Ana içeriğe geç
Sözlük

koşma ile cümle

koşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Koşmaktan vazgeçtiler.They stopped running.
Koşmaya gidiyorum.I'm going running.
Polisi görünce koşmaya başladılar.They began to run when they saw the police.
Yemek yemek ve koşmak sağlıklı değil.It's not healthy to eat and run.
Koşmayı sevmiyorum.I don't like running.
Koşmayı sever misin?Do you like running?
Koşmak zorundayım.I have to run.
Aslında koşmak zorundayım.I actually have to run.
Otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldım.I had to run to catch the bus.
Ben bankaya koşmak zorundayım.I've got to run to the bank.
Ne yaparsan yap, koşma.Whatever you do, don't run.
Bence koşmalıyız.I think we should run.
Koşmak zorunda kalacağım.I'm going to have to run.
Tom koşmak zorundaydı.Tom had to run.
Evin etrafında koşma.Don't run around the house.
Tom arabadan atladı ve koşmaya başladı.Tom jumped out of the car and started to run.
Trene yetişmek istiyorsan koşmak zorundasın.You'll have to run if you want to catch the train.
Koşmaktan usandım.I'm sick of running.
Treni yakalamak için koşmak zorunda kalacağız.We will have to run to catch the train.
Şimdi koşmak zorundayız.We have to run now.
Seninle koşmak çok eğlenceli.Jogging with you is a lot of fun.
Tom koşmayı sever.Tom likes to run.
O, şemsiyesini kapattı ve koşmaya başladı.She closed her umbrella and started running.
Neden koşmayı denemiyorsun?Why not try jogging?
Tom eve doğru koşmaya başladı.Tom started running towards the house.
Tom tepeye koşmaya başladı.Tom started running up the hill.
Tom'un yardımına koşmak için gittiğini anlıyorum.I understand you went to bat for Tom.
Neredeyse her sabah koşmaya giderim.I go jogging almost every morning.
İşten hemen sonra genellikle koşmaya giderim.I usually go jogging right after work.
Bu sabah Tom bana onunla koşmaya gitmek isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me this morning if I wanted to go jogging with him.
Lütfen merdivenlerden aşağıya koşmayın.Please don't run down the stairs.
Dinle, koşmak zorundayım.Listen, I've got to run.
Benimle koşmak için gel.Come run with me.
Koridorlarda koşmayın.Don't run in the hallways.
Koşmamızı görmeliydin.You should've seen us run.
Onların koşmasını görmeliydin.You should've seen them run.
Benim koşmamı görmeliydin.You should've seen me run.
Onun koşmasını görmeliydin.You should've seen him run.
Çocuklar arabadan atladı ve koşmaya başladı.The kids jumped out of the car and started running.
Koşmak için yer yok.There's no place to run.
Etrafta koşmak yok.No running around.
Tom'un koşması zor.It is hard for Tom to run.
Burada koşmak tehlikeli.It is dangerous to run here.
Burada koşmak tehlikelidir.It is dangerous to run here.
Köpeğimin özgürce koşmasına izin verdim.I allowed my dog to run freely.
Koşmak iyi bir spordur.Running is a good sport.
Sen neden koşmadın?Why didn't you run?
Herkes az önce koşmaya başladı.Everyone just started running.
Canım istasyona kadar tüm yolu koşmak istemiyor.I don't feel like running all the way to the station.
Benimle pist civarında koşmaya gitmek ister misin?Do you want to go run around the track with me?
Balıkçılar koşmanın sıkıcı olmadığını düşünüyor.The fishermen think it isn't boring to jog.
Koşmayı bırak, yürüyemiyorum bile.I can't even walk, let alone run.
Koşmak şöyle dursun, yürüyemiyorum bile.I can't even walk, let alone run.
Eve koşmak istedim.I wanted to run home.
Tom sigara içtiği için artık gölette koşmaya gitmiyor.Since Tom's been smoking, he doesn't go jogging at the pond anymore.
Koşmalı mıyız?Should we run?
Eğer koşmazsan geç kalacaksın.If you don't run, you'll be late.
Eğer alarm duyarsan, yürü, koşma.If you hear the alarm, walk, don't run.
Koşmadan önce yürümeyi öğrenmelisin.You've got to walk before you can run.
Ben işten sonra her gün koşmaya giderdim.I used to go running every day after work.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod