Ana içeriğe geç
Sözlük

koşu ile cümle

koşu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Он подарил ей рубашку, которую можно было бросить в огонь, чтобы очистить.
Uzun mesafe koşularında uzun süre geçilmedi ve defalarca milli formayı giydi.Она никогда не могла поднимать хоть сколько либо тяжелые вещи и предпринимать длительные прогулки.
İki koşulluluk karşılıklı eşitlik anlamına gelir.Оно объясняет, что означает равенство для двух соотношений.
Bu konuda bir standart ya da şart koşulması uygun olmaz.Быть или не быть — вот в чём вопрос Вести.
Araç kiralama işlemleri, bir ülkeden diğerine ve şirketten şirkete değişen birçok koşula tabidir.Существует возможность перехода клиентов от одной компании к другой.
Ayrıca, gerekli koşullar, en küçük (minimum) ve en büyük (maksimum) noktalar için vardır.Обладая маленьким ростом (чему собственны все чао) обладает немалой для него силой.
Dereler ya faylara koşut (fay zonu üzerinde) ya da onlara dik konumdadır.Из украшений отдают предпочтение лабретам или кольцам.
Kötü deniz koşulları Kartaca Filosu'nun harekâta başlamasını engellemiştir.Но осада была мало эффективна, пока флот Картахены господствовал на море.
Bundan sonraki öğrenim yılları çok zor koşullar içinde geçti.Первые учебные послевоенные годы проходили в очень сложных условиях.
“Yiyecekleri bitince atlarını yemek zorunda kaldılar, anlaşma koşulları rica ettiler.”وعندما نفد الطعام بدأ المحاصرون بأكل خيولهم، ثم أجبروا على طلب شروط للاستسلام."
"Onların çoğu şirk koşmadan Allah'a iman etmezler" "Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını asla affetmez."Many Kinds of Universes, and None Require God (أنواع كثيرة من الأكوان، ولا أحد منها احتاج الإله)".
Bununla birlikte, başlangıç koşulları genellikle iyi bilinmemektedir.إلا أن الشروط الأولية غالبًا لا تكون معروفة بصورة جيدة.
Hava koşulları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı.ولكنه أضطر للعودة بسبب ظروف الحرب .
Bu olaylar ve koşullar, Picasso’nun 1901’den 1904’e kadar sürecek olan Mavi Dönemi’nin itici gücü oldu.كانت هذه الأحداث والظروف هي الحافز لبداية فترة بيكاسو الزرقاء التي استمرت من عام 1901 إلى عام 1904.
Litvanya'nın ulusal güvenlik sistemleri "toplam ve koşulsuz savunma" üzerine kurulmuştur.ويستند نظام دفاع ليتوانيا على مفهوم "الدفاع الكامل وغير المشروط" .
Askeri bütçenin artırılması NATO'ya entegrasyonu için en önemli koşullardan biriydi.عدت زيادة الميزانية العسكرية كواحدة من أهم الشروط لتحقيق الالتحاق بحلف شمال الأطلسي.
Hükümetin en büyük rolü, iş için iyi ekonomik koşulların sağlanmasına yardım etmekti.أهم دور للحكومة كان المساعدة في توفير الظروف الإقتصادية الجيدة التي تجعل الأعمال تزدهر .
Süspansiyonlar yol koşullarına ya da sürücünün kullanım tarzına göre elektronik olarak ayarlanır..وتم ضبط النوابض إلكترونياً وفقاً لظروف الطريق أو وفقاً لأسلوب استخدام القيادة.
Maddi hayatın üretim tarzı, genel olarak toplumsal, siyasal ve entelektüel hayat sürecini koşullandırır.فأسلوب إنتاج الحياة المادية هو شرط العملية الاجتماعية والسياسية والعقلية للحياة بوجه عام.
MSG, genel olarak düzenli gıda işleme koşulları altında istikrarlıdır.وبوجه عام، يعتبر MSG مادة مستقرة تحت الظروف العادية لمعالجة الطعام.
