Sirius koşullar uygun olduğunda gündüz bile çıplak gözle görülebilir.Sirius kan til og med observeres på dagtid med det blotte øye under rette forhold.
Olağan koşullar altında Güneş, doğrudan bakılamayacak kadar parlaktır.Under normale omstendigheter gir solen så sterkt lys at det er vanskelig å se på den direkte.
Birincisi uygunluk koşulu, diğeri de türevlenebilirlik koşuludur.Det første er følgelig en umulighet, mens det andre er en mulighet.
Aynı kaynak, Arafat'ın yaşam koşullarının durumu hiç de kolaylaştırmadığını açıkladı.Kilden skrev videre at Arafats leveforhold gjorde lite for å forbedre situasjonen.
Motor sporlarında en hızlı tur, bir yarış sırasında en kısa sürede koşulan tura verilen ad.I motorsport er raskeste runde den raskeste runden i løpet av et løp.
Yağmur ve hava koşulları ilerlemeyi zorlaştırıyordu.Regn og tordenvær bidro til vanskene.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Denne øvelsen er bare blitt arrangert to ganger.
Nersan koşulları kabul etti.Han innrømmet etterhvert forholdene.
Tutunma, enfeksiyondan önce yerine getirilmesi gereken ilk koşuldur.Vaksineringen må skje før man blir smittet.
7 Kasım 2006 ara seçimlerinde bu koşullar tekrar değişti.15. november 2006 ble det etter store endringer endelig vedtatt av Europaparlamentet.
Ücretleri düşük, yaşama ve çalışma koşulları çok kötüydü.Sistnevnte har mye dårligere lønns- og arbeidsvilkår.
Her şeye rağmen tam rekabet koşullarında ücret asgari ücretin altına inmez.Men det er ikke mulig å konkurrere på lavere aldersnivå.
Bu olaylar ve koşullar, Picasso’nun 1901’den 1904’e kadar sürecek olan Mavi Dönemi’nin itici gücü oldu.Picasso begynner sin blå periode som pågår til 1904.
Eğer koşulan şartla sağlanmazsa, MİB sıradaki komutu işler.Dersom disse ikke finnes, går Mambo videre til neste steg.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Mot et bedre arbeidsliv.
Bu durum sıcak iklim koşullarına ve geleneklere bağlı olarak oluşmuştur.Denne er i konstant bevegelse avhengig av de rådende klimaforhold.
İlk Belçika Grand Prix'i 28 Haziran 1925'te Circuit de Spa-Francorchamps pistinde koşulmuştur.Det ble arrangert 28. – 30. august på Circuit de Spa-Francorchamps i Belgia.
Bu arada Alesia kentinde yaşam koşulları günden güne daha da kötüye gidiyordu.Leveforholdene innenfor bymurene i Alesia ble stadig verre.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.Over nyttår begynte opprørere å ta kontroll over byer for lengre perioder.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.Topografien og de klimatiske forholdene derimot, begrenser kultiverte avlinger til bare 4 % av landets areal.
Neptün'ün Uranüs'e göre daha değişken hava koşulları, iç ısısının görece yüksekliğine bağlanıyor.Det antas at Neptuns mer varierte vær sammenlignet med Uranus delvis skyldes planetens høyere indre varme.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.Likevel er det status rundt det å ha jobben.
Yarışlar 7 ve 10 Nisan'da Panathinaiko Stadyumu'nda koşuldu.Turnøvelsene ble avviklet i Panathinaiko stadion mellom 9. og 11. april.
Buna göre, ekonomik koşullar ve baskın üretim araçları toplumsal yapıyı belirlerdi.Derimot var privat eiendomsrett og privat initiativ ansett som motoren i samfunnsøkonomien.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.Sorgen senker seg over landet.
Dünyadaki her üç kişiden birini hafif koşullarda dahi (sakin bir gölde teknede bulunmak vb.) taşıt tutar.Hvert tre eller innsjø har en egen kraft (for eksempel nøkken i en innsjø).
Açıkça bellidir ki, bunlar koordinat dönüşümü koşulları altında değişmezdir.Det er da kun nødvendig å vise at de forblir uforandret under disse tre bevegelsene.
Sıcak iklim koşullarında yetişir.De dannes i fuktig klima.
Maraton koşuları 1896 Olimpiyatları'nda başladı ve sonra tüm yıllarda yer aldı.Maratonløpet ble oppfunnet til OL i 1896, og har vært arrangert i samtlige leker etterpå.
Bu nedenle de, özgürlük ve demokrasinin ön koşulu olarak ortaya çıkar.De ville vise hva frihet og demokrati kunne føre til.
Duyma kaybı olan insanlar için daha kaliteli bir yaşam koşullarını ve eşit hakları savunmaktadır.Et fokusområde er å sikre like muligheter og vilkår for borgere med et handicap.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.Sejarah Greenland adalah sejarah kehidupan di bawah kondisi Arktik yang ekstrem.
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.Secara umum, MSG stabil dalam kondisi pemrosesan makanan biasa.
Bu üç yasa, gündelik koşullarda makroskopik cisimlerin hareketi için iyi bir yaklaşıklık ile geçerlidirler.Ketiga hukum ini juga merupakan pendekatan yang baik untuk benda-benda makroskopis dalam kondisi sehari-hari.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.Jarang diperlukan perawatan di rumah sakit.
Listelenen alanlar, bazı koşullar altında Dünya Miras Fonu'ndan para alabilmektedir.Tempat-tempat yang didaftarkan dapat memperoleh dana dari Dana Warisan Dunia di bawah syarat-syarat tertentu.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Bagaimana mungkin itu karena Anda tidak menghadiri hal-hal yang menyenangkan? "
Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir.Karena hal inilah aku diusir Dari tanah dan rakyatku.
Telif hakkı kapsamında olan çalışmalar bile bazı koşullar altında paylaşılabilir.Bahkan karya-karya yang dilindungi oleh hak cipta dapat distribusikan dalam kondisi tertentu.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Sebagai Allah yang sepenuhnya, Ia mengalahkan maut (kematian) dan bangkit kembali.
Çıkış, çok çetin olmayan koşullarda yaklaşık 1 saat sürer.Jarak yang harus ditempuh selama satu jam dengan kondisi jalan yang tidak begitu baik.
Yerel listeler, haritalar (yol ve hava uydu), yol tarifleri ve trafik koşulları sağlar.Ini menyediakan daftar lokal, peta (jalan dan satelit udara), arah mengemudi, dan kondisi lalu lintas.
Stalin'in koşulları şunlardı.Ini menjadi masalah buat Stalin.
Yol koşularının en çok kullanılan üç kategorisi 10 km koşusu, yarı maraton ve maratondur.Event biasa adalah 5 km, 10 km, half marathon dan full marathon.
Fakat yine sarayda kalmaları ve yasamaları şart koşuldu.Namun pangkat dan kehadirannya di istana tetap ada.
Yaşam koşulları elverişli değildir.Keadaan hidup serba tidak menentu.
Diğer türlerdeki bölüşüm fonksiyonları ise farklı koşullar altında tanımlanabilir.Jenis lain dari fungsi partisi dapat didefinisikan untuk masing-masing keadaan yang berbeda.
Yaklaşık olarak 300 milyon yıl yaşında olan M48, iyi gözlem koşullarında çıplak gözle de gözlemlenebilir.M48 terlihat dengan mata telanjang di bawah kondisi atmosfer yang baik.
Newton'un uzun süredir kabul gören bazı teorilerin, bazı koşullarda doğru olmadı ortaya koyuldu.Teori-teori lama yang dipegang Newton diperlihatkan tidak benar dalam segala situasi.
Matematik şart koşulan rastgele kuralların olduğu bir oyun gibi değildir.Pemain tidak perlu menggunakan matematika yang rumit dalam bermain.
Normal koşullarda, bir bölgede yayın yapan her yayıncının ayrı frekans kullanması gerekir.Oleh karena itu, setiap orang yang bekerja di suatu daerah radiasi harus selalu mengenakan dosimeter personal.
Bu koşullar elektrostatik yaklaşım olarak bilinir.Sifat ini dikenal sebagai elektropositivitas.
An-32 elverişsiz hava koşullarına dayanıklılık bakımından An-26'dan daha iyidir.An-32 bermesin turboprop ini dirancang untuk menahan kondisi cuaca buruk yang lebih baik dari standar An-26.
Dublin Maratonu 1980 yılından beri düzenli olarak koşulmaktadır.KALABAHU secara konsisten diadakan tiap tahun sejak tahun 1980.
Bunun için zenginliğin gelişmesinin koşullarını araştırmak gerekmiştir.Oleh karenanya, harus mengadaptasi teknik kapitalis agar bisa berkembang.
Anayasa tarafından belirlenen belirli koşullar altında Meclis feshetme hakkına sahiptir.Dalam situasi tertentu sesuai dengan konstitusi, memiliki hak untuk membubarkan DPR.
Bu işlevin var oluşu 3. koşul tarafından güvence altına alınmaktadır.Sementara untuk urusan cinta, harus diletakkan diurutan ketiga.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.Lituania terpaksa menerima ultimatum ini pada tanggal 22 Maret.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Kecamatan Ini mengalami 2 kali pemekaran.
Bu konuda ilerlemiş,o günün üretim koşulları derecesinde gerçekleştirmiştir.Ia mengaku bahwa hal itu adalah yang cukup sulit selama masa produksi.