Bu zamanlarda Almanya da araştırma için ekonomik koşullar pek de parlak değildi.Na Alemanha aquelá época, com certeza as coisas não estavam bem.
Bir türevlenebilirlik koşulu (x 'de bir kez, iki kez, k kez veya sonsuz kez türevlenebilir).A exigência de diferenciabilidade (pode ser uma, duas, k vezes, ou infinitamente diferenciável em x).
İnternet üzerinden başvuran yarışmacılara önceden seçilen 10 şarkıdan birini seçme şartı koşulmuştur.Para os testes on-line, os concorrentes eram obrigados a cantar uma das dez músicas pré-selecionadas.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Eu não conheço nenhum discurso de maior qualidade em qualquer lugar."
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.Em geral, o glutamato monossódico é estável sob as condições de processamento de alimentos.
Lisans koşullarına bağlı olarak servis sadece Birleşik Krallık'taki izleyicilere uygulanmaktadır.Devido aos acordos de licença, o serviço só está disponível no Reino Unido.
Fenol kırmızısı normal koşullarda kararlı, kırmızı renkte bir kristal halindedir.Vermelho fenol é um cristal vermelho que é estável ao ar.
Jason ister istemez bu koşulları kabul eder.Jason ficaria afim de mim, não é?
Bu koşullarda kendi toprakları istila tehdidi altındaydı.Assim, sentimos como se nossa individualidade estivesse ameaçada.
Bu erozyonların gerçekleşebilmesi için birden fazla koşulun mevcut olması beklenir.Cresceu a preocupação de que fosse provável a ocorrência de uma erupção.
Biyolojik hücreler, uygun koşullar altında, hücre bölünmesi ile çoğalırlar.Como exemplo, células biológicas, dado o ambiente adequado, reproduzem-se por divisão celular.
Ampirik bir ön koşulu desteklemek için, esas olarak bir çevrilemezlik olması gerekir.Para subir de divisão, teria que ultrapassar uma fase preliminar.
Titan’ın Dünya’nın ilk zamanlardaki koşullarına sahip bulunduğu anlaşılmıştır.Perguntou a Simão o que fazia ali nas primeiras horas do dia.
Arazi koşulları çok sayıda köprü yapılmasını gerektirmişti.A instalação dos trilhos requisitava a construção de uma ponte.
Görerek uçuş yapılmasını mümkün kılan meteorolojik koşullara VMC (visual meteorological conditions) denir.Os requisitos meteorológicos mínimos para voos VFR são chamados condições meteorológicas visuais (ver VMC).
Antik kentlerdeki barınma koşulları sağlıklı değildi.As condições da construção eram insalubres.
Her şey devamlı bir devinim içindedir, dolayısıyla koşullar ve bu arada nesnenin kendisi de değişmektedir.Tudo está em fluxo constante e, assim, as condições e coisas em si estão mudando constantemente.
İlk Belçika Grand Prix'i 28 Haziran 1925'te Circuit de Spa-Francorchamps pistinde koşulmuştur.Resultados do Grande Prêmio da Bélgica realizado em Spa-Francorchamps à 27 de agosto de 1995.
Bu olaylar ve koşullar, Picasso’nun 1901’den 1904’e kadar sürecek olan Mavi Dönemi’nin itici gücü oldu.Ver artigo principal: Picasso O período azul de Picasso decorreu entre 1901 e 1904.
Bu teoremi ispat etmek için koşullu olasılık tanımından başlanır.Então, podemos provar o teorema inicial.
22 Mart tarihinde, Litvanya ültimatom koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.A Lituânia foi forçada a aceitar o ultimato em 22 de março.
Bu basit şekil arazi koşullarında değişebilmektedir.É possível que este valor dobre para condições de estrada.
Çiftleşme zamanları iklim koşullarına göre değişmektedir.A duração do ciclo de vida varia de acordo com as condições climatológicas.
Kuşatma altında koşullar kötüleşmektedir.Durante o império a situação piorou.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.As difíceis condições de vida e o trabalho constante enfraqueceram a sua saúde.
Bu koşullu olasılıkları dönüştürmek için, bunlar toplamlarına bölünür.No intuito de responder essa pergunta, vamos por partes.
Böylece rakip firmalarla rekabet aynı koşullarda olmaktadır.Os produtos concorrentes são taxados da mesma forma?
Rawls’ın adalet dağılımı bu malların bireyler arasında dağılımı koşullarına biçimlenmektedir.Nesses termos, Rawls estabelece uma situação equitativa entre os indivíduos.
Ancak topoğrafya ve iklim koşulları yüzünden, ülke topraklarının sadece yüzde dördü tarıma elverişlidir.No entanto, a topografia e as condições climáticas limitam as terras cultiváveis a somente 40%.
Başlangıç koşulları da aynı şekilde tanımlanmıştır.Pode-se denominar também de antropismo o conjunto desses mesmos princípios.
Koşulların, n çok büyük değilken önemli hale gelmesi ihmal edilir.E torna-se fácil se nem N ou P são pequenas.
Bu nedenle de, özgürlük ve demokrasinin ön koşulu olarak ortaya çıkar.É conhecido pela sua política que prega a democracia e a liberdade.
Savaşın getirdiği ağır koşullar yüzünden, János çok küçük yaşlarda çalışmaya başladı.Em contraste ao bom tratamento que recebera em sua primeira prisão, Joana agora vivia seus piores tempos.
Kötü durum koşulunda bu periyot, sinyalin ilerleme hızından veya yayılmasından daha uzun olmalıdır.Quanto maior a viscosidade, mais rápido é o decaimento do sinal.
Uçaklar, Atlantik'i normal koşullarda 3 saatte aşabiliyordu.O tempo estimado de viagem terrestre é de 3 horas em condições normais da estrada.
Uluslararası Standart Atmosfer orta enlemlerde bir atmosferik koşul örneiğidir.Isso é incomum nas atmosferas internas de um edifício.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.Ele teve de voltar por causa da dificuldade em respirar.
Geçit bulunduğu yükseklikten dolayı sert iklim koşulları kışın yolun kapanmasına neden olmaktadır.Devido à sua altitude está fechado de Inverno.
Uzun mesafe koşuları, en az üç kilometre uzunluğunda kesintisiz koşu türüdür.Foi tão difícil o caminho que nos dias ruins eles cobriam menos de três quilômetros.
Halen, birkaç aile mahallede zor koşullarda yaşamaktadır.Famílias ainda moram em beira de barrancos.
Bazı anıların canlanması ancak bir takım psikofizyolojik koşulların oluşumuna bağlıdır.O relaxamento não é possível senão a partir de um certo nível mental.
Bu mesafe yalnızca iki kez koşuldu.Esta regra foi utilizada duas vezes.
Denklemlerin bu koşulu sağlaması için düzeltilip genelleştirilmesi gerekir.É aconselhável interromper a amamentação nesses casos.
Koşullara bağlı olarak, pasaport, 3 ila 9 iş günü içinde verilir.Os funcionários têm direito a economizar até 9 dias de férias anuais.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Zij is verbindend in al haar onderdelen en is rechtstreeks toepasselijk in elke lidstaat.
Ancak bazı koşullar altında izin verilebileceğini düşünmektedir.Hij wil dit enkel doen onder bepaalde voorwaarden.
İlerleyen aylarda koşulları daha iyi görebilmek için mülteci kamplarını ziyaret etti.De volgende maanden bezochten ze alle grote steden in de Zuidelijke Nederlanden voor de Blijde Intrede.
Uzun zamandır genel kanı amonyumun sadece oksijenli koşullarda okside edilebileceği yönündeydi.Lange tijd werd gedacht dat het alleen mogelijk was ammonium te oxideren onder aerobe omstandigheden.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.Zij eisten voor betere werkomstandigheden.
Tabii ki yaklaşık olmak koşulu ile.Op het nippertje ergens in slagen.
Grönland tarihi, Arktik koşullar altındaki bir yaşam öyküsüdür.De geschiedenis van Groenland is een geschiedenis van het leven onder extreem koude omstandigheden.
Stalin'in koşulları şunlardı.Dat was ook bij Stalin het geval.
Koşullar neticesinde göç etmelerine rağmen aradaki bağı kopartmamışlardır.Toen zij in een bootje op het Öskjuvatn voeren verdwenen zij zonder een spoor achter te laten.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Door de droge en warme omstandigheden bevatten de vruchten zeer hoge concentraties suiker.
Ağır çalışma ve yaşam koşulları yüzünden sağlığı bozuldu.Door het hard labeur en het ruw klimaat ging zijn gezondheid achteruit.
VFR uçuşlar ilgili ATS ile temasa geçmek koşuluyla bazı özel şartlarda kullanabilirler.Speciale VFR vluchten kunnen onder bepaalde omstandigheden worden toegestaan.
Avrupa Komisyonu ve Federal Ticaret Komisyonu satışı bazı koşulların uygulanması karşılığında onayladı.De Europese Unie en de Federal Trade Commission van de VS stelden echter wel voorwaarden aan de aankoop.
UCM normal koşullar altında ulusal mahkemelerin yetkilerini devralamaz.De bestuurders van de nv zijn onder normale omstandigheden niet aansprakelijk voor schulden van de nv.
12 Nisan 1204 tarihinde hava koşulları sonuçta Haçlıların tarafındaydı.Op 12 april 1204 was het weer eindelijk gunstig voor de kruisvaarders.
Canlı organizmalar üç ay boyunca uzay koşullarına maruz bırakıldı.Die stond maandenlang bloot aan de omstandigheden in de ruimte.