Koşma. Yavaş yürü.Don't run. Walk slowly.
Atımın koşmasına izin verdim.I allowed my horse run.
Tom her türlü havada koşmaya gider.Tom goes jogging in every kind of weather.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Başkan ikinci yarıda koşmayacağını söyledi.The president said he would not run for the second term.
Her gün koşmaya gider misin?Do you go running daily?
Koşmaya giderim.I go jogging.
O, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.She started pursuing him before he became famous.
Koşmaktan nefret ediyor.He hates running.
O her sabah kahvaltıdan önce koşmaya gider.She goes jogging every morning before breakfast.
Tom canının koşmak istemediğini söylüyor.Tom says that he doesn't feel like jogging.
Tom otobüse yetişmek için yeterince hızlı koşmadı.Tom didn't run fast enough to catch the bus.
Tom köpeğine serbest koşması için izin verdi.Tom allowed his dog to run free.
Bugün sahilde koşmak istiyorum.Today, I want to run on the beach.
Bugün plajda koşmak istiyorum.Today, I want to run on the beach.
Koşmaya gidemeyecek kadar yorgunum.I'm too tired to go out jogging.
Tom onun otobüs durağına kadar koşmasının kaç dakika alacağını merak etti.Tom wondered how many minutes it would take him to run to the bus stop.
Tom otobüsü yakalamak için koşmak zorunda kaldı.Tom had to run to catch the bus.
Tom bir iş için koşmak zorunda kaldı.Tom had to run an errand.
Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.Tom currently holds the school record for the 100 yard dash.
Evinin etrafında çıplak koşmanın nesi var?What's wrong with running around your house naked?
O beni görünce koşmaya başladı.When he saw me, he started running.
Ken hızlı koşmak zorundadır.Ken has to run fast.
Ken hızlı koşmak zorunda.Ken needs to run fast.
O, o kadar hızlı koşmak zorunda mıdır?Does he have to run so fast?
Onun o kadar hızlı koşması gerekiyor mu?Does he need to run so fast?
Gelecek yıl Bildersee'deki maratonu koşmakla ilgileniyorum.I am interested in running the marathon in Bildersee next year.
Her gün koşmaya giderim.I go for a run every day.
Koşmadan önce yürümelisin.You must walk before you can run.
Ben sonraki kapıya koşmak zorundayım.I have to run next door.
O sadece koşmakta iyi değildir, ayrıca şarkı söylemekte de iyidir.She is not only good at running; she is also good at singing.
Koşmak istiyorsan, öyleyse koş.If you want to run, then run.
Çimlerde yürümek yasak ama ya koşmak?It's illegal to walk on the grass, but what about running?
Koşmadan önce yürümeyi öğrenmeliyiz.We must learn to walk before we can run.
Koşmadan önce yürümeyi öğren.Learn to walk before you run.
Senin hayal gücünün vahşice koşmasına izin ver.Let your imagination run wild.
Onun koşmasına izin verme.Don't let him run.
Kalmam ya da koşmam gerekip gerekmediğini bilmiyorum.I don't know if I should stay or run.
Tom koşmayı durdurdu ve onun nefesini yakalamayı denedi.Tom stopped running and tried to catch his breath.
Tom ve Mary koşmak zorunda kaldı.Tom and Mary had to run.
Alarm çalarsa, yürü, koşma.If the alarm rings, walk, don't run.
Ben koşmak istiyorum.I want to run.
Tom koşmak istiyor.Tom wants to run.
Benim için mağazaya koşmanı istiyorum.I want you to run to the store for me.
Koşmaya gitmek istemeyen bir adama benziyor muyum?Do I look like a guy who doesn't want to go jogging?
Koşmaya başlayın.Start running.
Koşmaya devam edin.Keep running.
Küçük kız kardeşimin elini tuttum ve koşmaya başladım.I grabbed my little sister's hand and started running.
Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
O, sigara içmeyi bıraktı ve koşmaya başladı.He stopped smoking and started running.
Ben küçük kızkardeşimin elini tuttum ve ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started running.
Küçük kız kardeşimin elini yakaladım ve ardından ikimiz koşmaya başladık.I grabbed my little sister's hand, and the two of us started to run.
Tom koşmaya başladı.Tom began running.
Tom koşmaya devam etti.Tom kept running.
Tom koşmalı.Tom should run.
Tom koşmayı durdurdu.Tom stopped running.
Tom koşmaya gitti.Tom went running.
Tom koşmadı.Tom wouldn't run.
Onlar koşmadılar.They didn't run.
Onlar koşmaya başladılar.They started running.