Yayınlar Conax koşullu erişim sistemi ile şifrelenmiştir.Vysielanie je kódované systémom Irdeto.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Skutočne neviem, prečo sa nestal jedným z najväčších na svete."
En kısa sürede koşulan bu turda Brezilya temsilcisi Ayrton Senna 1. olmuştur.Bol prvý Brazílčan od Ayrtona Sennu, ktorému sa to podarilo.
Askeri bütçenin artırılması NATO'ya entegrasyonu için en önemli koşullardan biriydi.No v konečnom dôsledku práve získanie letiska na území Afganistanu bolo jedným z hlavných prínosov operácie.
Yerleşim için oldukça uygun koşullara sahiptir.Majú tu veľmi vhodné podmienky na život.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Nariadenie je záväzné vo svojej celistvosti a priamo uplatniteľné vo všetkých členských štátoch.
Filozof için çilecilik, felsefe için uygun koşulları yaratmasıyla anlam kazanır.Štúdium veľkých filozofov je podmienka toho, aby sme dospeli k jasnému a pravému filozofovaniu.
Sensör zorlu doğa koşullarında hayatta kalma özelliğine sahiptir.Archaea sú charakteristické tým, že žijú v extrémnych prírodných podmienkach.
Dinyeper'i geçiş, son derece zor koşullar altında yapıldı.Fándly však v takýchto neuveriteľne ťažkých podmienkach vykonal veľa práce.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Celkovo však žil spôsobom života nižšej triedy.
Dönemin siyasal koşulları nedeniyle üyeleri de gizli tutulmuştur.Akcia bola, vzhľadom na spoločenskú situáciu, pripravovaná v tajnosti.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.Nedostatok liekov a ťažká práca zhoršovali jeho zdravotný stav.
12 Nisan 1204 tarihinde hava koşulları sonuçta Haçlıların tarafındaydı.12. aprila 1204 so bili vremenski pogoji za križarje končno ugodni.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.An-32 lahko deluje v ostrejših vremenskih pogojih kot An-26.
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Gagarinov načrtovani let bi moral potekati v jasnem vremenu in brez zunanjih rezervoarjev.
Uygun koşullarda hendekler suyla doldurulurdu.Na primernih lokacijah so jih napolnili z vodo.
Oldukça kararsız diğer izotoplar (4H - 7H) laboratuvar koşullarında sentezlenmiştir.Izotopi od 4H do 7H imajo zelo nestabilna jedra in so jih pridobili samo v laboratoriju.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Zaradi suhih in vročih razmer ima sadje, pridelano v depresiji, zelo visoke koncentracije sladkorja.
18 ay süreyle çok ağır koşullarda yaşamak zorunda bırakıldı.Na breztežnost se je prej intenzivno pripravljal 18 mesecev.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Boljše delovno okolje za boljše sodelovanje.
İtalya Grand Prix'i (Gran Premio d'Italia) Formula 1 tarihinde koşulan en uzun pistlerden biridir.Velika nagrada Italije (italijansko Gran Premio d'Italia) je ena najstarejših dirk v zgodovini motošporta.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.Položaj v mestu je bil kljub temu vsak dan hujši.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Tako so povečali domet kar za dvakrat.
İyileşme süreci, hastane koşullarında 1 ile 2 hafta arasındadır.Bolezen se pozdravi sama v 1 do 2 tednih.
Türleşme, hem kontrollü laboratuvar koşullarında hem de doğada, birden çok defa gözlemlenmiştir.Speciacijo so opazovali že večkrat, tako v nadzorovanih laboratorijskih pogojih kot v naravi.
İlk Belçika Grand Prix'i 28 Haziran 1925'te Circuit de Spa-Francorchamps pistinde koşulmuştur.Odvijala se je 28. junija 1925 na dirkališču Spa-Francorchamps.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Posledica tega je tekmovanje med organizmi za preživetje in razmnožitev.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Ne poznam v Evropi nič lepšega."
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Vse je v nenehnem plimovanju, zato se pogoji, kot tudi pojavi, nenehno spreminjajo.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.Izbruh vojne ji je preprečil vrnitev v Švico.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.Obiskovalci mesta lahko v svoji nostalgiji preteklih dni uživajo z obiskom znamenitih stavb.
Zirvede hava koşulları çok değişkendir.Podnebje v Krkonoših je zelo spremenljivo.
Zor koşullar altında Yahudiler arasında mistizme inananların sayısı da giderek artıyordu.S časom je sem prihajalo vse več Judov.
