Ana içeriğe geç
Sözlük

koşul ile cümle

koşul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Herkes ekinin ayağını alır ve desteğe hep birlikte koşulur.Jie burtų keliu suporuojami ir visą projektą turės šokti kartu.
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.Rezultatai fiksuojami mikroprocesoriuje.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.Dirbdamas matė, kokios pavojingos darbo sąlygos buvo tuometėje pramonėje.
Tüm Semberija Bölgesi verimli toprakları ve uygun hava koşulları ile uygun tarım alanlarından oluşmaktadır.Visa Sirija yra derlingos ir palankios žemdirbystei sritys su Viduržemio jūros klimatu.
7 Mayıs 1945'te General Alfred Jodl, Alman kuvvetlerinin koşulsuz teslimini kabul etti.1945 m. gegužės 7 d. Vokietijos vyriausiasis armijos vadas Alfred Jodl pasirašė besalyginį pasidavimą.
Sezon iklim koşulları nedeniyle ilkbahar aylarında başlayıp sonbahar aylarında sona erer.Dėl šalto klimato sezonas prasideda pavasarį ir baigiasi rudens pradžioje.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.Viena iš karo pasekmių Šveicarijai buvo galimybė išplėsti teritoriją.
Tehcir kararı bu koşulları değiştirmiştir.O tuos pokyčius lemia aplinkybės.
Bir diğer faktör de yeni teknolojiler ve hizmetlerin gelişmesi için koşullar.Naujosios technologijos suteikia naujas visuomenės pažangos ir plėtros galimybes.
Hava koşulları her türlü tarımı ve hayvancılığı yapmaya müsaittir.Puotai gamindavo patiekalus iš visokių rūšių javų ir gyvulių mėsos.
Mpemba etkisi, bazı özel koşullarda, "sıcak" suyun "soğuk" sudan daha hızlı donmasıdır.Mpemba efekt on nähtus, kus teatud tingimustel jäätub soe vesi kiiremini kui külm.
Kötü koşullardaydı.Halvas seisus.
Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü.Töö- ja elamistingimused olid halvad ja palgad väikesed.
Oluşabilmesi için özel koşullar gerekmektedir.Nähtuse tekkimiseks on vaja tingimusi.
Küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişimi için gerekli koşulları yaratmak.Luua soodsad tingimused väikese ja keskmise ettevõtete arenguks.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Soodsamate tingimuste saamiseks.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Lennupiirangud jäid ilmastikuolude tõttu kehtima ka järgmiseks päevaks.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Läbi müüri suudeti tungida vaid kahel korral.
Bazı organizasyonlar eskiden kullanılan koşullardan farklı olanları kullanmaktadır.Meetodid, mida tänapäeval suhtluses kasutatakse, erinevad nendest, mida kasutati mõni aeg tagasi.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Ja kas hea tegemine pole midagi teistsugust kui hea?"
Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.Anarhosündikalism eitab riiki kõigis tema esinemisvormides.
Herhangi bir giriş koşulları yoktur.Sissepääsutasu ei ole.
Bu durumda sözleşme yapılmış ve sözleşme koşulları yerine getirilmiştir.Alljärgnevalt on esitatud ülevaade lepingu täitmise ja rikkumise tingimustest.
Değerlendirme maliyetleri, ürünün kaliteli olma koşullarının sağlanması için yapılan çalışmaların maliyetidir.Tuleb uurida, kas kvaliteedi tagamiseks tehtavad kulutused tasuvad end ära.
İşçiler çalışma koşulları nedeniyle grev yaptı.Streik on töötajate korraldatud tööseisak.
Buzullar arası dönem, buzul dönemleri arasında daha sıcak iklim koşullarına sahiptir.Õiepungade varane moodustumine on pärit soojema kliimaga ajast.
Haçlılar için bir ciddi engel kötü hava koşullarıydı.Arvatakse, et põhisüüdlaseks oli halb ilm.
İşsizlik sigortası yanı sıra, çalışma koşullarında da çeşitli gelişmeler sağlanmaktadır.Lisaks palgale võib diskrimineerimine avalduda ka erinevates tööle saamise võimalustes.
