koca ile cümle
koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kızını çok sever ve ona zengin bir koca bulmaya çalışır.Ihr wird unterstellt, dass sie einen reichen Ehemann wolle.
Lisa ve kocası Pekin'e gelmişlerdir.Inzwischen sind auch Brock und seine Mannen in Peking eingetroffen.
Kocasından yedi yıl daha uzun yaşadı.Sie überlebte ihren Gatten um mehr als 27 Jahre.
Koca Hasan bunun üzerine Başyayla (Avgadı civarı) denilen yaylaya çıkmış.So mischte er sich in die Thronnachfolge der Hasanwayhiden ein.
Muffitt'in kocası Michael olaydan sağ kurtuldu ve halen yaşamaktadır.Ihr Ehemann Michael Moffitt wurde dabei zwar verletzt, überlebte aber.
Kocasına hemfikir arkadaşlığı yapar, hem de çalışarak ev masraflarına katkıda bulunur.Hier wohnt und dichtet er, soll für seinen Lohn jedoch Gartenarbeit verrichten.
2001'de ise Kocaelispor'a geçti.2001 trat sie der GAL bei.
Annesi Katolik kocası Anatole ile evlendiğinde Protestanlıktan Katolikliğe geçmişti.Aus Anlass seiner Eheschließung war er unter heftigem Protest seiner Mutter zum Katholizismus konvertiert.
Daha önce Kocaelispor takımında oynamıştır.Schon zuvor spielte er in deren Nachwuchsabteilung.
28 Temmuz 2010 tarihinde erişilmiştir. ^ Çalışırken karı koca olduğumuzu unutuyoruz Sabah.29. Juli 2014, abgerufen am 1. Oktober 2015. Heiraten in der Gemeinde Alfter.
Araları bir karı-koca gibi değil, aksine iki yabancı gibidir.Hier sind sowohl eins (o) als auch zwei (două) weiblich.
Kocasının ölümü üzerine kendisine bakacak kimsesi kalmamıştı.Für den Tod ihres Mannes wurde sie nicht verantwortlich gemacht.
Marie Antoinette'nin kocası (ö.Das Schicksal der Marie Antoinette.
Üzgün olan Anne kocasının mezarını her gün ziyaret etmektedir.Sommer: Yesterday besucht wie jeden Tag das Grab ihres Mannes.
TBMM XXII. dönem Kocaeli, XXIV. dönem Ankara milletvekilidir.Pro Venia Legendi die XXIX. mensis Martii a, MDCCCXLIV.
İslam'ın ilk yıllarında kocası ile Muhammed'e açıktan cephe alan kişilerin başındaydı.Zusammen mit seinen Verwandten gehörte er in der Anfangszeit des Islam zu den Feinden von Mohammad.
Altın Göz Husky: Koca Yeşil'in, İkinci Bölük'ünde bir Liger üyedir.Großbettlingen: In Silber auf grünem Schildfuß eine große zwischen zwei kleinen grünen Linden.
Daha sonra Darla ile birlikte koca bir köyü katliama uğratmışlardır.Später verbündeten sie sich mit der Stadt Erfurt.
Kocası tarafından kovulmuş olmayı kendisine yedirememiş ve de üzülmüş, üzülmüş sonunda hastalanmıştır da.Wessen Ei eine Bruchstelle abbekommt, ist der Verlierer und gibt seines dem Kontrahenten.
Daha sonra kocasını aradı, bazı raporlara göre cep telefonu şifresini istemek için aradı. .Von seinem Vater will er kurz darauf wissen, ob er an sein Mobiltelefon gegangen sei.
Kocasıyla farklı yerlere seyahat etti.Mit ihrem zweiten Mann reiste sie viel.
46. ^ Kocatepe, Ali.(46 farb.), graph.
Bunu üzerine Cudana da kocasını lanetler.Damit hatte sich auch der Fluch von ihm gelöst.
Sahipleri ise Luis Riu Güell ve Carmen Riu Güell isimli karı kocadır.Geschäftsführende Teilhaber sind Luis Riu Güell und Carmen Riu Güell, die Enkel des Gründers.
1998-99 arasında - Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan'nın danışmanı idi.Danach wurde er von 1998 bis 1999 zum Ratgeber des Präsidenten Robert Kotscharjan.
Marry Harron, film yapımcı kocası John C. Walsh ve iki kızları ile birlikte New York’da yaşıyor.Sie lebt mit ihrem Ehemann John C. Walsh und zwei Töchtern in New York.
Koca yeşil, insanlar ve hayvanlar arasında tekrar barış içinde yaşama amacıyla kurulan barış gücüdür.Die übrigen Affen und Menschen wollen von nun an in Frieden zusammenleben.
Kate Beckinsale'in eski kocası Michael Sheen ise bu birliktelik hakkında Len gerçekten sevimli adam.Und zugegeben, auch die niedliche Kate Beckinsale ist durchaus nett anzusehen.
Krimehild kocasını engellemeye çalışır.Frau Klefisch versucht vergeblich, ihren Mann aufzuhalten.
