koca ile cümle

koca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kocası ile birlikte günümüzde San Antonio'ya döndüler.She and her husband have now returned to San Antonio.
1618'de ikinci kocasının ölümünden sonra Galşka Guleviçevna oğlu ile kaldı.After the death of her second husband, in 1618, Galshka Gulevichevna became the guardian of her son.
Kocasının eczanesinde şehrin ilk kan testi laboratuvarını kurdu.[6]In her husband's pharmacy, she set up the city's first blood test laboratory.[6]
Kocasıyla birlikte, akrabalarının bazılarını okumaları için destekledi.Together with her husband, she supported several relatives of their relatives to study.
1920'lerin başında kocasını terk etti ve bir Fransız kabaresinde çalıştığı Beyrut'a taşındı.In the early 1920s she left her husband and moved to Beirut where she worked in a French cabaret.
Zefira, ilk kocası piyanist Nahum Nardi (1897–1984) ile [1] 1931'den 1939'a kadar evli kaldı.Zefira was married to her first husband, pianist Nahum Nardi (1897–1984),[1] from 1931 to 1939.
1934 yılında müstakbel kocası Misak Manuşyan ile tanıştı.She met her future husband Missak Manouchian in 1934.
Kocasının iki karısı olması, çok eşliliğe şiddetle karşı çıkmasına neden oldu.The fact that her husband had two wives caused her to intensely oppose polygamy.
1927 yazında Cover Jones, kocası ve iki kızı California'ya taşındı.In the summer of 1927, Cover Jones, her husband, and their two daughters moved to California.
İkinci kocası, ekonomist olan Ivan Kashtelyan'dır (1990'da öldü).Second husband is Ivan Kashtelyan (died in 1990) – economist.
Kocamı gerçekten özlüyorum.Ich vermisse meinen Mann wirklich.
Bu kocan mı?Ist das dein Mann?
Kıskanç bir kocam var.Ich habe einen eifersüchtigen Ehemann.
Mary'nin kocası mısın?Sind Sie Marys Ehemann?
Maria'nın kocası mısın?Bist du der Ehemann von Maria?
O gün kocamı ilk kez görmüştüm.An dem Tag habe ich meinen Mann das erste Mal gesehen.
Önce gönlünü kocaman açmalısın ki; sonra bütün dünyayı içine alabilesin.Nur wer früh seine Seele weit auszuspannen gelernt, vermag später die ganze Welt in sich zu fassen.
Sana kocaman bir aferin.Das hast du großartig gemacht!
Mary kocasını sevmiyor.Maria liebt ihren Mann nicht.
Kocanla nasıl tanıştın?Wie hast du deinen Mann kennengelernt?
Kocamın bugün doğum günü var.Mein Mann hat heute Geburtstag.
Bir yastıkta kocasınlar.Mögen sie auf einem Kissen alt werden.
Benimle bir yastıkta kocar mısın?Willst du mit mir auf einem Kopfkissen alt werden?
Marsilya'da kocasının bırakılması ve yurtdışına çıkma olanakları için çaba gösterdi.Dort bemühte sie sich in Marseille um die Freilassung ihres Mannes sowie um Möglichkeiten zur Ausreise.
Daha önce Erzurum (Pasinler-Horasan) ve Aydın (Söke-Koçarlı) bölgesinde bulunmuşlardır.So hatten sie zuvor bereits Gebiete des Bach- und Maingaus erworben.
Bir öğleden sonra, Katja oğlunu kocasının yanına bırakır.Eines Tages bringt Katja ihren Sohn nachmittags in das Büro ihres Mannes.
Mary sonra kocasına geri dönmüştür.Später kam Maria wieder zur Mutter zurück.
Kocası onu hep aldatır.Ihr Ehemann betrügt sie.
Kocası Franz, 1765 yılında öldü.Franz starb 1765.
Melkor'un kardeşi, Varda'nın kocasıdır.Er ist der Bruder von Melkor und der Gemahl von Varda.
Lena'nın kocası yeni ölmüştür ve kendisine eşinin sigortasından 10.000 dolar kalmıştır.Lenas Mann ist verstorben und dessen Lebensversicherung wird 10.000 $ ausbezahlen.
Kocasından frengi kaptıktan sonra derhal onu terk eder.Jetzt nach der Antwort des Mannes schickte er ihn eilig weg.
Koca bir balıktır.Der große Fisch.
"İşim kocam oldu".Meine Ehe sei meine Sache.
O ve kocası Frank Bunker Gilbreth endüstri mühendisliği alanının öncülerindendir.Sie und ihr Ehemann Frank Bunker Gilbreth waren Pioniere auf dem Gebiet des Arbeitsstudiums.
O evliliktan sonra soyadı olarak kocasının adını kullandı.Sie nahm nach der Eheschließung den Namen ihres Ehemannes an.
Hiç büyüyememiş koca bir çocuk.Das kleine Arschloch altert vielleicht nie.
Kocasını 13 Ağustos 1944'te Normandiya'da ölmesiyle kaybetti.Er fiel am 13. August 1944 in der Normandie.
Kocası George ondan daha da ilgisizdir.Ihr Mann Ted fühlt sich daher ziemlich überflüssig.
İmparator eşliği, kocasının hastalık nedeniyle çekilmesine kadar, iki yıl sürdü.Es dauerte einige Jahre, bis der Prinz seine Krankheit überwunden hatte.
Vi (Rose hakkında): Kocası beni Napoli'den aradı.Von Valencia aus floh er mit seiner Familie nach Neapel.
Kadın, olanları kocasına anlatır.Voller Freude erzählte sie es ihrem Mann.
Midraşta kadının sıkça kocasının yanından ayrılmaması gerektiği belirtilir.Gerade dies ist es, was die Frau so oft bei ihrem Ehemann vermisst.
Köydeki en büyük ağaç 400 yıllık koca çınardır.Der älteste Baum ist eine 400-jährige Eiche.
Kocasının imparator seçildiğini öğrendi ama Ağustos 1204 tarihinde kocasına ulaşamadan ölmüştür.Dort erfuhr sie von seiner Wahl zum Kaiser; sie starb im August 1204 an einer Krankheit.
1992 yılında o dönemde yazarın kocası olan Alfonso Arau tarafından filme çekilmiştir.Der Film wurde 1992 von ihrem Ehemann Alfonso Arau in Mexiko gedreht.
Bu uygulama yalnızca İstanbul ve Kocaeli illerine özgüdür.Diese Bedingung wird nur von den Platonischen und den Catalanischen Körpern erfüllt.
Evli ve yaşlı, yoksul bir karı kocadırlar.Sie wird von einem armen, alten Ehepaar als Tochter aufgenommen.
Kocaeli Haber Dünyası.Vatican News berichtete.
Kocasını birkaç yıl önce kaybetmiştir.Sein Partner ist vor einigen Jahren verstorben.
Kocalar ve Karılar 1992 ABD yapımı romantik dramatik filmdir.Ehemänner und Ehefrauen ist ein US-amerikanischer Film aus dem Jahr 1992.
Kocasının görüşlerinin itaatkar ve hayran destekçisi idi.Er war ein begeisterter Zuhörer und Anhänger seines Onkels.
Bu yedi büyükşehir; Antalya, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Mersin, Kocaeli (İzmit) ve Samsun' du.Im Suco befinden sich die sieben Aldeias Baer, Fatuc Metan, Foholulic, Maubesi, Niquiir, Wala und Wetaba.
Koca Osman onu bulur.Es gelingt ihm, Oskar zu finden.
Yolda giderken kocası delirmiştir.Unterwegs hat die Mutter Gesichte.
Bunlardan ilki duygusal koçaklama, ikincisi ise coşkun koçaklamadır.Ihr erstes Fühlerglied ist dunkel, das zweite ist nicht keulenförmig verdickt.
Osiris, Doğa Tanrıçası İsis’in kocasıydı.Isis war die Frau des Gottes Osiris.
Kanlı (Kanglı) Kocanın, Kan Turalı adlı bir oğlu vardır ve onu evlendirmek ister.Durch die Eheschließung steht ihm dann das gemeinsame Sorgerecht für das (erwartete) Kind zu.
Ursula von der Leyen 1990 yılında kocasıyla birlikte CDU'ya katıldı.Ursula von der Leyen ist seit 1990 Mitglied der CDU.
Tutucu olan sadrazam Koca Hüsrev Paşa reformlar aleyhinde idi.Religionspolitisch war Joachim ein erbitterter Gegner der Reformation.

İlgili Sayfalar