Koşu dalı, kısa mesafe hız, orta, uzun mesafe, engel ve bayrak koşularından oluşur.Distantsi järgi eristatakse sprinti ehk lühimaajooksu, keskmaajooksu, pikamaajooksu ja ülipikamaajooksu.
Ancak bu yerdeğiştirme bağ koşuluna uygun değildir.Selle tõlgendamine ei sõltu kontekstist.
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.See käsitleb mikroolukorda.
Örnek olarak Neumann sınır koşulunu görünüz.Näitena on neutriino vaba teepikkus pliis ligikaudu valgusaasta.
Bu işlevin var oluşu 3. koşul tarafından güvence altına alınmaktadır.Otsus vormistatakse käesoleva paragrahvi lõike 3 alusel kehtestatud õigusaktiga sätestatud korras.
Bu bölge çok değişik iklim ve doğa koşullarını içermekteydi.Loodusteadus tekkis väga erilises kontekstis ja traditsioonis.
Bunun sonucu olarak, şehirdeki ekonomik koşullar kötüleşti.Sellest hoolimata jätkus linna rahalise olukorra allakäik.
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.Kõik naised ärgu tehku käsitööd.
Kuraklık koşullarında, yaprak ABA konsantrasyonlarının 40 kat kadar artabileceği belirlenmiştir.Sel juhul võib ABA kontsentratsioon lehtedes tõusta kuni 40 korda.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.Jõe ületamine pidi teostuma Sihveri isiklikul järelevalvel.
Sağlıklı koşullarda çalışılmadığından şikayet edince buradan da kovulmuştur.Oma tervisliku seisukorra tõttu ei saadetud teda rindele ning talle anti kontoritööd.
Düz koşulara en değerli yarış atları katılır ve bu yarışlar büyük ödüllü yarışlardır.Võistluste ajal tuleb eriti hästi hoolitseda hobuse eest ja see on väga tähtis osa kogu võistlusest.
Bu nedenle kış koşullarına göre hazırlık yapmaya gerek duyulmadı.Oli selge, et sellistes tingimustes talve üle ei ela.
Başlangıç koşulları da aynı şekilde tanımlanmıştır.Nad tulenesid põhiliselt samadest tingimustest.
Böylece birçok veri-işlem aşaması arazi koşullarında da yapılabilmektedir.Paljud alused võimaldavad ka liigutamist üles-alla.
Aşağıdaki tablo bir etap koşulduktan sonra hangi mayonun kime verileceğini göstermektedir.Allpool on loetelu tunnustest, mis riigil peaksid olema.
Bu reformlar ağır siyasal koşullarda yürütülüyordu.Tema ajal viidi ellu raskeid majandusreforme.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 atmósfera, las condiciones meteorológicas tienen una influencia decisiva
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 förhållanden en avgörande inverkan på luftburna koncentrationer.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 meteorologiczne miały decydujący wpływ na ich stężenia w powietrzu.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 razmere, ki delno pojasnjujejo letno nihanje in visoke koncentracije O v
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 rozhodující vliv na koncentrace ve vzduchu meteorologické podmínky.
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 rozhodujúci vplyv na vzduchom nesené koncentrácie. To aspoň čiastočne
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.10 worden gevormd, hebben meteorologische omstandigheden een
10 koşulların, havadaki konsantrasyonlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır.συγκεντρώσεις αερομεταφερόμενων ρύπων.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.이 새들은 150 마일 떨어진 마을에서 알을 품는데 거기 토양이 둥지를 트는데
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.240 km-re van innen a költőhelyük, ahol a talaj állaga jobb a fészekrakáshoz.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.240km離れたところにある そこは土の状態が 巣を作るのに適してるんだ
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Budują gniazda w miasteczku, oddalonym o prawie 250 kilometrów. Bo ziemia jest tam lepsza do budowania gniazd.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Chúng ấp trứng ở một thị trấn cách đó 150 dặm (240 km) nơi mà điều kiện đất tốt hơn cho việc xây tổ.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.De ruvar i en stad 25 mil bort, där marken passar bättre för att bygga bon.
241 kilometre ötedeki bir kasabada, toprak koşullarının yuva kurmak için daha iyi olduğu bir yerde doğdular.Ils nichent dans une ville à 250 kilomètres de là, où le sol est plus propice pour construire leurs nids.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod