Ana içeriğe geç
Sözlük

koşul ile cümle

koşul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
7 Aralık 2011'de ise kefaletle koşullu serbest bırakılmıştır.2011년 10월 6일, 그는 보석으로 풀려났다.
Mevzuata aykırı olsa da, onu takip etme koşuluyla kabul ederler.개별법규가 있다면, 그에 따라야 한다.
Kötü durum koşulunda bu periyot, sinyalin ilerleme hızından veya yayılmasından daha uzun olmalıdır.품질이 높을 수록 로딩 속도가 오래 걸리고 더 많은 데이터가 전송된다.
Çıkış, çok çetin olmayan koşullarda yaklaşık 1 saat sürer.수면 시간이 매우 짧으며 한 번에 1시간을 넘기지 않는다.
Öncelikle yaşlıların yaşam koşullarını iyileştirme hedefi takip edilmektedir.우선 백성들의 삶의 질을 개선해야 된다고 보았다.
Sarız ilçesi karasal iklim koşullarını taşımaktadır.휴면은 환경 조건과 직결되는 경향이 있다.
Eğitim faaliyeti Avrupa Kredi Transfer sisteminin koşullarına uygun olarak yürütülmektedir.통계지역단위명명법은 유럽 연합의 구조기금의 분배에 있어 기준이 된다.
Kredi kullanım koşullarının havalede tam olarak tekrarlanması gerekir.기간계산에 관한 원칙은 역산의 경우에도 그대로 적용된다.
Listelenen alanlar, bazı koşullar altında Dünya Miras Fonu'ndan para alabilmektedir.그 자금의 근원은 주로 국제 금융 시장이 발행한 채권 등을 통해 조달한다.
Buna ihtiyacı yoktu – çünkü doğru koşullarda hikayeler kendi kendilerini ekerek harekete geçiyordu.”הוא לא היה צריך – מפני שבתנאים מתאימים, הסיפורים התחילו לפעול, וזרעו את עצמם."
Askeri bütçenin artırılması NATO'ya entegrasyonu için en önemli koşullardan biriydi.הגדלת התקציב הצבאי הייתה אחד התנאים החשובים ביותר לשילוב בנאט"ו.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.מערכות מים מסועפת זו חייבה להקים גשרים רבים.
"Hitler her zaman olduğu gibi her koşulda taarruzu emrediyordu." .ובהזדמנות זו, כהרגלו, היטלר הסתיר את כוונותיו האמיתיות."
Ülkenin içinde bulunduğu bu ağır koşullar yüzünden, Romanya'yı ziyaret eden turist sayısı %75 oranında azaldı.כתוצאה מכך, חלה ירידה ניכרת בהכנסות התיירות, ומספר התיירים הזרים שביקרו ברומניה ירד ב -75%.
Bu koşullardan biri sağlandığı takdirde karşılaşma sona erer.כולכם תסכימו שעקב נסיבות אלה הנשף יופסק.
Uygun hava koşullarında Güneş 24 saat gözlemlenebilir.בראות טובה, ניתן יהיה לראות את השמש באזורי הקטבים ברציפות כ-24 שעות ביממה.
Hiçbir koşulda sana dokunmalarına izin verme.אל לו לסטות ממנה בשום תנאי.
Bu koşul çoklu boyutlu hallerde de geçerlidir.עובדה זו נכונה גם בממדים גבוהים יותר.
Ancak elli öğrenciyi bir araya getirmeyi başardık; bu koşullarda çok bile.עם זאת, הם נצפו גם בקבוצות גדולות שמנו 15 פרטים, אולם מקרים כאלו הם נדירים למדי.
Karşılaştığı korkunç koşulları eyalet meclisine gönderdiği bir raporda açıkladı (1843).את מענהו למצב עניינים זה ניסח במזכר מפורט שהגיש לרשויות ב-1835.
Bu anlamda, “kişinin kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir. ”וכי ״זכות הציבור לדעת, כשמה כן היא.
En ilerici kurumlar bile, koşullar içinde eskir.תפיסת הריח תלויה, במידה רבה, בנסיבות.
( Kişinin gereksinimleri dış koşullara karşın aynı kalmalıdır. )ההשוואה צריכה להיערך גם במקומות שהתנאים בהם אחרים.)
"Yargıtay 'koşulsuz kaos' dedi".הפועל: "יצר כאוס.
Tutuklu düzenli aralarla bir gözetimciye rapor vermek ve bazı koşullara uymak kaydıyla erken salıverilir.החכם באשי, הורה על מעצרו ליום אחד, בתנאים נוחים.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.איחודה של נורווגיה קשור לסיפור אהבה.
Ancak doğa koşullarında bunu sağlamak çok zordur.מסיבה זאת קשה מאוד לצפות בו בטבע.
Bu koşullar dönem canlılarını oldukça etkiledi.הקשרים הללו השפיעו באופן משמעותי על נסיבות חייו.
E-Spor oyunlarında da benzer koşullar için tahminler üzerine bahis oynanabilir.בשונה מהמהמר שיכול לעצור גם ב-13 לדוגמה.
Savaş koşulları İsviçre'ye gidebilecek kadınların sayısını sınırladı.מספר חשבונות החיסכון לבדו עולה על מספר תושביה של שווייץ.
Ülkedeki kötü ekonomik koşullar tiyatro ve diğer sanat dallarını olumsuz etkilemiştir.באולם נערכים אף מופעי מחול ותיאטרון אחרים.
Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.ווטסון ביצע את ההליכים אשר פבלוב השתמש בהם בניסויים שלו עם כלבים.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”האספקה שלהם נגמרה, הם הרגו את אחד הסוסים למזון וחיפשו מים למחרת.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.עם זאת, אנא קח במיוחד בחשבון שאנו לא מחפשים תיווך סובייטי למשהו כמו כניעה ללא תנאי.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.נוטרי פסי הרכבת עבדו בתנאים קשים במיוחד.
1896'da koşulan parkur 40 km uzunluğundaydı.בשנת 1896 קוצר המרחק ל-2 ק"מ.
Bu koşullar nedeniyle konforlu bir yolculuk sağlamazlar.מסיבות שונות, לא עלה המשא ומתן יפה.
Bu koşullar altında 1998 eylülünde Yine Ayrılık albümünü çıkarttı ve askere gitti.כעבור שלוש שנים, ב-1998, מכרה את מניותיה ברדיו ועזבה.
En zor koşullarda yaşayanlar kürek mahkûmlarıydı.תחת שלטונו חוו האסירים זמנים קשים.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.המצב בעיר ממשיך להתדרדר.
Çiftleşme zamanları iklim koşullarına göre değişmektedir.יש לשנות את כמות ההשקיה בהתייחס למזג האוויר.
Bunun sonucu olarak, şehirdeki ekonomik koşullar kötüleşti.עם זאת, בשלב הזה החלה ההתדרדרות הכלכלית של העיר.
Kişinin içinde bulunduğu koşullarla nasıl şekillendiğini ele alır.רשות לעשות בו כאדם העושה בתוך שלו.
Bu yeni ve nispeten liberal koşullar altında birçok Ermeni okulları Osmanlı İmparatorluğu boyunca açıldı.При тези нови и относително либерални условия, много арменски училища са създадени в Османската империя.
Yoğun kış koşullarının getirdiği tehlikelerle karşı karşıyayız."Опасностите идват от дълбоката зима".
Gagarin'in planladığı uçuş faaliyetleri, açık hava koşullarına ve dış tanklara ihtiyaç duymadı.Планираният полет на Гагарин се е нуждаел от добро време и никакви външни резервоари.
Bu engeller, üretim faktörünün dört koşulunu kesintiye uğratır.Тези бариери пречат на свободата на движение на четирите производствени фактора.
Listelenen alanlar, bazı koşullar altında Dünya Miras Fonu'ndan para alabilmektedir.При определени условия обектите от списъка могат да получат финансиране от Фонда за световно наследство.
Bu denklem, prensip olarak gaz parçacıklarının, verilen sınır koşullarındaki dinamiğini tanımlamaktadır.Това уравнение точно описва динамиката на газовите частици, при дадени гранични условия.
Ancak,bu hesaplamalarda sınır koşulları sağlanması, bazı tartışmalara yol açtı.Разглеждането на граничните условия при тези изчисления води до известни противоречия.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.Тези условия водят до конкуренция между организмите за оцеляване и размножаване.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Всичко е в постоянно движение, и така постоянно се променят условията и самото нещо.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Не се оставят сами в стаята.
Arizona Üniversitesi, Veritas Laboratuvarı: Medyumları laboratuvar koşulları içinde incelemektedir.Лабораториите Веритас на Университет Аризона провежда лабораторни изследвания на медиуми.
Ahitsel olarak kadının rızası gerekmemektedir fakat Aşkenaz geleneğinde kadının rızası da şart koşulur.За мъжете е най-добре да я изпълнят в джамия, докато за жените не е задължително.
1896'da koşulan parkur 40 km uzunluğundaydı.По време на първата олимпиада през 1896 г. тя е била 40 km.
Karşı tarafın da aynı koşullar altında rasyonel davranarak tanıklık edeceği kaçınılmaz olacaktır.При това противоречащите си гледни точки са еднакво доказуеми по логичен път.
Top iki elle tutulup, baş arkası ve üstünden, ayakların yerden kesilmemesi koşuluyla atış yapılır.Топката се хвърля с две ръца, над главата, а краката трябва да са неподвижни.
Zirvede hava koşulları çok değişkendir.Климатичните условия на остана са разнообразни.
Volkanik lavların yarattığı belli koşullar da benzer yapıların ortaya çıkmasına sebep olabilir.Интересен факт за щитовидните вулкани е, че те може да се образуват и на други планети.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod