koca ile cümle
koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ejderhaya benzeyen kocaman bir varlıktır.Un mostro simile ad un drago.
Magda ve kocası Joseph Goebbels, Kunz'un kendilerine yardım etmesinde ısrar ettiler.Magda e suo marito insistettero affinché Kunz li aiutasse ad uccidersi.
Açıkça görülüyor ki, Marie Antoinette, kocası üzerinde pek bir politik etkiye sahip değildi.Non è noto se Karin avesse mai avuto influenza politica presso il marito.
İkinci kocasının adı Publius Cornelius Scipio Salvito'dur.Il secondo marito fu Publio Cornelio Scipione Salvitone, un sostenitore di Pompeo.
Altı ay sonra kocası öldü.Suo marito morì quattro mesi dopo.
Bir akşam eve geldiğinde sarhoş eşinin tecavüzüne ve saldırısına uğrar ve kocasını öldürür.Una sera in cui ha bevuto troppo è preso da un violento accesso di collera e uccide la moglie.
Zenginler fakirlerle, gençler ebeveynleriyle, karılar kocalarıyla, öğretmenler öğrencileriyle savaştadırlar...Conflitti fra ricchi e poveri, adolescenti e genitori, mogli e mariti, insegnanti e studenti.
Koca tanrı, Atlas'a büyük bir ceza verdi; Atlas, sonsuza kadar Gök Kubbe'yi sırtında taşımalıydı!Però Zeus mandò in esilio Menezio e condannò Atlante a portare il Cielo sulle spalle per sempre.
İlk eşinin kocası öldükten sonra onların 3 çocuğunu evlat edinmişti.Alla morte della sorella ne adottò i tre figli rimasti orfani.
Kraliçe Margrethe kocasıyla görüşmek ve geri dönmesine ikna etmek için Fransa'ya gitti.La regina Margherita volò in Francia per incontrarsi con suo marito.
Jenny von Westphalen kocasından dört yaş büyüktü.È il vecchio cane di Jenna, di sette anni.
Miranda'nın kocası ondan boşanmak istemektedir.Lisa chiede il divorzio a Mick.
Eichmann'ın karısı Vera, İsrail'e uçtu ve Nisan ayı sonunda kocasını son kez gördü.A fine luglio Jarrah volò in Germania e si riunì di nuovo alla fidanzata per l'ultima volta.
Leanbow (kurt savaşçı): Nick'in babası, Udonna'nın kocasıdır.In realtà è Leanbow, il marito di Udonna nonché padre di Nick.
Günümüzde Cengiz Topel Havalimanı'ndan Kocaeli-Trabzon uçak seferi yapılmaktadır.Aeroporto di Trapani-Milo Aeroporto di Trapani-Birgi Com'è oggi
2007'den beri, Missouri'de kocası ve oğlu ile birlikte yaşıyor.Dal 2007 lei e la sua famiglia vivono in California.
Kocasından yedi yıl daha uzun yaşadı.Egli sopravvisse alla moglie per sette anni.
Kocası bir orkestrada çalan bir müzisyendir ve çoğu zaman evden uzaktadır.Il marito lavora come musicista e spesso deve viaggiare per lavoro.
Seçkin bir hatip olan kocası, İmparator Tiberius tarafından görevlendirilmiştir.Rappresenta un rapporto che il governatore avrebbe inviato all'imperatore Tiberio.
Bir zaman sonra, kocasının yokluğunda, Mahışeker bir genç adama aşık olur.Qui si scorderà, almeno per un po', del suo amore perduto.
Bu esnada kocasının evde olduğundan habersiz olan ev sahibesi Martha' nın gizli aşkı eve gelir.Ma grazie a Mark, che l'ha ospitata a casa sua, n'è uscita.
1966 yılında Baçspor, İzmit Gençlik ve Doğanspor takımları birleşerek Kocaelispor'u kurarlar.Nel 1960, tuttavia, la caccia e la raccolta di giovani esemplari e di uova vennero proibite.
Daha sonra bu isim türeyerek Kocakovacık adını almıştır.In seguito questo nome fu esteso al vicino capo.
Emlakçı bir kocası ve çok sevdiği bir oğlu vardır.Ha una figlia ed un nipotino al quale è molto affezionato.
46. ^ Kocatepe, Ali.46, Bisceglie, ed.
Kısa bir süre sonra Maximus ölü bulunmuş ve sonradan Marcia kocasının ölümünden sorumlu olmakla suçlanmıştır.Poco dopo però, Heather viene accusata di aver ucciso il marito.
Ali'nin eski kocası ona aylık yalnızca 30 dolar nafaka ödüyor.Lo stipendio di Danny era $100 a settimana.
Yedin ulan bizi koca şeher.L'han mangiaje fin-a le braje.
Kocaman karga burunlu, kambur olup sivri uçlu bir şapka giyer.È alto e massiccio e indossa un cappellino militare.
Kocası ve iki çocuğunu da Avrupa'da turnelere çıkartmıştır.Lei e suo marito viaggiarono in tutta Europa.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.La vedova assisteva ogni giorno ad una messa celebrata davanti la tomba del marito.
Kızını çok sever ve ona zengin bir koca bulmaya çalışır.Sembra ben determinata a proseguir nella ricerca d'un ricco fidanzato.
Lois kocasına bakar ve gidip beyaz çoraplarını giymesini söyler.Grace si risveglia in camera sua: indossa un vestito bianco.
Kendimi sanki koca bir et yığınının içine hapsolunmuş gibi hissediyordum.Erano accatastati alla rinfusa in un unico immenso mucchio.
Kocabaş herkesi Ertuğrul'un katil olduğuna inandırmıştır.Horatio pensa che l'assassino abbia un complice.
Annesi kocası yedi yıl sonra ölünce, kendisine oldukça yüklü bir miras kalarak geri döndü.L'anno seguente morirono i suoi genitori, e divenne erede di un cospicuo patrimonio.
Ayrıca kocasırlıların büyük çoğunluğu inşaat ustasıdır.Malgrado ciò, la stragrande maggioranza dei sostenitori sono credenti.
Burnunuz ne kocaman!Il naso è molto importante, sa?
Ertuğrul, Kocabaş'ın hain olduğunu bildiği için bunu yapmıştır.Il vecchio si adira poiché Connor è un mentitore.
Özel aleti, koca bir yelpazedir.Il mantello stesso è un grande fiocco di neve.
Anne, kocasını öz çocuklarını terk etmeye ikna eder.Decide quindi di andarsene di casa con i suoi figli.
Korkaklığıyla dikkat çekse de kocaman bir kalbi vardır.Anche se sembra fredda, ha un gran cuore.
Koca Halil ise sığındığı köyle birlikte Çukurova'ya inmiştir.Egli sbarca nel Lazio insieme a Cunaro, da lui associato nel regno.
Kocaali'nin ilk kuruluş yeri, bugün futbol stadının olduğu alandır.Nella medesima frazione è degno di menzione il Parco Policreti, oggi sede di un Golf Club.
Bu durum hem kadının kocası hem de diğer kiracılarda Charlie'ye karşı kıskançlık doğuracaktır.Ma il successo scatena l'invidia e la gelosia di altre ospiti dell'albergo.
"Koca Kafa" bu nedenle takımdan ayrıldı.PER questo lascia la squadra.
Ocak 1886'da kocası İlya Ulyanov öldü.Nel 1668 suo fratello Adolfo Guglielmo morì.
Bu daire, kocası o anda Istanbul'da bulunmayan Bayan Rudnicka'dan kiralanmıştır.La ragazza viene accolta da sua sorella, Mme Lasné, che abita a Nizza.
Ödülü kendi adına babası Eşref Koçak aldı.Il premio della competizione fu erroneamente inviato a suo padre.
Kontesin kocası, gıyabında kürek cezasına mahkûm edildi.La consorte è stata condotta nella località segreta di detenzione del marito.
Ama kocası George değil Antonio'dur.Il suo nome, inoltre, non è Jane, bensì Eve.
1979'da İran İslam Devrimi'nin ardından kocası ve çocuklarıyla beraber sürgüne gitti.Allo scoppio della Rivoluzione francese fuggì all'estero insieme al marito e ai figli.
Ellen kocasının dönmesini beklemektedir.Jean attende preoccupato il ritorno della madre.
Anne'nin kocası.Kyle Il marito di Ana.
Son derece akıllı bir kadındır ve kocasını çok sever.Si tratta di una ragazza di gran cuore e ama tanto i suoi amici.
Karı koca ilişkisi ve evlilik kurumu sorgulanır.Lei e il suo fidanzato discutono delle possibilità di aborto o matrimonio.
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Lisa e suo padre vanno a Birmingham e trovano Henry.
Neşeli koca Rosemary'e artık bir çocukları olması gerektiğini söyler.Pochi giorni dopo Guy comunica a Rosemary che vuole avere un bambino da lei.
Kendine kocaman bir ordu kurmuştur.Vi mantiene tuttora una base militare.
O, kocasından boşandı.Она развелась с мужем.