Gemilere eklenen dümen çetrefil hava koşullarında avantaj sağlamaktaydı.Razvrstitev ladij v zgodnjih trenutkih spopada.
Bu kombine yarışmada her iki ayak da aynı gün koşulur.Z obema se tekmuje na enakih progah.
Belirli koşullar altında, elektronlar bir konumdan başka bir konuma hareket edebilir.Pod določenimi pogoji lahko plastidi prehajajo iz ene oblike v drugo.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Nezadovoljstvo, zlasti delavskega razreda, je raslo.
Vuruşu kullanacak oyuncu, topa bir kez dokunmak koşuluyla bu vuruşu istediği biçimde kullanabilir.Igralec lahko vodi žogo toliko časa kot želi, dokler jo vodi pravilno.
Leonidas bu koşulları geri çevirmiştir.Leninov odgovor na vprašanje je odklonilen.
Uluslararası Standart Atmosfer orta enlemlerde bir atmosferik koşul örneiğidir.Po navadi se nazivno moč podaja v pogojih mednarodne standardne atmosfere.
Gerçekte doğal koşullar da tarıma pek elverişli değildir.Zato je narava tu še praktično povsem neokrnjena.
Aynı zamanda sınırlı kullanımı olan pasaport kartları aynı koşullar altında aynı örgüt tarafından verilir.Po dogovoru se stranske ploskve istega ranga prikažejo na istem navpičnem nivoju.
Ücretler çok azdı, çalışma koşulları çok kötüydü ve ölümlü kazalar her yıl yüzlü rakamlarla ifade ediliyordu.S časom se je prvotni zagon porazgubil, velika imena so odšla in poslušalcev je bilo z vsakim letom manj.
Köpekler farklı koşullarda farklı biçimlerde havlarlar.Ptice se različno oglašajo ob različnih priložnostih.
Büyük Kıtlık, 1315 ilkbaharında kötü hava koşullarıyla başladı.Bojevanje je zaustavila spomladi leta 1045 šele huda lakota.
Olimpiyatlar tarihinde Biatlon dalında ilk kez kadınlar, erkekler karışık bayrak yarışı koşulmuştur.Moških tekem na prvenstvu zaradi olimpijskih tekmovanj v biatlonu ni bilo, ženske pa so potekale prvič.
Yine de on sekiz ay boyunca uyuşturucu tedavisi görmesi zorunlu şart koşuldu.Zdravljenje z zdravili je skupno trajalo 18 mesecev.
Olgunlaşma, öğrenmenin ön koşuludur.Inteligentnost je torej pogoj za učenje.
Bu koşullar farklı iki şekilde değişimlenmiştir.Te spremembe so različno izvedene v različnih regijah.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Enakost dveh razmerij imenujemo sorazmerje.
Uzun mesafe koşuları, en az üç kilometre uzunluğunda kesintisiz koşu türüdür.Smučišča s skupno dolžino prog manj od 3 kilometrov.
Yugoslavya'daki politik koşullar göz önünde bulundurularak ikinci maç oynanmamıştır.To v tedanji politični situaciji v Jugoslaviji ni bilo lahko uresničiti.
Ayrıca, gerekli koşullar, en küçük (minimum) ve en büyük (maksimum) noktalar için vardır.Žinomiausi – Didysis (Большой) ir Mažasis (Малый) teatrai.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.1939 m. kovo 22 d. Lietuva buvo priversta priimti ultimatumą.
Piyasa koşullarına göre bu değerin altında veya üstünde fiyata alınıp satılabilirler.Prekės gali būti parduodamos už fiksuotą, sutartą kainą arba per aukcionus.
Ancak zorunlu olarak bir karaktere bağlı kalma koşulu yoktur.To prisirišimo savo ruožtu negali būti be jį sąlygojančio troškimo.
Bununla birlikte, başlangıç koşulları genellikle iyi bilinmemektedir.Tačiau nelygių galimybių problema paprastai nelaikoma išspręsta.
En kısa sürede koşulan bu turda Avustralya temsilcisi Mark Webber 1. olmuştur.Po šio sezono su Formule-1 atsisveikino australas Mark Webber.
Yol koşularının en çok kullanılan üç kategorisi 10 km koşusu, yarı maraton ve maratondur.Bėgama tradicinė maratono distancija, pusė maratono, 10 km ir 5 km distancijos.
Kötü geçen kış ve kötü koşullar nedeniyle 4 ila 7 bin Rus kamplarda hayatını kaybetmiştir.Žygiuojant per kalnus sunkiomis žiemos sąlygomis žuvo apie 4000 britų kareivių.