Annesi asla kocasının kendisini neden terk ettiğini bilemedi.Er hat nie verstanden, warum sie ihn allein ließ.
Kendi kocasını tabancayla öldürüp suçu Stanislas'a yıkar.Dabei erschießt sie ihren Mann und hängt Stanislas die Tat an, für die er daraufhin selbst inhaftiert wird.
Orada kocasının ailesinin yanına yerleşir.Das Mädchen zieht dann zur Familie des Mannes.
Bu evlilik çocuksuz olup 515de kocasından önce ölmüştür.Die Ehe blieb kinderlos, ihr Mann starb 1245.
Maça yedek başlayan kaleci, 85. dakikada oyuna girerek 5 dakikalığına Kocaelispor kalesini korumuştur.Der Aufzug für das Restaurant bringt die Gäste ohne Halt in 38 Sekunden auf die 56ste Etage.
Daha küçük bir çocukken bile kocaman adamları dövmüştür.Als Kind wurde Paul Maar oft von stärkeren Jungen drangsaliert.
Evlenmiş kadınlar mülk sahibi olamazdı, ki onlar zaten kocalarının mülküydü.Die Ehe wurde dank einer Schlange, die zwischen sie ging, nicht vollzogen (Siehe Geschichte von Auge).
Meksikalı ressam Frida Kahlo'nun kocası.Die Lebensgeschichte der Frida Kahlo.
Bu yüzden kendisine Çopur veya Çapar Koca derlerdi.Man nennt sie deshalb Neben- oder Kleinkreise.
Dahası da arkasında tıka basa para dolu koca bir çanta bırakmıştır.Dort bringen sie neben Säcken voller Geld auch einen versperrten Metallkoffer in ihren Besitz.
Havaalanında ondan kaçmayı planlarken hala kocasını sevdiğini fark edince bundan vazgeçmiştir.Da sie diesen immer noch liebt, plant sie, mit ihm zu fliehen.
Arbutus unedo (Kocayemiş).Perissodactyla (Unpaarhufer) Equidae (Pferde).
Nina’nın kocası da Troçki’nin sürgününden önce tutuklanmıştı.Mrs. Feenys Ehemann war ebenfalls schon Garfields Streichen ausgesetzt.
Özellikle Koca Kafalar oldukça beğenilmiştir.Besonders die Steherrennen erfreuten sich großer Popularität.
Kocaoğlu, bu esnada altyazı koymayı önerdi.Der Schwiegersohn hat danach noch Schlagsahne auf das Kompott gegeben.
Kocabaş herkesi Ertuğrul'un katil olduğuna inandırmıştır.Somit ging jeder davon aus, dass Hacı der Mörder sei.
Karımak ve Kocamak fiilleri ihtiyarlamak demektir.Männchen und Weibchen erlangen als Jährlinge ihre Brutreife.
Kocası Huysuz'dur.Ihr Ehemann wird gewalttätig.
Coşkun koçaklama, en yaygın koçaklama türüdür.Der Felsenpinguin ist die am weitesten verbreitete Art der Gattung.
Kraliçeler tavananna unvanını kral kocaları öldükten sonra da taşıyorlardı.Königin Victoria hatte dasselbe mit dem Zimmer ihres Mannes nach dessen Tod getan.
Her ikisi de kocalarını övmeye başlarlar.Beide wetteifern um ihre Gunst.
Nabokov'un eşi Vera Nabokov ise bu kitabı kocasının yazmadığını belirtmişti.Nabokovs Witwe Vera wies diese These zurück.
Böylece tutsak bulunan Kazılık Koca da serbest bırakılır.Die gefangene Frau kann befreit werden.
Enriqueta üç yıl sonra kocasını ve küçük kızını kaybetti.Die Prostituierte Leonora hat vor einigen Jahren ihre Tochter verloren.
Kocaali'nin ilk kuruluş yeri, bugün futbol stadının olduğu alandır.Der frühere Präsidentenpalast, der heute ein Golfclub ist.
Kadın mutsuz ve kocasından şiddet gördüğü için ona karşılıksız kalamaz.Im Verlauf des Films kann sie ihrem Mann nicht treu bleiben und erscheint daher schwach.
Zamanlar İsa'dan kocasını öldürmesini ister.Er wird durch Isa (Jesus) getötet werden.
2002-03 sezonunda ise sözleşmesi yenilenmedi ve Kocaelispor'a transfer oldu.Im Sommer 2000 wurde sein Vertrag nicht verlängert und Fumaça war vereinslos.
Altı ay sonra kocası öldü.Sechs Monate später starb sie.
Hakkâniye, (civar köylülerince Muhâcir Kaynarca), Kocaeli ilinin İzmit ilçesine bağlı bir mahalledir.Im sichtbaren (oberen) Gehäuseteil ist das Pfeifenwerk des Hauptwerks untergebracht.
Kocasının ölümünden 5 ay sonra da Masina öldü.Fünf Jahre nach ihrer Geburt starb ihr Vater.