitus'un anlattıklarına göre evlilikleri boyunca kocasını "sonu gelmeyen suçlamalarla takip etmişti".Tacito riferisce che durante il loro matrimonio "aveva perseguito il marito con accuse incessanti ".
O, ikinci kocası Rossi ile 1994 yılında ayrılmış ve 1995 yılında boşanmıştır.Carmen ed il suo secondo marito Rossi si separarono nel 1994 e divorziarono nel 1995.
Midraşta kadının sıkça kocasının yanından ayrılmaması gerektiği belirtilir.Donna spesso trascurata dal marito.
Kocası tarafından öldürülür.Uccisa dal marito.
Eşi, yazılı bir dökümanda kocasının ölüm sebebinin finansal baskıların oluşturduğu stres olduğunu açıkladı.In un documento, la moglie attribuisce la morte del marito allo stress dovuto ai problemi economici.
Kocasını 13 Ağustos 1944'te Normandiya'da ölmesiyle kaybetti.Il marito morì sul fronte in Normandia il 13 agosto 1944.
136 ya da 137'de kocasından önce, bilinmeyen bir nedenle öldü.Sabina morì nel 136 o nel 137, prima di suo marito, per cause ignote.
Yeni kocaman yapılar ilk kez Versiyon 6'ya ait olan diyarlarda ortaya çıkarlar ve ciddi beceriler gerektirir.Le nuove fortezze colossali si presentano per la prima volta nella versione 6 e richiedono tantissime abilità.
Sarah Clarke, Renée Dwyer: Bella'nın Arizona'da yeni kocası Phill ile yaşayan annesi.Sarah Clarke è Renée Dwyer, madre di Bella che rimane a vivere in Arizona, con il suo nuovo compagno Phil.
Koca Yeşil'in seçkin savaşçılarıdır.L'élite di guerrieri di Big Green.
Öte yandan Virginia, kocasının yaşadığı bu ilişkiden çok etkilenmişti.Catherine sembra eccitata da quello che è capitato al marito.
O günler hatırlayan kült film yapımcısı ve çizgi roman yazarı Kevin Smith "O yaz kocamandı.I cinefili e il fumettista Kevin Smith ricordano che "quell'estate fu smisurata.
O ve kocası Frank Bunker Gilbreth endüstri mühendisliği alanının öncülerindendir.Lei e il marito Frank Gilbreth furono pionieri nel campo dell'ingegneria gestionale.
Daha önce Erzurum (Pasinler-Horasan) ve Aydın (Söke-Koçarlı) bölgesinde bulunmuşlardır.Per gli abitanti e le autorità della città, in compenso, le precedenze erano molto differenti.
Kocası Bernard d'Ormal Fransa'nın Front National partisinin eski danışmanıdır.Il suo quarto marito, Bernard d'Ormale, è un attivista del Fronte Nazionale.
Kocası bunu protesto etti ve onun hamile olduğunu belirtti.Lui tenta di farla arrestare ma lei gli rivela di essere incinta.
Ölü kocası Selâhattin Bey’i anımsar.Tutto gli ricorda il suo marito deceduto.
Garrow: Eragon'un dayısı, Roran'ın babası, Marian'ın kocası ve Selena'nın ağabeyidir.È il padre di Roran, lo zio di Eragon, il fratello di Selena e l'ultimo marito di Marian.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Ed è lei stessa a confessare tutto al marito.
1881 yılında kocası, aile işlerini genişletmek için Japonya'ya taşındı.Nel 1891, Diana e suo marito si trasferirono in Giappone per espandere i loro affari di famiglia.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Una volta un soldato lo ringraziò addirittura con una borsa piena d'oro.
"Polis kocası onun emrinde".L'agente è lo stato di polizia».
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.Lì, incontrano il marito di lei.
Kocası onunla bu olayla ilgili olarak yüzleştiğinde, "bebeklerle oynadığını" söyler.Cercando di impaurire i due giovani, l'uomo urlò loro contro: «You know where you are?
Ama bana göre kocamın kanı dünyadaki en güzel şey."Giacché il male è la migliore energia dell'uomo».
Kısa süre içerisinde kocasına götürülür.Dopo qualche tempo viene raggiunta dal marito.
İkinci kocası Billy Bob Thornton'dan boşandıktan sonra onu evlat edindi.Dopo il divorzio dal suo secondo marito, Billy Bob Thornton, l'attrice ha ricevuto l'affidamento di Maddox.
Ama bu çarpışmada Alceste'nin kocası Admete ölümcül bir yara almıştır.Questa azione costa al vecchio maestro una ferita mortale da parte di Dagmer.

İlgili Sayfalar