Cantor 1913'te emekliye ayrıldı, ve I. Dünya Savaşı koşulları yüzünden fakirlik içinde yaşamaya başladı.تقاعد كانتور في عام 1913 م وعانى من الفقر والجوع خلال الحرب العالمية الأولى.
Romalılar sağlık koşullarında da büyük ilerlemeler yaptılar.الرومان أيضا التطورات الرئيسية في المرافق الصحية.
Uygun gözlem koşullarında gözle görülebilen en sönük yıldızlar yaklaşık +6 kadir sınıfındadır.النجوم الاشد خفوتا التي يمكن رؤيتها بالعين المجردة في ظل ظروف رؤية جيدة هي من القدر +6.
Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı.الرصاصة التى أطلقها على رأسه ، استخرجها بعملية تحت ظروف قاسيةوبدون مورفين.
Jason ister istemez bu koşulları kabul eder.إلا أن جيسون يرفض ويقاوم ذلك.
Trafik kurallarına uymayanlara karşı devletler ağır koşullar uygulamaya başlar.وبدأت الدول بتطبيق شروط وعقوبات قاسية ضد أولئك الذين لا يمتثلوا لقواعد المرور.
Nadiren hastane koşullarında tedavi gerekebilir.وقد تتطلب حالات الحساسية النادرة علاجًا داخل المستشفى.
Bu koşullar, canlılar arasında hayatta kalma ve üremeye dair rekabete yol açar.تخلق هذه الظروف تنافساً على فرص البقاء والتكاثر بين الأفراد.
Koşudan farklı olarak, en az bir ayağın her zaman yer ile temas hâlinde olması gerekir.ويختلف عن المشي (المعتاد) في أنه يجب أن تكون هناك قدم واحدة على اتصال بالأرض في جميع الأوقات.
Bir döngü, belirli bir koşul sağlanana kadar tekrar eden komutlardan oluşur.التكرار الحلقي هو مجموعة من التعليمات تنفذ حتى تتم حالة معينة.
Pazar sabahı horoz koşusu olur.وسوق يوم الاثنين صباحاً .
Normal biyolojik koşullarda bulunmaz.إلّا أنّها لا تغطّي الأسلحة البيولوجية.
1500 metre, bu oyunlardaki en uzun mesafeye sahip koşu yarışmasıydı.10000 متر: مسابقة 10000 متر هو أطول السباقات التي تجرى داخل الملعب.
Ekonomik ve siyasi koşullar önem kazanmaktadır.فتشكل الظروف الاقتصادية والسياسية أفكار المرء.
Ancak elli öğrenciyi bir araya getirmeyi başardık; bu koşullarda çok bile.وفي ظلِّ هذه الخمسة عشر سنةً تخرَّج على يديه عدد من الطلاب، اشتهر منهم الكثير.
Bu denklemlerin iyi tahminlerde bulunabilmesi için doğru başlangıç koşullarına ihtiyaç vardır.ولكي تقدم هذه المعادلات توقعات جيدة ينبغي أن تتوفر شروط أولية دقيقة.
Dönemin siyasal koşulları nedeniyle üyeleri de gizli tutulmuştur.عملا بنظامها الداخلي، تكون جلساتها سرية.
Bu koşullarda Partizan cumhuriyetleri en fazla 1 ay dayanabildi.كان من المفترض أن تبقى القوات متعددة الجنسيات لمدة شهر.
Kararlar, muhatapları için tüm koşullarıyla bağlayıcıdır.في جميع الظروف، هي المسؤولة عن كل النقاشات.
General Mardonius, koşullar uygun olursa Yunanistan üzerine yürüyecektir.وافق قسطنطين، ولكن في حالة تعرض اليونان للهجوم.
Maraton, atletizmde uzun mesafeli (42,195 m), sert tabanlı yollarda yapılan mukavemet koşusudur.الماراثون هو اختبار تحمل في رياضة ألعاب قوى، يكمن في الركض لمسافة 42.195 كيلومتر.
Ama mevcut koşullarda durumu engelleyemedi.لكنه عجز عن منع ذلك خلال مؤتمراته.
Anayasa tarafından belirlenen belirli koşullar altında Meclis feshetme hakkına sahiptir.وفي حالات دستورية معينة، يحق بحل مجلس النواب.
3000 m hendekli ve 5000 metre koşularında yarışmaktadır.تنافس في سباقات 3000 متر و 5000 متر.
( Kişinin gereksinimleri dış koşullara karşın aynı kalmalıdır. )(لأن الاختلافات بين الأفراد في السكان سوف تظل كما هي).
Athena ayrıca Troya savaşında Akhaların yardımına koşup tahta atın yapılmasına yardım etmiştir.ثم تمكن الإغريق بمساعدة آثينا من بناء حصان طروادة.
Savaşçı olmayanlar kendilerinin yaratmadıkları bu koşullarda mağdur edilmemelidir.الجندي في منطقتنا لا يحارب فقط عندما يؤمر بذلك.
Farklı bir versiyon olan Maxwell-Faraday denklemi (aşağıda tartışılan), bütün koşullar için geçerlidir.الإصدار الآخر (معادلة ماكسويل فاراداي) والتي ستُناقش في الأسفل تعمل في كل الظروف.
Kıtlık ender olmasına rağmen Norveçliler genellikle hatırı sayılır ölçüde kıtlık koşullarında yaşıyorlardı.ولكن حتى في ظل ظروف أكثر استقرارًا، يستمر الجوع في بعض الدول.
Dönemin toplumsal koşulları, siyasi çekişmelerin daha da artmasına yol açtı.وخلال الفترة نفسها، أدى نمو التصنيع إلى تكثيف التوترات الإجتماعية.
Daha iyi çalışma koşulları geliştirmek.العمل باستمرار على تحسين نتائج الأعمال.
1976'da ABD Kongresi ile başkanın onayından geçme koşuluyla adalara bir anayasa hazırlama hakkı tanındı.في عام 1976، يُقدم مشروع قانون ناشئ في مجلس النواب عن طريق الخطأ إلى الحاكم العام ووافق عليه.
Q, 0 ile 1 arasında değişebildiğinden, bu koşullu olasılık, 1/2 ile 1 arasında değişebilir.حيث يكون q متراوحة بين 0 و 1 وبالتالي يتراوح الاحتمال الشرطي هنا بين 1/2 و 1.
Ancak tüm mesafenin koşularak aşılmış olduğu pek makul kabul edilemez.لكن ما هو معروف هو أن توزيع النقاط غير متساوي على جميع الأسئلة.
Uzun mesafe koşularda mücadele etmektedir.يعمل على تقسيم الطرقات الطويلة للغاية.
Uygulamaların, sürüş, yürüme, koşu veya uyku gibi kullanıcının yaşadığı hareketin farkında olmasını sağlarlar.هذا يسمح للتطبيقات أن تدرك وتتعرف على حركة الجسم الحالية, مثل القيادة, المشي, الركض, النوم.
Yeryüzünün o zamanki cehennemvari koşulları gözetilerek bu ad verilmiştir.É a camada mais próxima da terra Segundo Céu: Gehenna.
Hükümetin en büyük rolü, iş için iyi ekonomik koşulların sağlanmasına yardım etmekti.O maior papel do governo era de ajudar a fornecer boas condições econômicas para os negócios.
Ölüm hem ortadan kaldırmadır, hem yeniden doğuşu sağlayan koşuldur.Morre junto de Oruha e são ressuscitados pelo Deus Jirai.
Dördüncü Haçlı Seferi ve bölgedeki ticaretteki Venedik hakimiyeti yeni koşullar yarattı.A quarta cruzada e o domínio veneziano do comércio na região criaram novas condições.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod