Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın.Worship Allah and do not associate anything with Him.
Bundan böyle Rabbimiz'e hiç kimseyi ortak koşmayacağız."And we will never associate with our Lord anyone.
Artık Rabbimize hiç kimseyi asla ortak koşmayacağız."And we will never associate with our Lord anyone.
Rabbine kavuşmayı uman kimse yararlı iş işleşin ve Rabbine kullukta hiç ortak koşmasın."Whoever desires to meet his Lord should strive righteously and should worship no one besides Him.
Koşmaya izin var mı?Is running allowed?
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.If we don't run to save Beirut's last beach, we will have no Beirut in which to run.
Aleksiç'in arkadaşının yardımına koşması dört askerin öfkesini daha da artırdı.Aleksic raced to protect his friend, only to incur the wrath of the four soldiers.
Adam sonunda sokağa kaçmayı başararak parka doğru koşmaya başladı.The man eventually managed to escape into the street in the direction of the park.
Nefes alamıyorduk ve koşmaya başladık ve ekipmanı düşürdük.We could not breathe and we started to run, dropping the equipment.
Hiç koşmadığım kadar hızlı koşmama rağmen yangın bana yetişti."I ran like never before, but the fire caught up with me," he said.
Ve kimsenin bana şart koşmasına izin vermeyeceğim.And I will not allow anyone to set conditions before me.
Koşma, zıplama ve vurma.Controls are simple, with the game largely consisting of running, jumping and punching.
Morin, 2007 seçimlerinde yeniden seçilmek için koşmadı.Morin did not run for re-election in the 2007 election.
Maraton koşmaya başladığı 2013'teki ilk yarışta, Hamburg Maratonu'nu rekor sürede tamamlamıştır.On his marathon debut he won the 2013 Hamburg Marathon in a course record time.
Serious Sam 3, koşma ve demir nişangah gibi bazı yeni oyun mekaniğine sahiptir.Serious Sam 3 features some new gameplay mechanics such as sprinting and iron sights.
Pek çok müzik aleti çalmanın yanı sıra Clemmer maratonlarda koşmayı sever.[1]In addition to playing several instruments, Clemmer enjoys running marathons.[1]
Oyuncular atları benimseyebilir ve onları yarışlarda koşmaları için eğitebilirler.The PC version was bundled in a package with the base game as The Sims 3 Plus Pets.
Buzun Altında Koşmak: Du Mu'dan Seçilmiş Elli Şiir .Running Under the Ice: Fifty Selected Poems by Du Mu.
Birçok eyalet, likörün yalnızca likör mağazalarında satılabilmesini şart koşmaktadır.Many states require that liquor may be sold only in liquor stores.
Gösteri 1985 yılına kadar koşmaya devam etti.The show continued to run until 1985.
Kore Hem Jun-shik hem de genç Tatsuo Hasegawa ( Sung Yu-bin ) koşmakla ilgileniyor.Both Jun-shik and young Tatsuo Hasegawa (Sung Yu-bin) are interested in running.
Jogging, yavaş bir hızda koşma şeklidir.Jogging is a form of trotting or running at a slow or leisurely pace.
Jogging, hafif bir tempoda koşudur [1] ve koşmaya kıyasla tanımı standart değildir.Jogging is running at a gentle pace;[1] its definition, as compared with running, is not standard.
Atalanta her bir altın elmayı alacak kadar süre koşmayı bıraktı.Sure enough, she quit running long enough to retrieve each golden apple.
Hey sen ! Havuz başında koşmak yok !Hey du! Renn nicht um den Pool herum!
Ken hızlı koşmak zorundadır.Ken muss schnell rennen.
Koşmayı sevmiyorum.Ich laufe nicht gern.
Koşmak için köpek para almaz.Fürs Laufen nimmt ein Hund kein Geld.
Yürümeyi öğrenmeden önce koşmayı öğrenmemi istiyor.Er will, dass ich laufen lerne, ohne dass ich vorher gehen gelernt hätte.
Bütün çocuklar koşmayı ve zıplamayı seviyorlar.Alle Kinder lieben laufen und springen.
Özellikle maraton koşmaktadır.Dabei konzentriert er sich besonders auf Marathon Rennen.
Birçok yönüyle koşmalara benzerler.Dann gehen sie in verschiedene Richtungen davon.
Koşmayı, voleybol oynamayı ve müzik dinlemeyi seviyor.Sie spielt gerne Violine und hört Musik.
Bir oyuncu topu ayağıyla yakaladığında koşmadan vurabilir.Wenn ein Spieler den Ball vom Fuß fängt, darf er ihn, ohne damit zu laufen, sofort weiter schießen.
Benzer şekilde, vatanseverlik de milliyetçiliği şart koşmaz.Die Volkszugehörigkeit muss mit der Staatsangehörigkeit nicht identisch sein.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Aber furchtbar ist der Zorn; und wohin fliehen?
Babası ve mürettebatının zorda kaldığı durumlarda onların yardımına koşmaktadır.Sie und Enki erschufen die Menschen als Gehilfen der Götter.
Adamlar, koşmadıkları takdirde vurulmakla tehdit edildiklerini söylerler.Der Besitzer drohte, sie zu erschießen, wenn sie nicht weiterfahren würden.
Eşinin peşinde koşmaktan bıkmıştır.Er sehnt sich nach seiner Gattin.
Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı.Als es mit dem Erfolg bergab ging, begann er sich dem Glücksspiel zuzuwenden.
Adam mezardan çıkar ve koşmaya başlar.Sie kommen zu der Grabstätte und beginnen sofort zu graben.
Çitaların hızlı koşma sebeplerinden birisi de kuyruklarının uzun olmasıdır.Wegen der Kurzkupplung ist einer der Drehzapfen längsbeweglich.
400 metre engelli koşmaktadır.3.000 m Hindernislauf.
Halk şiirinden koşmayı da öğrendik.Nebst einer Skizze ihrer Volks-Poesie.
Nutuk: Şekil yönüyle koşmaya benzer.Ihr Sprungbild ähnelt einem „Laufen“.
Milu yine hızla koşmaya başlar ve kemiği yeniden bulur.Hier kann der Amerikaner allmählich genesen und spürt auch seine Beine wieder.
Zamanında varmak için koşmalıyız.Il faut que l'on coure pour arriver à temps.
Rüzgârın altında koşmayı severim.J'aime courir sous la pluie.
Koşmak iyi bir egzersizdir.Courir est un bon entraînement.
Sadece koşmaya gitmek istiyordum.Je voulais juste aller courir.
Eğer hayatında mutlu olmak istiyorsan, başkalarının değil kendi hayallerinin peşinden koşmalısın.Si tu veux être heureux dans la vie, tu dois poursuivre tes rêves, pas ceux des autres.
Bir diğer ek getirilerek yapılan koşma çeşidi ise yedekli koşmalardır.Comme dans les autres pays. sureau (bezeg).
100, 200 koşmaktadır.Entre 100 et 200.
Özellikle maraton koşmaktadır.Il est principalement actif dans les courses marathon.
Kısa mesafelerde koşmaktadır.Il migre sur de courtes distances.
Koşmaktadır ..Le Corre
"Buraya koşma."N’allons pas à l’encontre de ça ».
Açık havayı ve koşmayı çok sever.Elle a un air glacial et aime prendre des risques.
Koşmak : Bėgti Kur bėgi? : Nereye koşuyorsun?Ko ā'ea ? : Vers où ? ; Ko ā'ea teia ngā'i? : Vers où se situe cet endroit ?
Çocukluktan beri oynadıkları teperek koşma oyunu da şüphesiz bu geleneğin önemli bir parçasıdır.La danse, à laquelle elle a été formée dès son enfance, constitue une partie importante de ses recherches.